Allah Dostları Vefaat Ettiklerinde Bile Manevi Alemde Görüşmeye, Hatta Talebeleri Eğitmeye Devam Eder. Zaten Hiçbir Mürşid-i Kamil Ruhaniyet Alemindeki Evliya-i İzamın Ruhlarının Yardımı Olmadan Asla Müridlerini Terbiyet Edemez. Biz Bu İlmi Asırlar Evvel Vefaat Eden Efendimizden Aldık!

I – Şeyh Abdurrahman Tahi: Beni Ziyarete Gelenlere Tenbih Edin, Edeple Otursunlar. Çünkü Velilerin Ruhları Ziyaret Maksadıyla Devamlı Odamda Bulundukları İçin, Gelenlerin Edep Noksanlıkları Dolayısıyla, Velilerin Rahatsız Olmalarından Korkarım

II – Fatiha Okunup Şah-ı Nakşibendi Hazretleri Ve Seyyid Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Ruhlarına Hediye Edilir. Böylelikle, Ruhaniyetlerin Ve Himmetin Hazır Olması Temin Edilir. Hazır Olduklarına Ve Kendisini Dinlediklerine Kanaat Getirdiği Evrahlardan, Üstadının Kendisine Lütufta Bulunması İçin Peygamber Efendimizin Emretmesini Diğer Saadatı Kiramında Ricada Bulunulması Talep Edilir

III – Zikir Meclislerinde Evliyanın Ruhları Hazırdır, Gavs-ı Hizan Hazretleri De Minah İsmindeki Eserinde Buyuruyor Ki: Hiçbir Mürşid-i Kamil Ruhaniyet Alemindeki Evliya-i İzamın Ruhlarının Yardımı Olmadan Asla Müridlerini Terbiyet Edemez. İmam-ı Fahreddin Razi Hazretleri, Şeytandan İstiaze Bahsinde! “Euzü” den Maksadın Allah’a Sığınmak Olduğunu Ve Ruhani Olan Er Kişilerin Diğer Bir Tabirle Evliya-i İzamın Ulvi Ve Kudsi Ruhaniyetlerinin, Süfli Ruhlara Ve Nakıs İnsanlara Yardım Etmesiyle Yüzlerini Hakk’a Çevireceklerini Beyan Etmektedir.

IV – Abdülhâlik Gücdüvânî (k.s) Hazretlerimizden Sonra Gelen Pirân-ı İzam, Hep Onun Himmeti Altında Yetişti. Tasarrufu Asırlar Boyu Devam Etti. Hazret-i Allah Ona O Selâhiyeti O Kuvveti Bahşetmiş. Şâh-ı Nakşibend (k.s) Hazretlerimiz De Böyledir. O Sultanımızdan Sonra Birçok Efendilerimiz Pirlerimiz Gelmiş Geçmiş, Fakat Hep O’nun Manevî Himayesinde Ve Nezâretinde Yetişmiş

.

I – Şeyh Abdurrahman Tahi: Beni Ziyarete Gelenlere Tenbih Edin, Edeple Otursunlar. Çünkü Velilerin Ruhları Ziyaret Maksadıyla Devamlı Odamda Bulundukları İçin, Gelenlerin Edep Noksanlıkları Dolayısıyla, Velilerin Rahatsız Olmalarından Korkarım
Şeyh Abdurrahman Tahi (k.s.) hazretleri hastalığı zamanında yanındaki nurani zatlara şöyle dedi: Beni ziyarete gelenlere tenbih edin, edeple otursunlar. Çünkü velilerin ruhları ziyaret maksadıyla devamlı odamda bulundukları için, gelenlerin edep noksanlıkları dolayısıyla, velilerin rahatsız olmalarından korkarım
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996 (S.114-120)

.

II – Fatiha Okunup Şah-ı Nakşibendi Hazretleri Ve Seyyid Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Ruhlarına Hediye Edilir. Böylelikle, Ruhaniyetlerin Ve Himmetin Hazır Olması Temin Edilir. Hazır Olduklarına Ve Kendisini Dinlediklerine Kanaat Getirdiği Evrahlardan, Üstadının Kendisine Lütufta Bulunması İçin Peygamber Efendimizin Emretmesini Diğer Saadatı Kiramında Ricada Bulunulması Talep Edilir
Birinci Fatiha ‘dan önce Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi vessellem’i ruhu saadetlerine Ali ashabına ve ehl-i beytinin ruhlarına, daha sonra da Şah-ı Nakşibendi hazretleri ve Seyyid Abdülkadir Geylani hazretlerinin ruhlarına hediye edilir. Böylelikle, ruhaniyetlerin ve himmetin hazır olması temin edilir. Hazır olduklarına ve kendisini dinlediklerine kanaat getirdiği evrahlardan, Üstadının kendisine lütufta bulunması için Peygamber Efendimizin emretmesini diğer saadatı kiramında ricada bulunulması talep edilir. Geri kalan yedi Fatiha’da aynı şekilde aşağıda yazılı mübarek zatlara tarif edildiği gibi okunup hediye edilir.
Kaynak: Cennet Yolunun Rehberi – Şeyh Seyda Muhammed Konyevi, Özkevser Vakfı Yayınları, Konya 1997 (S.126)

.

III – Zikir Meclislerinde Evliyanın Ruhları Hazırdır, Gavs-ı Hizan Hazretleri De Minah İsmindeki Eserinde Buyuruyor Ki: Hiçbir Mürşid-i Kamil Ruhaniyet Alemindeki Evliya-i İzamın Ruhlarının Yardımı Olmadan Asla Müridlerini Terbiyet Edemez. İmam-ı Fahreddin Razi Hazretleri, Şeytandan İstiaze Bahsinde! “Euzü” den Maksadın Allah’a Sığınmak Olduğunu Ve Ruhani Olan Er Kişilerin Diğer Bir Tabirle Evliya-i İzamın Ulvi Ve Kudsi Ruhaniyetlerinin, Süfli Ruhlara Ve Nakıs İnsanlara Yardım Etmesiyle Yüzlerini Hakk’a Çevireceklerini Beyan Etmektedir.
Dördüncü sebep. Bağdat’ın ulu evliyasından Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine sordular:
-Evliya-i izamın menkıbelerinden, sözlerinden mürid için ne gibi fayda vardır? Cüneyd-i Bağdadi hazretleri buyurdu ki:
-Bunların sözleri aziz ve celil olan Allahü azimüşşan hazretlerinin fer kişilerinin, Allah ordusundan olan askerlerinin sözleridir. Zira Sûre-i Fetih’in 4 ve 7, Sûre-i Müddesir’in 31 ve Sûre-i Hud’un 120’inci ayet-i celilerinde Rabbim Teala şöyle beyan buyurmuş (Bu ayetlere Feridüddin Attar hazretlerinin verdiği toplu meal şöyledir): Şayet müridin kalbi kırılır, morali bozulursa, onunla kuvvetlenir. Allahü azimüşşan’ın o er kişileri olan velayet sahiplerinin ruhaniyetlerinden medet umar. Allahü azimüşşan onların ruhaniyetleri ile onun ruhuna inayet, kuvvet ve kudreti indirmeyi vesile kılar.
İmam-ı Fahreddin Razi hazretleri, şeytandan istiaze bahsinde ! “Euzü” den maksadın Allah’a sığınmak olduğunu ve ruhani olan er kişilerin diğer bir tabirle evliya-i izamın ulvi ve kudsi ruhaniyetlerinin, süfli ruhlara ve nakıs insanlara yardım etmesiyle yüzlerini Hakk’a çevireceklerini beyan etmektedir.
Gavs-ı Hizan hazretleri de Minah ismindeki eserinde buyuruyor ki: Hiçbir mürşid-i kamil ruhaniyet alemindeki evliya-i izamın ruhlarının yardımı olmadan asla müridlerini terbiyet edemez.
Şu halde hatme-i haceganda, sohbetlerin içerisinde, zikir meclislerinde evliya-i izamın, sâdat-ı kiram olan mübarek insanların ruhaniyetleri hazır olur. O ruhaniyetler, Allah’ın nuraniyet ve kudretiyle, o kullar üzerine, tıpkı bulutun hazır olup yağmuru indirdiği gibi feyz-i ilahinin, bereket-i subhaniyenin yağmasına vesile olur. Yoksa Allah’ın kudreti dışında evliya-i izam bir şey yapamaz.
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996 (S.30-31)

.

IV – Abdülhâlik Gücdüvânî (k.s) Hazretlerimizden Sonra Gelen Pirân-ı İzam, Hep Onun Himmeti Altında Yetişti. Tasarrufu Asırlar Boyu Devam Etti. Hazret-i Allah Ona O Selâhiyeti O Kuvveti Bahşetmiş. Şâh-ı Nakşibend (k.s) Hazretlerimiz De Böyledir. O Sultanımızdan Sonra Birçok Efendilerimiz Pirlerimiz Gelmiş Geçmiş, Fakat Hep O’nun Manevî Himayesinde Ve Nezâretinde Yetişmiş
Gücdüvani (K.S)’nin asırlar boyu tasarrufları devam etmesi
Abdülhâlik Gücdüvânî (k.s) Hazretlerimizden sonra gelen Pirân-ı izam, hep Onun himmeti altında yetişti. Tasarrufu asırlar boyu devam etti. Hazret-i Allah Ona o selâhiyeti o kuvveti bahşetmiş. Şâh-ı Nakşibend (k.s) Hazretlerimiz de böyledir. O Sultanımızdan sonra birçok Efendilerimiz Pirlerimiz gelmiş geçmiş, fakat hep O’nun manevî himayesinde ve nezâretinde yetişmiş. İmâm-ı Rabbani (k.s) Hazretlerimiz hakeza öyle… Hazret-i Allah’ın çok büyük sevgilileridirler.
Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimiz de nadiren gelenler arasındadır. Meselâ intisab eden bir kardeşe, biz hemen Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimizi tanıtmaya çalışıyoruz. Ona muhabbet etsin ki, himmet ve tasarruflarını üzerine celbetsin.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.279-280)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın