I – Kalp Gözüyle Gördüm Rabbimi, Sordum ‘Kimsin Sen?’ Diye, ‘Sensin’ Dedi
“Kalp gözüyle gördüm Rabbimi,
Sordum ‘Kimsin sen?’ diye,
‘Sensin’ dedi”
Kaynak: Hallac-ı Mansur, Tavasin, sayfa 32. Yaba Yayınları, 3. Basım.
II – Allah Beni Bir Defa Yükseltti, Önüne Oturttu Ve Bana Şöyle Dedi: Ey Ebû Yezid, Yaratıklarım Seni Görmeyi Arzuluyorlar. O’nun Lûtfunun Diliyle, Kendisiyle Görüştüm: “Seninle Benim Hâlim Nasıldır?” Dedim. Bana ,Ben Seninle Senim. Senden Başka Allah Yok” Dedi…
ALLAH beni bir defa yükseltti, önüne oturttu ve bana şöyle dedi:
Ey Ebû Yezid, yaratıklarım seni görmeyi arzuluyorlar.” Bunun üzerine ben dedim ki; “Beni vahdaniyetinle donat ve Sen’in benlik elbiseni bana giydir ve beni ehadiyetine yükselt, ta ki, yaratıkların beni gördüklerinde diyebilsinler: “Seni (yani ALLAH’ı) gördük ve Sen O’sun” Fakat Ben (Ebû Yezid) orada olmam”, Hak’kı Hak’la gördüm, ve bir zaman Hak’da Hakla birlikte oldum. Ne nefes, ne dil, ne kulak, ne başka birşey vardı. Vakta ki, Tanrı kendi nurundan bana göz verdi, o zaman O’na O’nun nuruyla baktım ve O’nu kendi bilgisiyle gördüm, O’nun lûtfunun diliyle, kendisiyle görüştüm: “Seninle benim hâlim nasıldır?” dedim. Bana, Ben seninle senim. Senden başka ALLAH yok” dedi…
Kaynak: Vahiyden Kültüre – Celaleddin Vatandaş, Pınar yayınları, İst-1991 – Beyazıd-ı Bestami’nin küfür ve şirk sözleri (S.156)
III – Ruhun Bedene Olan Yakınlığından Daha Çok O’na Yakın Oldum O Vakit Bana Hitâb Ettî: “Bâyezîd! Sen Müstesna Onlanın Tümü Benim Halkımdır. Ben De Evet Senim, Sen De Ben
Başka bir rivayette şöyle: “Bana kendimi tamamiyle unutturdu. Halkı ve melekûtlan da unutturdu. Bende kaygılar kalmadı. Kaygısız kaldım, sürekli olarak memleket memleket aştım ve halka ulaşıp onlara: Kalkın ki size destur vereyim, dedirn Kaldırdım ve destur verdim, nihayet onlara erdim. Bu yüzden beni kendisine yaklaştırdı, bana kendisine giden yolu açtı. Ruhun bedene olan yakınlığından daha çok O’na yakın oldum o vakit bana hitâb ettî: “Bâyezîd! Sen müstesna onlann tümü benim halkımdır. Ben de evet Senim, sen de ben (Sehlegî, 153)
Kaynak: Bayezid-i Bistami – Prof.Dr. Süleyman Uludağ, Diyanet Vakfı Yay., Ankara-1994 (S.158)