Zaten Dâvalarda Bulunmak, Şeytanla Ahmed’ten Başkasına Düşmez; Çünkü İblîs’e, Secde Et Dendi, Etmedi. Ahmed’e, Bak Dendi, Ne Sağına Baktı, Ne Soluna. İblis Önce Yakarmış, Hakk’ın Yoluna Çağırmıştı. Ama Sonunda Kendi Kuvvetine Sığındı. Ahmed İse Önce İddiada Bulunmuştu, Fakat Sonunda Kendi Gücüne Bel Bağlamaktan Vazgeçti. Ahmed Şöyle Diyordu: Ancak Senin Yardımınla Hareket Eder, Yalnız Senin Yardımınla Yükselirim

I – Dâvalarda Bulunmak, Şeytanla Ahmed’ten Başkasına Düşmez; Çünkü İblîs’e, Secde Et Dendi, Etmedi. Ahmed’e, Bak Dendi, Ne Sağına Baktı, Ne Soluna
Soru 51: Huseyn b. Mansûr’il-Hallâc hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Bu zatın, Nişabur’lu, Rey’li, Talkan’lı, Merv’ll olduğu rivayet edilmiştir. Halka kendisini sûfî gösterir, iktidara Şîa’dan görünürdü. Kendisine uyanlar, onun Allah olduğuna inanırlardı. On ikinci İmâm’ın babı (kapısı, naibi) olduğunu iddia ederdi. İmâm, bir yazısıyle (tevkıy’) ona lanet etmiş, onunla hiç bir ilişiği, ilgisi olmadığını bildirmişti.
«Kitab’ut-Tavâsîn» adlı kitabında noktalara, harflere dair anlaşılması güç, esası saçma şeyler bulunduğu gibi, «dâvalarda bulunmak, şeytanla Ahmed’ten (Hz. Muhammed) başkasına düşmez; çünkü İblîs’e, secde et dendi, etmedi. Ahmed’e, bak dendi, ne sağına baktı, ne soluna» gibi İblîs’i yücelten sözler (Louis Massignon basımı; Librairie Paul Geuthner – 1913; s. 41 – 43),
«Ben Hakk’ım, çünkü ebedî olarak Hak’layım, ondan hiç ayrılmadım» gibi gözleri (aynı, s. 52), Arapça şiirlerinden meydana gelen Dîvân’ında «Ey dileyen kişinin dilediği, senin yüzünden de şaşırmışım, kendime de şaşmadayım. Beni kendine öylesine yanaştırdın ki seni, ben sandım; vecidde öylesine kendimi yitirdim ki beni, kendinde yok ettin» (L. Massignon basımı; Journal Asiatique, Janvier – Mars, 1931, s. 30),
«Tenzih ederim maddî âlemi izhâr edeni, Tanrılığını bu suretle göstereni, sonra da halkı meydana getirip kendini yeyen, içen şeklinde göstereni» gibi şerîate uymayan sözleri (aynı, s. 41), baz şathiyeleri vardır. (s. 33). Yaşayışına, öldürülüşüne dâir en sağlam bilgiler, «Ahbâr al-Hallaj» dadır. (L. Massignon basımı, Paris -1957).
Hallâc’a uyanların yollarına, «Hallâciyye» adı verilmişti. İnançları ve sözleri yüzünden 309 zilkadesinin 24. günü (922) Bağdad’da öldürülmüş, cesedi yakılmıştır. (Sefînet’ül-Bıhâr’a; l. Hiç mad. s. 296 – 297; İbni Nedim’in «EI-Fihrist» ine, Mısır – 1348, s. 296 – 272; ve Tenkıyh’ul-Makaal’e b. l, s. 346 – 347).
Kaynak: 100 soruda Tasavvuf – Abdülbaki Gölpınarlı, Gerçek Yayınevi, 2.Baskı, (S.92-93)


II – İblis Önce Yakarmış, Hakk’ın Yoluna Çağırmıştı. Ama Sonunda Kendi Kuvvetine Sığındı. Ahmed İse Önce İddiada Bulunmuştu, Fakat Sonunda Kendi Gücüne Bel Bağlamaktan Vazgeçti. Ahmed Şöyle Diyordu: Ancak Senin Yardımınla Hareket Eder, Yalnız Senin Yardımınla Yükselirim.”
sûfî şehit Hallâc-ı Mansûr (ölm. 309/921), İblis’in hem isyanına hem de gayret ve heyecanına ışık tuttuğu eseri Tâvâsîn’in “Ezel ve İltibas Tâsînî” bölümünde şöyle konuşuyor :

“Ahmed (Muhammed) ile İblisten başka hiç kimseye iddiacı olmak yaraşmamıştır. Şu var ki İblisin gözden düşmesine karşın Ahmed için gözün gözü açıldı.”

“İblise: ‘Secde et!’ dendi; Ahmed’e: “Bak!” İblis secde etmedi, Ahmed de sağa-sola bakmadı.” (Yani ikisi de isyan etti).

“İblis önce yakarmış, Hakk’m yoluna çağırmıştı. Ama sonunda kendi kuvvetine sığındı. Ahmed ise önce İddiada bulunmuştu, fakat sonunda kendi gücüne bel bağlamaktan vazgeçti.”

“Ahmed şöyle diyordu: Ancak senin yardımınla hareket eder, yalnız senin yardımınla yükselirim.”

“Ey kalplerimizi çekip çeviren Seni yeterince övemem ki ben!”
Kaynak: Hallâc’dan alınan parçalar ve açıklamaları için bk. Oztürk, Yaşar Nuri, Hallâc-ı Mansûr ve Eseri, (3. baskı) İst., (Yeni Boyut Yay.), s. 333-345,
Kaynak: HALLÂCÎ TASAVVUF GELENEĞİNİN İBLİS ANLAYIŞI Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK*

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın