(Yorum) Kuran-ı Kerim’i “Resûlullah Dedi Ki” Diye Başlayan Hadislere Göre Değerlendireceksek, Dünyanın Döndüğünü, Güneşin İse Sabit Olduğunu İddia Edenleri Tasdik Etmek Şüphesiz Açık Bir Küfürdür

I – Dünya ve Kubbesi Kitabı: Dünyanın Döndüğünü, Güneşin İse Sabit Olduğunu İddia Edenleri Tasdik Etmek Şüphesiz Açık Bir Küfürdür. Kur’ân Ve Sünnet Dünyanın Sabit, Güneşin İse Hareketli Olduğunu Açıkça Belirtmiş, Müslümanların İcmaı Da Bunun Üzerine Sabit Olmuştur. Allah Ve Rasulü Tarafından Haber Verilen Bu Açık Gerçeği Terk Ederek, Eski Yunan Felsefecilerinin Ortaya Attıkları Ve Ortaçağın Avrupalı Ateistlerinin Yeniden Gündeme Getirdikleri Çürük Teze İtikat Etmek, Din Açısından Açık Bir Küfür, Akıl Açısından Büyük Bir Kusur, Medeniyet Açısından İse Yobaz Bir Gericiliktir!

.

I – Dünya ve Kubbesi Kitabı: Dünyanın Döndüğünü, Güneşin İse Sabit Olduğunu İddia Edenleri Tasdik Etmek Şüphesiz Açık Bir Küfürdür. Kur’ân Ve Sünnet Dünyanın Sabit, Güneşin İse Hareketli Olduğunu Açıkça Belirtmiş, Müslümanların İcmaı Da Bunun Üzerine Sabit Olmuştur. Allah Ve Rasulü Tarafından Haber Verilen Bu Açık Gerçeği Terk Ederek, Eski Yunan Felsefecilerinin Ortaya Attıkları Ve Ortaçağın Avrupalı Ateistlerinin Yeniden Gündeme Getirdikleri Çürük Teze İtikat Etmek, Din Açısından Açık Bir Küfür, Akıl Açısından Büyük Bir Kusur, Medeniyet Açısından İse Yobaz Bir Gericiliktir!
– Dünya ve Kubbesi –
Te’lif: Ebû Muâz Seyfullah el-Çubukâbâdî
İnsanlar, Kitap ve sünnetin açık naslarına aykırı bir takım kozmolojik teorilere müptela olup aldanmışlar, Kitap ve sünnet naslarını, teoriden ibaret, ispattan yoksun nazariyelere göre te’vil etmeye başlamışlardır. Bu teorilerin çoğunluğu vahyin bildirdiği gerçekleri reddedebilmek kastıyla üretilmiş nazariyelerdir. Müslümanlardan bazı kimselerin de bu teorileri kesin veriler gibi değerlendirerek, Kur’an ve sünnet naslarını bunlara göre yorumlamaları, maksatlı din düşmanlarının amaçlarına hizmet etmiştir.
Gayri Muslimlerin birçok şüphelerle desteklenen iddiaları karşısında Müslümanlardan çoğunun başları dönmüş, neticede dünyanın döndüğünü zannetmeye başlamışlardır. Modern hurafeler adını verdiğim bu teoriler sebebiyle dünyalarını döndürerek ilk adımda tuzağa düşenlerin, dinlerinin de dönmemesi için Allah’tan yardım isteyerek bu risaleyi hazırlamaya karar verdim. Bu risalede yüzlerce çürük ve Kur’ân ile sünnete aykırı teori arasında en meşhur olanlarına değinmeye çalıştım. Yalnız şunlara dikkat edilmesi gerekir:
1- Dünyanın küre şeklinde olduğu görüşünü Müslümanların âlimlerinin büyük bir çoğunluğu eskiden beri dile getirmişler, bir azınlık ise Kur’ân’ın zahiri ile bu görüşe karşı çıkmışlardır. Yani bu mesele üzerinde icma edilmiş bir konu değildir. Lakin ben dünyanın hem düz ve hem de yuvarlak olduğuna dair açıklamalarıma deliller getirerek iki görüşün delillerinin arasını cem etmiş bulunuyorum. Hamd ve minnet Allah’adır.
2- Dünyanın döndüğünü, güneşin ise sabit olduğunu iddia edenleri tasdik etmek şüphesiz açık bir küfürdür. Kur’ân ve sünnet dünyanın sabit, güneşin ise hareketli olduğunu açıkça belirtmiş, Müslümanların icmaı da bunun üzerine sabit olmuştur. Allah ve rasulü tarafından haber verilen bu açık gerçeği terk ederek, eski yunan felsefecilerinin ortaya attıkları ve ortaçağın Avrupalı ateistlerinin yeniden gündeme getirdikleri çürük teze itikat etmek, din açısından açık bir küfür, akıl açısından büyük bir kusur, medeniyet açısından ise yobaz bir gericiliktir!
Bu kitabın konusunun, internette yayınlanmasından sonra birçok cahil ve taklitçi Müslüman tarafından alay konusu edildiğini, ağlanacak hallerine gülüp geçtiklerini, tevhid ehli Müslümanlardan bazısının da: “Bu konuların çok gereksiz” olduğu gibi kuruntulara kapıldıklarını teessüfle öğrenmiş bulunuyorum.
Bilinmelidir ki bu risale;
* Vahiy karşısında felsefe ve kelam yolunu tutanların tutarsızlıklarını
* Çağdaş ve modern olduklarını iddia eden batı taklitçisi ateist, laik-demokrat, sosyalist kâfirlerin gerçek gerici, yobaz ve örümcek kafalılar olduklarını
* Müslüman ülkelerinde yüksekokullara kadar okuyup mezun olanların dahi ne kadar ahmakça teorilere inandırılarak, Kur’ân’ın icazına gölge düşürmek isteyen kâfirlerin oyununa getirildiklerini, Kur’ân ayetlerini bu bozuk teorilerle bağdaştırmak için ne kadar çırpındıklarını ve böylece kendilerini zillet ve aşağılık kompleksine düşürüp, çöküntü içerisindeki medeniyetlerin uydusu haline geldiklerini
* Bu meseleyi önemsiz ve gereksiz görenlerin, bu konunun uluhiyet, rububiyet, ve isim sıfat tevhidi şubeleriyle ne kadar yakından alakalı olduğundan gafil olduklarını gözler önüne sermeye çalıştığım, meselenin genişliğine nazaran oldukça küçük hacimli bir risaledir.
Allah’tan dilerim ki bu çalışmam, ümmetin taklit bataklığından uyanışa geçerek, bu teorilere itibar etmedikleri asırlardaki ihtişamına kavuşmalarına bir vesile olur. Başarı Allah’tandır.
Kaynak: http://ebumuaz.blogspot.com/2012/06/modern-bilimsel-hurafeler.html

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın