Süleyman Çelebi’nin Yazdığı Mevlid’de Tekrar Ettiğimiz Gibi: Allah, Âdem’in Alnına Muhammed’in Nurunu Koydu Ve Âdem’e Dedi Ki: “Bu Nur, Sevgilimin Nurudur. Gizli-Aşikâr Ne Varsa Hepsi Ondan Oldu. Arş, Melekler, Yerde Ve Gökte Ne Varsa Hepsi Ondan Oldu. Nuh, Muhammed’den Dolayı Boğulmaktan Kurtuldu.

I – Allah, Âdem’in Alnına Muhammed’in Nurunu Koydu Ve Âdem’e Dedi Ki:” Bu Nur, Sevgilimin Nurudur
Süleyman Çelebi’nin yazdığı Mevlid;
Mustafa nurunu alnından kodu/”Bil habibim nurudur bu nur dedi”
(Allah, Âdem’in alnına Muhammed’in nurunu koydu ve Âdem’e dedi ki:” Bu nur, sevgilimin nurudur.”
Kıldı o nur anın alnında karar
Kaldı anın ile nice ruzigâr
(O nur Âdem’in alnında karar kıldı ve daha nice ilahi esinti kaldı.)
Sonra Havva alnına nakletti bil/Durdu anda dahi nice ayü yıl
(Sonra Havva’nın alnına nakledildi. Onda da nice aylar ve yıllar kaldı.)
Şit doğdu anâ nakletti bu nur/Anın alnında tecelli kıldı nur
(Şit doğunca bu nur ona nakledildi. Onun alnında bu nur tecelli etti.)
Erdi İbrahim’i İsmail’e hem/Söz uzanûr eğer kalanın der isem
(Hem İbrahim’e ve hem de İsmail’e de ulaştı bu nur. Söz uzamasın diye bunun nur olduğunu söylemedim.)
En sonunda bu nur, yaratılan ilk şey asıl sahibine aktarılmış. (!)
İşbu resm ile müselsel muttasıl/Ta olunca Mustafa’ya müntekil
(İşte bu birbirine bağlı zincirleme iz Mustafa’ya da intikal etti.)
Kaynak: http://niyazikaptan.com.tr/genel/mevliddeki-yalanlar-sirk-ve-hezeyanlar/


II – O Gece Ki İnsanların En Hayırlısı Doğdu. Annesi Orda Neler Gördü Neler. İndiler Gökten Melekler Dizi Dizi. Kâbe Gibi Evimi Tavaf Ettiler
VELADET BAHSİ
Âmine hatun neler görmemiş ki!
Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer
Anesi anda neler gördü neler
(O gece ki insanların en hayırlısı doğdu. Annesi orda neler gördü neler.)

Dedi gördüm ol Habibin ânesi/Bir acep nur kim güneş pervanesi
(Dedi ki gördüm o sevgilinin annesi. Bir acayip nur ki sanki güneş pervanesi.)
Berk urup çıktı evimden nagehan/Göklere dek nur ile doldu cihan
(Şimşek gibi çıktı evimden ansızın. Göklere dek nurla doldu dünya.)

Gökler açıldı ve feth oldu zulem /Üç melek gördüm elinde üç âlem
(Gökler açıldı ve karanlık açıldı. Üç melek gördüm elinde üç bayrak.)
Biri meşrık biri mağribde anın/Biri damında dikildi Kâ’benin
(Biri doğudaydı biri batıda. Biri de Kâbe’nin damında dikildi.)
Bildim anlardan kim ol halkın yeği/Kim yakin oldu cihana gelmeği
(Bildim ki o halkın en iyisi. Ki dünyaya gelmesi oldu yakın.)
Bildim anlardan ki ol halkın beyi/Kim yakın oldu cihanâ gelmeyi
(Bildim onlardan ki o halkın beyi. Ki yaklaştı dünyaya gelmesi.)

İndiler gökten melekler saf ü saf
Kâbe gibi kıldılar evim tavaf
(İndiler gökten melekler dizi dizi. Kâbe gibi evimi tavaf ettiler.)
Hem hava üzre döşendi bir döşek/Adı Sündüs, döşeyen anı melek
(Hem havada bir döşek döşendi. Adı Sündüs’tü onu döşeyen meleğin)
Çün göründü bana bu işler ayân/Hayret içre kalmış idim ben hemân
(Çünkü bu işler bana açıkça göründü. Hayret içinde kalmıştım ben o anda)
Yarılıp çıktı divardan nagehan/Geldi üç huri banâ oldu ayan
(Yarılıp çıktı duvardan ansızın. Geldi üç melek bana göründü.)

Bazıları derler ki ol üç dilberin
Asiye’ydi biri ol meh-peykerin
(Bazılar derler ki o üç meleğin. Asiye idi biri o ay yüzlünün.)
Biri Meryem hatun idi aşikâr/Birisi hem hûrilerden bir nigâr
(Biri Meryem Hatun idi apaçık. Birisi de hurilerden biriydi.)
Geldiler lutf ile ol üç mehcebin/Verdiler bana selam ol dem hemin
(Bu üç melek bana lutufla geldiler. Verdiler bana hemen selam.)
Çevre yanıma gelip oturdular/Mustafa’yı birbirine muştular
(Çevre yanıma gelip oturdular. Mustafa’yı birbirine müjdelediler.)
Üç âlem dahi dikildi üç yere/Her birisin edeyim nerden nere
(Üç bayrak dikildi üç yere. Her birisini edeyim nerden nere.)

Dediler oğlun gibi hiç bir oğul
Yaradılalı cihan gelmiş değil
(Dediler ki oğlun gibi hiç bir oğul. Dünya yaratılalı dünyaya gelmemiştir.)
Bu senin oğlun gibi kadri cemil/Bir anâya vermemiştir ol Celil
(Senin bu oğlun gibi kıymetli bir evladı. Bir anaya vermemiştir o Allah.)
Ulu devlet buldun ey dildare sen/Doğu serdir senden ol hulki hasen
(Büyük bir nimet buldun ey gönüldaş. Doğacaktır senden o güzel yaratılışlı.)

Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır
Bu gelen tehvid-i irfan kânıdır
(Bu gelen dünya ve ahret ilimlerinin sultanıdır. Bu gelen ilim, irfan, ahlakın, birliğin, dinin kaynağıdır.)
Bu gelen aşkina devreyler felek
Yüzüne müştakdürür ins ü melek
(Bu gelenin aşkına felekler döner. Yüzüne âşıktır insanlar ve melekler.)

Bu gice ol gicedir kim, ol şerif/Nur ile âlemleri eyler latif
(Bu gece o gecedir ki o şerefli. Nurla alemleri rahmetlendirir.)
Bu gice şâdân olur erbâb- dil/Bu giceye can verir eshab-ı dil
(Bu gece mutlu olur gönül ehli. Bu geceye can verir gönül dostları.

Rahmeten lil’alemindir Mustafa/Hem şefiu’l-muznibindir Mustafa
(Âlemlere rahmettir Mustafa. Hem günahkârlara şefaatçıdır Mustafa)
Vasfını bu resme tertip ettiler/Ol mübarek nuru tergib ettiler
(Sıfatlarını bu resme düzenlediler. O mübarek nuru birleştirdiler.)
Âmine eder çü vakt oldu tamam/Kim vücuda gele ol hayrül enam
(Âmine der çünkü zaman geldi. Ki meydana gelsin o hayırlı nimet.)

Susadım gayet hararetten kati/Sundular bir cam dolusu şerbeti
(Susadım gayet hararetten kesin. Sundular bir cam dolusu şerbeti.)
Şerbeti karşımda tutdu hûriler/Bunu sana verdi Allah dediler
(Şerbeti karşımda tuttu huriler. Bunu sana verdi Allah dediler.)
Kardan ak idi ve hem soğuk idi/Lezzeti dahi şekerde yok idi
(Kardan ak idi ve hem soğuk idi. Lezzeti şekerde dahi yoktu)
İçtim anı oldu cismim nura gark/Edemedim kendimi nurdan fark
(İçtim onu bedenim oldu nur. Kendimi nurdan ayıramadım)
Geldi bir akkuş kanâdiyle revan/Arkamı sıvadı kuvvetle heman
(Geldi bir beyaz kuş melek. Arkamı sıvadı kuvvetle hemen.)
Doğdu ol saatte ol sultan-ı din/Nura gark oldu semavatü zemin
(Doğdu o saatte dinin sultanı. Işığa boğuldu gök ve yer.)
Kaynak: http://niyazikaptan.com.tr/genel/mevliddeki-yalanlar-sirk-ve-hezeyanlar/


III – Allah’ın İlk Önce Neyi Yarattı, Tüm Yaratılmışlar Arasında İlk Önce Yaratılan Kimdir? Gizli-Aşikâr Ne Varsa Hepsi Ondan Oldu. Arş, Melekler, Yerde Ve Gökte Ne Varsa Hepsi Ondan Oldu
Hak Tela ne yarattı evvela/Cümle mahlûkattan kim evvel ola
(Allah’ın ilk önce neyi yarattı, tüm yaratılmışlar arasında ilk önce yaratılan kimdir?)
Mustafa nurunu evvel kıldı var
Sevdi anı ol kerimü girgidar
(İlk önce Mustafa’nın nurunu var kıldı ve onu en sevgili gibi sevdi.) (!)
Her ne türlü kim saadet vardürür/Yahşi hu, gerekli adet vardürür
(Her türlü saadet(mutluluk) varsa, Hz. Muhammed sayesindedir.)
Hak sana verdi mükemmel eyledi/Yaradılmıştan mufaddal eyledi
(Allah sana öyle şeyler verdi ve seni mükemmel kıldı ki. Seni yaratılanlardan üstün tuttu.)

Andan oldu her nihanü aşikâr/Arşü ferşü yerde gökte ne ki var
(Gizli-aşikâr ne varsa hepsi ondan oldu. Arş, melekler, yerde ve gökte ne varsa hepsi ondan oldu.)
Ger Muhammed olmaya idi ayan/Olmayı serdi zeminü asuman
(Eğer Muhammed (nuruyla) öne geçen ve aşikâr olmasaydı, yer ve gök olmazdı.)
Kaynak: http://niyazikaptan.com.tr/genel/mevliddeki-yalanlar-sirk-ve-hezeyanlar/


IV – Nuh, Muhammed’den Dolayı Boğulmaktan Kurtuldu. Muhammed’in Atası Ve Dost Olduğu İçin Allah İbrahim’e Ateşi Cennet Kıldı. Musa’nın Elindeki Asa Muhammed’in Hürmetine Ejderha Oldu
Hem vesile olduğu içün ol Resul/Âdemin Hak tevbesini kıldı kabul
(Muhammed peygamber aracı olduğu için Allah Âdem’in tövbesini kabul etti.)
Ger Muhammed gelmeseydi âleme/Tac-i izzet ermez idi Âdeme
(Eğer Muhammed Dünyaya gelmeseydi Âdem itibar tacına ulaşamazdı.)

Nuh anıçün buldu hem garktan necat/Daği doğmadan göründü mûcizat
(Nuh, Muhammed’den dolayı boğulmaktan kurtuldu. Kendi doğmadan mucizeleri göründü)
Cümle anın dostluğuna adına
Bunca izzet kıldı Hak ecdadına
(Muhammed’in dostluğundan dolayı Allah onun tüm atalarını da onurlu kıldı.)

Ceddi olduğiçün anın hem Halil
Narı cennet kıldı anâ ol Celil
(Muhammed’in atası ve dost olduğu için Allah İbrahim’e ateşi cennet kıldı.)
Hem dahi Musa elindeki asa
Oldu anın hürmetine ejderha
(Musa’nın elindeki asa Muhammed’in hürmetine ejderha oldu.)

Ölmeyip İsa gök’e buldu yol/Ümmetinden olmak için idi ol
Gerçi kim bunlar dahi mürseldürür
Lîk Ahmed ekmelü efdaldürür
(İsa peygamber, Muhammed peygamberin ümmetinden olmak için ölmeden göğe çıktı. Gerçi bunlar da kim, peygambervari (mürsel) olsalar dahi, ancak Muhammed, en mükemmel ve en faziletlisidir.)

Çün temenni kıldılar Haktan bular
Kim Muhammet ümmetinden olalar
(Çünkü diğer peygamberler Muhammed ümmetinden olmak için Allah’tan temenni de bulundular.)
Sünnetin tut ümmeti ol ümmeti
Ta nasip ola sanâ Hak rahmeti
(Sünnete sarıl da Muhammed’in ümmeti ol ki sana Allah’ın rahmeti nasip olsun.)
Kaynak: http://niyazikaptan.com.tr/genel/mevliddeki-yalanlar-sirk-ve-hezeyanlar/

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın