I – Hattâ Birinde Şu Hal Vâki Oldu Ki, Bir Kediyi Görmüş Kaşınıyor. O Zaman Veli Sel Gibi Göz Yaşı Dökmeğe Başlamış, Kedinin Önünde Secdeye Kapanmış. Debbağ Hz.lerine Bunun Sırrı Nedir? Diye Sordum. Buyurdu Ki: Ruh Cenab-ı Hakk’ı Müşahede Eder Ve Kedideki Hareketi Yapanın Cenab-ı Hak Olduğunu Görür, Ef’al Onundur. Onun İçin Cenab-ı Hakk’ın Huzurunda Tevazu Ediyor, Secdeye Kapanıyor, Ağlıyor. Zat Ruhun Yaptığını Yapıyor. Halbuki İnsanlar Zannederler Ki, Bu Velî Kediye Secde Ediyor!
.
I – Hattâ Birinde Şu Hal Vâki Oldu Ki, Bir Kediyi Görmüş Kaşınıyor. O Zaman Veli Sel Gibi Göz Yaşı Dökmeğe Başlamış, Kedinin Önünde Secdeye Kapanmış. Debbağ Hz.lerine Bunun Sırrı Nedir? Diye Sordum. Buyurdu Ki: Ruh Cenab-ı Hakk’ı Müşahede Eder Ve Kedideki Hareketi Yapanın Cenab-ı Hak Olduğunu Görür, Ef’al Onundur. Onun İçin Cenab-ı Hakk’ın Huzurunda Tevazu Ediyor, Secdeye Kapanıyor, Ağlıyor. Zat Ruhun Yaptığını Yapıyor. Halbuki İnsanlar Zannederler Ki, Bu Velî Kediye Secde Ediyor!
Hattâ birinde şu hal vâki oldu ki, bir kediyi görmüş kaşınıyor. O zaman veli sel gibi göz yaşı dökmeğe başlamış, kedinin önünde secdeye kapanmış.
Debbağ Hz.lerine bunun sırrı nedir? diye sordum.
Buyurdu ki:
-Ruh Cenab-ı Hakk’ı müşahede eder ve kedideki hareketi yapanın Cenab-ı Hak olduğunu görür, ef’al onundur. Onun için Cenab-ı Hakk’ın huzurunda tevazu ediyor, secdeye kapanıyor, ağlıyor. Zat ruhun yaptığını yapıyor. Halbuki insanlar zannederler ki, bu velî kediye secde ediyor! Bu büyük velîere daima hasıl olur. Aklından kayıp olduğu vakitte ruh dalgalanır. Fakat aklını kaybetmezse akıl ruhun bu taşkınlığına zahirini muhafaza için mâni olur. Onun için büyükler derler ki: Beni efendim taşla dövse, o benim için meyvadan daha azizdir.
Yine buyurdu ki:
-Allah bir kulun keşfini açtığı vakitte, o keşfi açıldığı anda ne halde ise o halde kalır. Keşfi açıldığı vakitte, beğenilmeyen bir halde ise, yine o beğenilmeyen hal ve sanatta kalır. Çünkü o hali, o san’atı terk etmek, halka iyi görünmek hoş görünmektir. Bu ise keşfi açılmış olanlar yanında rakı içmekten kötüdür. Şam civarında Remle şehrinde idim. Orada birini tanıyorum ki, keşfi açıldığı anda halkın ona bakıp güldüğü bir halde idi. Keşfi açıldıktan sonra da o halde baki kaldı. Vaziyetini değiştirmedi. Yine bir kimse biliyorm ki, keşfi açılmadan evvel davulcu idi. Keşfi açıldıktan sonra yine davulculukta kaldı.
Bu bahiste Abdülaziz Debbağ Hz.lerinden çok azîm, kesir esrar işittim. Bu esran bu kitaba emanet etmek lâyık değildir. Vallahü âlem.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.417-18)