I – Kutb-ül-Aktâb, Âlemin Nizâmı İle Alâkalanan, Bolluk-Kıtlık, Sağlık-Hastalık, Barış-Savaş, Rızık, Yağmur Ve Benzeri Olaylarla Vazîfeli Kılınan, Ricâl-i Gaybdan Yâni Herkesin Tanımadığı Allah Adamı Olup Emrinde Üçler, Yediler, Kırklar… Diye Söylenen Yine Bu İşlerle Vazîfeli Seçilmiş İnsanların Bulunduğu Büyük Velîlerdir.
(Ayet) Siz Allah’ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler
.
I – Kutb-ül-Aktâb, Âlemin Nizâmı İle Alâkalanan, Bolluk-Kıtlık, Sağlık-Hastalık, Barış-Savaş, Rızık, Yağmur Ve Benzeri Olaylarla Vazîfeli Kılınan, Ricâl-i Gaybdan Yâni Herkesin Tanımadığı Allah Adamı Olup Emrinde Üçler, Yediler, Kırklar… Diye Söylenen Yine Bu İşlerle Vazîfeli Seçilmiş İnsanların Bulunduğu Büyük Velîlerdir.
Evliyâlıkta yüksek derecelere ulaşmış mübârek, kıymetli âlimlerden bir kısmına da kutub ve bunun çoğulu olarak aktâb adı verilir. İşlerin gö¬rülmesine veya insanların doğru yolu bulmalarına vâsıta kılınan bu ulu kişilerden, dünyâ işleri ve madde âlemindeki olaylarla alâkalı olana Kutb-ül-aktâb, Kutb-ül-ebdâl veya Kutb-i medâr (medâr kutbu), din ve irşâd işi ile vazîfeli bulunana Kutb-ül-irşâd (İrşâd kutbu) denilir. (E. Ans. c.1, s. 8)
Kutb-ül-aktâb, âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-has¬talık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan, ricâl-i gaybdan yâni herkesin tanımadığı Allah adamı olup emrinde üçler, ye¬diler, kırklar… diye söylenen yine bu işlerle vazîfeli seçilmiş insanların bulunduğu büyük velîlerdir.
Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi 1.cilt, Türkiye Gazetesi
Kaynak: http://kainatingunesi.com/kutb-ul-aktab/
.
(Ayet) Siz Allah’ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler
Ankebut;
16. İbrahim’i de gönderdik. O kavmine şöyle demişti: Allah’a kulluk edin. O’na karşı gelmekten sakının. Eğer bilmiş olsanız bu sizin için daha hayırlıdır.
17. Siz Allah’ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Ancak O’na döndürüleceksiniz.
18. Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de (kendilerine tebliğ edileni) yalan saymışlardır. Peygamber’e düşen, yalnız açık bir tebliğdir.