I – Tarikat Desrini Yaparken “Ben Evimin Odasında Yalnızım, Beni Kimse Görmüyor” Diye Düşünürsünüz. Efendi Babam “Meşayıh Her Gece Gelir Bakar, Sen Seccade Üzerinde Misin, Değil Misin? Eğer Sen, Derse Oturmuşsan Sana Teveccüh Eder, Yoksa Bırakıp Giderler” Derdi.
II – Bir Evliya Vardı. Devamlı Dua Eder,” Amelinin Kabul Olup Olmadığını Merak Ederdi. Bir Gün «Senin Amelin Kabul Olunmaz» Diye Bir Nida Geldi. Evliya, Çok Üzüldü Ve Sebebini Sordu «Çünkü Senin Hanımın Filan Yere Gittiğinde, Orada Namazını Kılmadı» Diye Cevap Geldi. Hemen Gidip Hanımına Durumu Sordu, O Da Doğru Olduğunu, Namazı Kılamadığını Söyleyince, O Evliya «Seni Allah Rızası İçin Boşuyorum Dedi». Sonra Tekrar İbadet Yaptı Ve Dua Etti. Bunun Üzeni Ne «Şimdi Senin Amelin Kabul Olundu» Diye Bir Daha Nida Geldi.
III – İşte O Sabah Abdülaziz Debbağ (r.a.) a Mülâki Oldum. Bana: “Dün Gece Sen Karını Şöyle Şöyle Söyleyerek Teselli Ettin” Dedi Ve Seyyid Ahmed İbni Abdullah’tan Naklettiğim Kelâma Kadar Hepsini Söyledi. O Zaman Anladım Ki, Evlerde Konuşulanları Da Keşfediyor, Görüyor
IV – Bir Gün De Şeyh Hazretlerini Ziyaretimde Bana: Sen Pazar Gecesi Ne İş Yaptın? Dedi. Ne İş Yapacağım Efendim, Dedim. Bunun Üzerine: Yok! Sen Karın İle Görüşüyordun. Çocuğun Da Uyumadı. Onu Kaldırıp Minderin Üzerine Oturttun. Lambayı Da Sandığın Üzerine Koydun. Benim Seninle Beraber Hazır Olduğumu Biliyor Musun? Dedi
V – Gavs-i Hizanı (K.S.A.) Tesbihat Yaparken Tebessüm Etmişti Ve Şöyle Buyurdu: “Bir Müride Kadın, Botan Çayı’nda Yıkanıyordu. Saçını Tararken Tarak Saçına Takılıp Kaldı. Canı Acıdı. Benden İstimdat Etti. İşte Ben De Ondan Dolayı Tebessüm Ettim”
.
I – Tarikat Desrini Yaparken “Ben Evimin Odasında Yalnızım, Beni Kimse Görmüyor” Diye Düşünürsünüz. Efendi Babam “Meşayıh Her Gece Gelir Bakar, Sen Seccade Üzerinde Misin, Değil Misin? Eğer Sen, Derse Oturmuşsan Sana Teveccüh Eder, Yoksa Bırakıp Giderler” Derdi.
Tarikat desrini yaparken “Ben evimin odasında yalnızım, beni kimse görmüyor” diye düşünürsünüz
Efendi Babam “Meşayıh her gece gelir bakar, sen seccade üzerinde misin, değil misin? Eğer sen, derse oturmuşsan sana teveccüh eder, yoksa bırakıp giderler” derdi. Biz onların yardımı ile tarikatta duruyoruz.
Kaynak: İrşadü’l Müridin – Mahmud Ustaosmanoğlu (sy: 230)
.
II – Bir Evliya Vardı. Devamlı Dua Eder,” Amelinin Kabul Olup Olmadığını Merak Ederdi. Bir Gün «Senin Amelin Kabul Olunmaz» Diye Bir Nida Geldi. Evliya, Çok Üzüldü Ve Sebebini Sordu «Çünkü Senin Hanımın Filan Yere Gittiğinde, Orada Namazını Kılmadı» Diye Cevap Geldi. Hemen Gidip Hanımına Durumu Sordu, O Da Doğru Olduğunu, Namazı Kılamadığını Söyleyince, O Evliya «Seni Allah Rızası İçin Boşuyorum Dedi». Sonra Tekrar İbadet Yaptı Ve Dua Etti. Bunun Üzeni Ne «Şimdi Senin Amelin Kabul Olundu» Diye Bir Daha Nida Geldi.
Bir evliya vardı. Devamlı dua eder,” amelinin kabul olup olmadığını merak ederdi. Bir gün «Senin amelin kabul olunmaz» diye bir nida geldi. Evliya, çok üzüldü ve sebebini sordu «Çünkü senin hanımın filan yere gittiğinde, orada namazını kılmadı» diye cevap geldi. Hemen gidip hanımına durumu sordu, o da doğru olduğunu, namazı kılamadığını söyleyince, O evliya «Seni ALLAH Rızası için boşuyorum dedi». Sonra tekrar ibadet yaptı ve dua etti. Bunun üzeni ne «Şimdi senin amelin kabul olundu» diye bir daha nida geldi.
İşte, namazı kılmanın ağırlığı böyledir. İnsan sadece kendinden değil, aile etrafından da sorumludur.
Kaynak: Sohbetler 2 – Şeyh Muhmmed Konyevi, Reyhani Yayınları, İstanbul 1998 (S.106-107)
.
III – İşte O Sabah Abdülaziz Debbağ (r.a.) a Mülâki Oldum. Bana: “Dün Gece Sen Karını Şöyle Şöyle Söyleyerek Teselli Ettin” Dedi Ve Seyyid Ahmed İbni Abdullah’tan Naklettiğim Kelâma Kadar Hepsini Söyledi. O Zaman Anladım Ki, Evlerde Konuşulanları Da Keşfediyor, Görüyor
Şeyh Hz.lerini ilk tanıdîğım zaman bir evlâdım ölmüştü. Karım bundan çok mahzun oldu. Çünki daha önce de bir çocuğumuz ölmüştü.O zaman onu teselli ederdim. Mahfiye kitabının sahibi olan Ahmed îbni Abdullah “Eğer sen çocuğa bakar, ona ilerde vâki olacak felaketler başına gelmeden çocukken ölürse onlardan kurtulur” diyor, diye teselli ediyordum, İşte o sabah Abdülaziz Debbağ (r.a.) a mülâki oldum. Bana: “Dün gece sen karını şöyle şöyle söyleyerek teselli ettin” dedi ve Seyyid Ahmed İbni Abdullah’tan naklettiğim kelâma kadar hepsini söyledi. O zaman anladım ki, evlerde konuşu¬lanları da keşfediyor, görüyor
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.31-32)
.
IV – Bir Gün De Şeyh Hazretlerini Ziyaretimde Bana: Sen Pazar Gecesi Ne İş Yaptın? Dedi. Ne İş Yapacağım Efendim, Dedim. Bunun Üzerine: Yok! Sen Karın İle Görüşüyordun. Çocuğun Da Uyumadı. Onu Kaldırıp Minderin Üzerine Oturttun. Lambayı Da Sandığın Üzerine Koydun. Benim Seninle Beraber Hazır Olduğumu Biliyor Musun? Dedi
Bir gün de Şeyh Hazretlerini ziyaretimde bana:
Sen Pazar gecesi ne iş yaptın? dedi.
Ne iş yapacağım efendim, dedim. Bunun üzerine:
Yok ! Sen karın ile görüşüyordun. Çocuğun da uyumadı. Onu kaldırıp minderin üzerine oturttun. Lambayı da sandığın üzerine koydun. Benim seninle beraber hazır olduğumu biliyor musun? dedi.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.35)
.
V – Gavs-i Hizanı (K.S.A.) Tesbihat Yaparken Tebessüm Etmişti Ve Şöyle Buyurdu: “Bir Müride Kadın, Botan Çayı’nda Yıkanıyordu. Saçını Tararken Tarak Saçına Takılıp Kaldı. Canı Acıdı. Benden İstimdat Etti. İşte Ben De Ondan Dolayı Tebessüm Ettim”
Gavs, (K.S.A.) bir seferinde sohbet etti, buyurdu ki, «Gavs-i Hizanı (K.S.A.) tesbihat yaparken tebessüm etmişti. Orada ken disiyle serbest konuşabilenlerden birisi vardı. Sordu : «Kurban, dedi, senin hiç böyle adetin yoktu. Tebessüm etmenin sebebi aca ba ne olabilir,» Gavs şöyle buyurdu : «Bir müride kadın, Botan Çayı’nda yıkanıyordu. Saçını tararken tarak saçına takılıp kaldı. Canı acıdı. Benden istimdat etti. İşte ben de ondan dolayı tebessüm ettim.
Kaynak: Sohbetler – Seyyid Abdülhakim El Huseyni, (S.73)