Mürid, Temiz Bir İtikatla Bağlanmak İçin Şeyhin Huzurunda, Bütün Mal Ve Mülkünden Tecerrüt Etmeli, Kendisini Şeyhine Satılmış Bir Köle Gibi Teslim Etmeli Ve O Ne Dilerse Öyle Yapmalıdır. Mürid’in Şeyh’ine Danışmadan İşlere Girişmesi Onun Küstahlığından İleri Gelir

I – Kişi, Temiz Bir İtikatla Bağlanmak İçin Şeyhin Huzurunda, Bütün Mal Ve Mülkünden Tecerrüt Etmeli, Kendisini Şeyhine Satılmış Bir Köle Gibi Teslim Etmeli Ve O Ne Dilerse Öyle Yapmalıdır

(Ayet) Allah’a ve O’nun Resulü’ne iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda mücadele edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz

II – Mürid’in Şeyh’ine Danışmadan İşlere Girişmesi Onun Küstahlığından İleri Gelir. Bu Durumda Mürid’in O İşi Rast Gitmez. Şeyhlerden Eve Gitmek İçin İzin İsterlerken ”Efendim Bu Gece Evimize Gidebilir Miyiz? Gittiğimizde Hanımımızla Beraber Olabilir Miyiz? Diye İzin İstemelidir.

III – Mürid, Kendi Tabağında Mürşidin Emrettiğini Yer. Mürşidinin Önünde Mürid, Kendinden Geçmiştir. Sâdece Onun Emrini Bekler, Yasağını Bekler. Zîrâ Bilir Ki Mürşidinin Kendisine Verdiği Ve Ya Söyledikleri Allah’dandır, Allah’ın Emirleri Cümlesindendir. Bilir Ki, Mürşidi Allah’ın Emrinden Dışarı Çıkmaz.

.

I – Kişi, Temiz Bir İtikatla Bağlanmak İçin Şeyhin Huzurunda, Bütün Mal Ve Mülkünden Tecerrüt Etmeli, Kendisini Şeyhine Satılmış Bir Köle Gibi Teslim Etmeli Ve O Ne Dilerse Öyle Yapmalıdır
1) Şeyh edindiği ve müridi olduğu kişiye temiz bir itikatla bağlanmaktır.
• Onun huzurunda, bütün mal ve mülkünden tecerrüt etmektir.
• Sıdk ve gerçekliktir.
• Kendisini şeyhine satılmış bir köle gibi teslim etmek ve o ne dilerse öyle yapmaktır.
• Onun elini tutup tövbe etmek ve bütün mâsiyyetlerden kaçınmak suretiyle, onun muhabbetini gönülde sağlamlaştırmaktır. (O kadar ki, şeyhi kendisine oğlundan, kızından, malından, mülkünden ve kendi nefsinden bile sevgili olmalı, gönlü onun muhabbeti ile dolmalı, ondan ayrılmağa asla razı olmamalıdır.)
Kaynak: Tam Müzekkin-Nüfus – Eşrefoğlu Rumi – Salah Bilici Kitabevi, İst-1979 (S.438-439)

.

(Ayet) Allah’a ve O’nun Resulü’ne iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda mücadele edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz
Saff Suresi, 11. ayet:
Allah’a ve O’nun Resulü’ne iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda mücadele edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.

.

II – Mürid’in Şeyh’ine Danışmadan İşlere Girişmesi Onun Küstahlığından İleri Gelir. Bu Durumda Mürid’in O İşi Rast Gitmez. Şeyhlerden Eve Gitmek İçin İzin İsterlerken ”Efendim Bu Gece Evimize Gidebilir Miyiz? Gittiğimizde Hanımımızla Beraber Olabilir Miyiz? Diye İzin İstemelidir.
Mürid’in şeyh’ine danışmadan işlere girişmesi onun küstahlığından ileri gelir. Bu durumda mürid’in o işi rast gitmez. Kaldı ki bu tarikat edebine aykırıdır, ona karşı çıkmaktır. Hatta müritler şeyhlerine o derece yakın olmalıdır ki, evlerine gidecekleri zaman, hanımlarıyla cinsel ilişkiye girecekleri zaman mutlaka şeyhlerini haberdar etmelidirler. Yani şeyhlerden eve gitmek için izin isterlerken ”Efendim bu gece evimize gidebilir miyiz? Gittiğimizde hanımımızla beraber olabilir miyiz? diye izin istemelidir. Her konuyu şeyhine danışarak gerçekleştirmelidir çünkü eskilerin adetleri böyleydi.
Kaynak: Müzekkin Nüfus, Eşrefoğlu Rumi, Sayfa 524

.

III – Mürid, Kendi Tabağında Mürşidin Emrettiğini Yer. Mürşidinin Önünde Mürid, Kendinden Geçmiştir. Sâdece Onun Emrini Bekler, Yasağını Bekler. Zîrâ Bilir Ki Mürşidinin Kendisine Verdiği Ve Ya Söyledikleri Allah’dandır, Allah’ın Emirleri Cümlesindendir. Bilir Ki, Mürşidi Allah’ın Emrinden Dışarı Çıkmaz.
Vah sana! Bana bağlılığını iddia ediyorsun. Fakat malını benden gizliyorsun. Bu durumda sen, o iddianda yalancısın. Mürşidinin yanında müridin ne elbisesi olur, ne sarığı olur, ne altını olur, ne de malı- mülkü olur. Mürid, kendi tabağnda mürşidin emrettiğini yer . Mürşidinin önünde mürid, kendinden geçmiştir. Sâdece onun emrini bekler, yasağını bekler. Zîrâ bilir ki. mürşidinin kendisine- verdiği ve ya söyledikleri Allah’dandır, Allah’ın emirleri cümlesindendir.Bilir ki, mürşidi Allah’ın emrinden dışarı çıkmaz. Müridin bütün işleri mür şidinin ma’lümâtı ve tasvibi altındadır. O, mürşidinin tavsiyeleri hep göz önünde bulundurur.
Kaynak: Abdülkadir Geylani’nin Sohbetleri – Yaman Arıkan, Uyanış Yayınevi, İstanbul Tarihsiz. (S.471)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın