I – Burada İnsan-ı Kamil Anlatılacaktır. Anlatılan Hazarat Ve Âlemlerin Hepsini Bu İnsan Kapsar Ve Benliğinde Toplar. İsm-İ Azam Makamındadır. İsm-İ Azam Nasıl Bütün İsimleri Özünde Toplar İse, İnsan-ı Kamil De Onun Gibi, Mülk, Melekût, Ceberut Ve Lahüt Âlemlerini Toplar. Zahirde Olsun, Batında Olsun, Însan-I Kâmll’in Kuşatmadığı Hiçbir Makam Yoktur.
II – İnsan-ı Kâmil, Sahip Olduğu Makam Olan İsm-i A’zam Nedir? İsm-i A’zam, Allah’ın Bütün Esmâ-i Hüsnasının Mânâsını İçinde Toplayan İsmi’dir
III – İnsan-I Kâmil’in Büyüklüğünü, Üstünlüğünü Şöyle Tasavvur Edebilirsin: On Sekiz Bin Âlem; Bir Havan İçinde Döğülse, Hamur Haline Gelse, Terkibi İnsan-I Kamil Olur. Bu İnsan; On Sekiz Bin Âlemi On Sekiz Bin Gözle Seyreder.
I – Burada İnsan-ı Kamil Anlatılacaktır. Anlatılan Hazarat Ve Âlemlerin Hepsini Bu İnsan Kapsar Ve Benliğinde Toplar. İsm-İ Azam Makamındadır. İsm-İ Azam Nasıl Bütün İsimleri Özünde Toplar İse, İnsan-ı Kamil De Onun Gibi, Mülk, Melekût, Ceberut Ve Lahüt Âlemlerini Toplar. Zahirde Olsun, Batında Olsun, Însan-I Kâmll’in Kuşatmadığı Hiçbir Makam Yoktur.
İNSAN-I KÂMİL
Burada İNSAN-I KAMİL anlatılacaktır. Anlatılan hazarat ve âlemlerin hepsini bu insan kapsar ve benliğinde toplar. İNSAN-I KÂMİL, birleştirici mertebeye sahiptir; İsm-i Azam makamındadır. İsm-i Azam nasıl bütün isimleri özünde toplar ise, İNSAN-I KAMİL de onun gibi, mülk, melekût, ceberut ve lahüt âlemlerini toplar. Zahirde olsun, batında olsun, ÎNSAN-I KÂMlL’in kuşatmadığı hiçbir makam yoktur. Zati olan bir sirayetle, hepsinde hükmünbü geçirir ve hangi şey olursa olsun; onda ayniyle zuhur eder.
Kaynak: Özün Özü – Muhiddin-i Arabi, Kamer Neşriyat, 3.Baskı, Ter.İsmail Hakkı Bursevi, Sadeleştiren Abdülkadir Akçiçek, İst-1984 (S.50-52)
II – İnsan-ı Kâmil, Sahip Olduğu Makam Olan İsm-i A’zam Nedir? İsm-i A’zam, Allah’ın Bütün Esmâ-i Hüsnasının Mânâsını İçinde Toplayan İsmi’dir
İsm-i A’zam, Allah’ın bütün esmâ-i hüsnasının mânâsını içinde toplayan ismi. En büyük isim. Â’zam, “en büyük, en ulu, en azim” demektir. Buna göre, ism-i â’zam, “ilâhî isimler arasında bütün isimleri ihtiva eden en kapsamlı isim” demek olur. Hangi ismin ism-i â’zam olduğu kesinlikle bilinmemektedir. Bu ismin gizli bırakılmasının hikmet, bütün isimlerin, ism-i â’zam olabileceği ihtimaliyle zikredilmelerini teşviktir.
Kaynak: http://www.risaleajans.com/soru-cevap/ismi-azam-ne-demektir
III – İnsan-ı Kâmil’in Büyüklüğünü, Üstünlüğünü Şöyle Tasavvur Edebilirsin: On Sekiz Bin Âlem; Bir Havan İçinde Döğülse, Hamur Haline Gelse, Terkibi İnsan-ı Kamil Olur. Bu İnsan; On Sekiz Bin Âlemi On Sekiz Bin Gözle Seyreder.
İNSAN-I KÂMİL’in büyüklüğünü, üstünlüğünü şöyle tasavvur edebilirsin:
On sekiz bin âlem; bir havan içinde döğülse, hamur haline gelse, terkibi İNSAN-I KAMİL olur.
Bu insan; on sekiz bin âlemi on sekiz bin gözle seyreder. Her âleme, o âleme has olan gözle bakar. Duygular âlemini, duygu gözüyle; akıllara sezilenleri akıl gözüyle, mânalan da kalb gözüyle seyreder. Öbürlerini de buna kıyas et. Duygu “madde” gözüyle, manaları seyredeceklerini sanan gafiller, sadece bir ümit içinde erir; bu, ehline malumdur.
Kaynak: Özün Özü – Muhiddin-i Arabi, Kamer Neşriyat, 3.Baskı, Ter.İsmail Hakkı Bursevi, Sadeleştiren Abdülkadir Akçiçek, İst-1984 (S.50-52)
.
(Kuran-ı Kerim) Hiçbir şeyi yaratamayan bir varlığı ona eş mi tutuyorlar, halbuki kendileri yaratılmıştır
İhlas suresi 112:1-4
De ki: o, Allah’tır; ahad’dır, tektir!
Allah’tır; samed’dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir!
ne doğurmuştur o, ne doğurulmuştur!
hiç kimse o’nun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz!
A’RAF-191:
Kendileri yaratıldığı halde hiçbir şeyi yaratamayan varlıkları (Allah’a) ortak mı koşuyorlar?
Nisa suresi 4:116:
Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah’a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.
Şu’ara 91-102 :
91 Cehennem de azgınların karşısına çıkarılır.
92 Onlara “Hani taptıklarınız nerede?” denilir.
93 “O Allah’tan başka (taptıklarınız) size yardım ediyorlar mı, yahut kendilerine yardımları dokunuyor mu?”
94 Onlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar.
95 İblis’in bütün askerleri de.
96 Onlar orada (putlarıyle) çekişerek derler ki:
97 “Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz!”
98 “Çünkü sizi âlemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.”
99 “Ama bizi saptıran o suçlulardır.”
100 “Şimdi artık bizim ne şefâ’atçilerimiz var”,
101 “Ne de sıcak bir dostumuz.”
102 “Âh keşke bir dönüşümüz daha olsa da inananlardan olsak!”