(Yorum) İşin Aslı Nedir? Said Nursi Neden Akıl Hastanesine Atılmıştır? Abdülhamit Han’a Konferansta “Nedir O Tek Başına Koca Bir Sarayı İşgal Ediyor! Çıksın Oradan! Ben Orayı Mektep Yapacağım!” Der, ve Kürdistanda Kürtçe Eğitim Yapılması İçin Üç Okul Açılmasını Talep Eden Dilekçe Yazar. Bu Dilekçeden Sonra Said-i Nursi (Namı Diger Said-İ Kürdi) Abdulhamit Han Tarafından Tarafından Tımarhaneye Gönderilmiştir

I – Said Nursi Konferansta Abdülhamid’e Hücum Etmiş: “Nedir O Tek Başına Koca Bir Sarayı İşgal Ediyor! Çıksın Oradan! Ben Orayı Mektep Yapacağım!”. O Günün Şartlarında Padişah Hakkında Böyle Uluorta, Fütursuzca Konuşan Bir Adam Ne Olur? Polise Bunu Almışlar. Herhalde Aklında Zoru Var Diye Tımarhaneye Götürmüşler

II – Said-i Nursi 1907 Yılında Abdülhamit Han’a Hitaben Bir Dilekçe Yazar. Dilekçenin İçeriğinde Kürdistan(!)da Eğitimin Türkçe Yapıldığını, Kendisinin Buna Karşı Olduğunu Ve Kürdistanda(!) Kürtçe Eğitim Yapılması İçin Üç Okul Açılmasını Talep Etmektedir. Bu Dilekçeden Sonra Said-i Nursi (Namı Diger Said-İ Kürdi) Abdulhamit Han Tarafından Tarafından Tımarhaneye Gönderilmiştir

III – Ve Bu Olayı Daha Sonra Yazılarında Kendisi Şöyle Açıklamıştır: Nasılki Zaman-ı İstibdatta Tımarhaneye Düştüm, Divanelerin Hükmüne Konuldum, Eğer Müdahaneye, Kelbi Tabassusa, Şahsi Menfaat İçin Umumi Menfaatı Feda Alan Aklın İcabı İse, Ben Divaneligi Kabul Ettim. Şahit Olunuz Ki Böyle Akıldan İstifa Ediyorum. Ey Kürtler Tımarhaneyi Bunun İçin Kabul Ettim. Kürtlüğü Lekedar Etmemek İçin İrade-i Padişahiyi, Maaşını, İhsan-i Şahaneyi Kabul Etmedim

IV – Bediüzzaman, “Ey Kürtler! Siz Kokuşmuş Sudan İçiyorsunuz. Herkesin Bir Pınarı Vardır. Siz De Bir Pınar Yapın Ki Kokuşmuş Sudan İçmeyesiniz.” Mealinde Kürtlerin De Diğer Kavimler Gibi Bir Devlet Sahibi Olmaları İçin Davette Bulunmuştur.

.

I – Said Nursi Konferansta Abdülhamid’e Hücum Etmiş: “Nedir O Tek Başına Koca Bir Sarayı İşgal Ediyor! Çıksın Oradan! Ben Orayı Mektep Yapacağım!”. O Günün Şartlarında Padişah Hakkında Böyle Uluorta, Fütursuzca Konuşan Bir Adam Ne Olur? Polise Bunu Almışlar. Herhalde Aklında Zoru Var Diye Tımarhaneye Götürmüşler
Saidi Nursi merhum, gençken İstanbul’a geldi.
Fatih Camii’ne Direklerine ilan astı.
Bakın size bir şey söyleyeyim benlik kötü bir şeydir, ama benliği şiddetli olmayan adamlar küfrün galebe zamanda ortaya çıkıp da mücadele edemezler.
Mesela Necip Fazıl, mazişkün harfleriyle yazılmış bir bendi. ben ben ben ben ben
O kadar benliği şiddetli olmasaydı, bir kenarda geçinir giderdi kafa tutmazdı rejime
Bediüzzaman da benliği şiddetlidir.
Şu hadise ile sabittir ki, Fatih caminin direklerine daha 15-16 yaşındayken ilan astı “var mı benimle mübareze ilmiyede bulunacak olan”
Rahmetli Celaleddin Ökten’den dinledim, medresede talebeydik.
Bu ilanı gördük. Biz bunu kelli felli bir adam zannediyorduk. sonra camiye gelirken gördük ki Şabı emret, yani daha sakalı çıkmamış bir delikanlı.
Sonra duyduk ki (…) konferans verecekmiş
Bu nasıl bir adam, bu yaşa bir adam ulemaya meydan okuyor. Gidelim dinleyelim dedik
Bunu yaşayan adamdan naklediyorum beyler, daha başka ne kaynat söyleyeceğim? yaşayan adamdan söylüyorum, gören adamdan

Konferansta Abdülhamid’e hücum etmiş
“Nedir o tek başına koca bir sarayı işgal ediyor! Çıksın oradan! Ben orayı mektep yapacağım” demiş
O günün şartlarında padişah hakkında böyle uluorta, fütursuzca konuşan bir adam ne olur? Polise bunu almışlar. Herhalde aklında zoru var diye tımarhaneye götürmüşler.
Söylediğim ise tarihi vakardır!
Belki bilmiyorum kendi hayatında da bunu yazmışlardır talebeleri, ama biraz sonra söyleyeceğim başka bir şey var onu mesela talebeleri inkar ediyor, banada bunu dediğimden dolayı, yazdığımdan dolayı kızıyorlar.
Ama ben hak namına ne biliyorsam onu söylüyorum. Kimseyi memnun etmek için bir şey söylemiyorum.
Ne kemal’i rahatsız etmek için de müslümanları memnun etmek için.
Ben üzerimdeki ilim nimetinin şükrünü eda etmek için doğruları söylüyorum. İsterse bu doğruları dinleyenler bana düşman olsun, ben gene söylerim.
Kaynak: Youtube / Said Nursi sahtekar mıydı – Kadir Mısıroğlu dk: 2.00

.

II – Said-i Nursi 1907 Yılında Abdülhamit Han’a Hitaben Bir Dilekçe Yazar. Dilekçenin İçeriğinde Kürdistan(!)da Eğitimin Türkçe Yapıldığını, Kendisinin Buna Karşı Olduğunu Ve Kürdistanda(!) Kürtçe Eğitim Yapılması İçin Üç Okul Açılmasını Talep Etmektedir. Bu Dilekçeden Sonra Said-i Nursi (Namı Diger Said-İ Kürdi) Abdulhamit Han Tarafından Tarafından Tımarhaneye Gönderilmiştir
Kürt Said ve Abdülhamit Han
Said-i Nursi 1907 yılında İstanbul’a gelerek Abdülhamit Han’a hitaben bir dilekçe yazar ve saraya verir. Dilekçede kullandığı ad “molla Said-i Meşhur”dur.
Dilekçenin içeriğinde kürdistan(!) da eğitimin Türkçe yapıldığını, kendisinin buna karşı olduğunu ve kürdistanda(!) kürtçe eğitim yapılması için üç okul açılmasını talep etmektedir.
Bu dilekçeden sonra Said-i Nursi (namı diger Said-i Kürdi) Abdulhamit han tarafından müşahade için Toptaşı Akıl hastanesine gönderilmiş ve bir süre orada tutulmuştur. Yani Abdulhamit tarafından tımarhaneye gönderilmiştir.
Kaynak: http://turkcutoplumcu.blogspot.com/2011/10/kurt-said-ve-abdulhamit-han.html

.

III – Ve Bu Olayı Daha Sonra Yazılarında Kendisi Şöyle Açıklamıştır: Nasılki Zaman-ı İstibdatta Tımarhaneye Düştüm, Divanelerin Hükmüne Konuldum, Eğer Müdahaneye, Kelbi Tabassusa, Şahsi Menfaat İçin Umumi Menfaatı Feda Alan Aklın İcabı İse, Ben Divaneligi Kabul Ettim. Şahit Olunuz Ki Böyle Akıldan İstifa Ediyorum. Ey Kürtler Tımarhaneyi Bunun İçin Kabul Ettim. Kürtlüğü Lekedar Etmemek İçin İrade-i Padişahiyi, Maaşını, İhsan-i Şahaneyi Kabul Etmedim
Ve bu olayı daha sonra yazılarında kendisi şöyle açıklamıştır:
“Nasılki zaman-ı istibdatta tımarhaneye düştüm, divanelerin hükmüne konuldum, eğer müdahaneye, kelbi tabassusa, şahsi menfaat için umumi menfaatı feda alan aklın icabı ise, ben divaneligi kabul ettim.Şahit olunuz ki böyle akıldan istifa ediyorum. Ey Kürtler tımarhaneyi bunun için kabul ettim. Kürtlüğü lekedar etmemek için irade-i padişahiyi, maaşını, ihsan-i şahaneyi kabul etmedim.”
Dikkatinizi çekerim, şizofren Sait diyor ki, Padişah bana maaş teklif etti, Kürdistan için ihsanı şahaneyi kabul etmedim, tımarhaneyi kabul ettim. Şizofren Sait’in Kürdistan aşkı işte bu kadar büyüktür, her türlü maddi ihsanın ötesinde..
Bu arada Kürd Sait, kendi kitabında Kırgız Türklerini Ve Moğolları “Yecüc-Mecuc” olarak göstermiştir. Onları aşağılamıştır
Kaynak: http://turkcutoplumcu.blogspot.com/2011/10/kurt-said-ve-abdulhamit-han.html

.

IV – Bediüzzaman, “Ey Kürtler! Siz Kokuşmuş Sudan İçiyorsunuz. Herkesin Bir Pınarı Vardır. Siz De Bir Pınar Yapın Ki Kokuşmuş Sudan İçmeyesiniz.” Mealinde Kürtlerin De Diğer Kavimler Gibi Bir Devlet Sahibi Olmaları İçin Davette Bulunmuştur.
…Bediüzzaman, 1935 yılına kadar yanı; soyadı Kanunu çıkıncaya kadar hep Said-i Kürdi lakabını kullanırdı. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra bu unvanı kullanamadığı için Said-i Nursi unvanını kullandı. Kürtlere şöyle seslenmektedir: Ey Kürtler! Siz kokuşmuş sudan içiyorsunuz. Herkesin bir pınarı vardır. Siz de bir pınar yapın ki kokuşmuş sudan içmeyesiniz.” Mealinde Kürtlerin de diğer kavimler gibi bir devlet sahibi olmaları için davette bulunmuştur.
Ayrıca Bediüzzaman; Kürtleri okumaya, cehaleti yenmeye ve aralarındaki ihtilafı giderip birleşmeye davet etmiştir. Bu daveti yaparken İslam´ın bütünlüğü içinde hareket etmelerini de söylemeyi ihmal etmemiştir. Hatta Hz. Ali´nin kaside-i Celcelutiye´de kendisine, “ya müdriken lizalikezzamanı ,kün saiden” gibi sözlerle ve cifir hesabiyle Kürt Said diye hitap ettiğini 8.Şuada ifade etmektedir. Kürt olduğuna dair Hz. Ali´nin keramet şahitliğini örnek göstermektedir. Volkan, Kürt Teavun ve Terakki gazetelerinde hararetli yazılar yazmış, Kürt Teali cemiyetin kurucuları arasında yer almıştır. Kendisine verilen Diyanet İşleri Başkanlığı, Umumi vaizlik gibi makam ve yüksek maaşı ret edip şunları söylemiştir: .” Ey Kürtler! Tımarhaneyi bunun için kabul ettim. Kürtlüğü lekedar etmemek için irade-i padişahiyi, maaşını, ihsan-i şahaneyi kabul etmedim.”
İşte susmamak ve Kürt davasına hıyanet etmemek için makam ve maaşı kabul etmemiştir. Ancak daha sonra arkasından gidip kendilerini varisi olarak tanıtmaya çalışanlar, onu Türk milletine kabul ettirmek için yazdıklarını bile değiştirdiler…
Kaynak: http://www.batmancagdas.com/bed304220zzaman-ve-k220rt-meseles304-makale,2928.html

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın