I – Günahla Manevî Yükseliş: Kur’ân Bu Gerçeği ‘Günahların Sevaba Dönüştürülmesi’ Şeklinde Anlatmaktadır: “Ancak Tövbe Eden Ve Güzel İşler Yapanlar Bundan Müstesnadır. Allah Onların Günahlarını Silip Yerlerine İyilikler Verir. Allah Çok Bağışlayıcı, Çok Merhamet Edicidir.”
II – Cenâb-ı Hak, Suç Ve Günahlarını İtiraf Eden, Pişmanlık Duyan Kimselerin Hem Günahlarını Bağışlıyor, Hem De Günahların Yerini Sevapla Dolduruyor, Böylece Günah Yerini Sevaba Bırakıyor, Günah Sevapla Yer Değiştiriyor. Bu Sırdandır Ki, Bazı Hadis Âlimleri, “Birtakım Günahlar Vardır Ki, Mü’min İçin Birçok İbadetten Daha Faydalıdır.” Derler
III – Ancak, Bu Müjdeyi Yanlış Bir Tarafa Çekerek, “Madem Günahlar Sevaba Dönüşebiliyor, Önce Günah İşleyip Sonra Da Tövbe Etsek Olmaz Mı?” Gibi Cerbezelerle Meseleyi İstismar Etmemek De Gerekir.
IV – Bütün Bunlarla Birlikte, Özellikle Her Gün Yüzlerce Günahın Hücumuna Maruz Kalan Mü’minin En Mühim Meselesi, Günahtan Kaçınmaya Çalışması, Günahlı Ortamdan Uzak Durması, Günah İşlemeye Açık Olan Kapılara Yanaşmamasıdır. Büyük Günahlardan Kaçınanların Nimete, İkrama Ve Cennet Saadetine Ereceklerini Kur’ân Haber Veriyor: “Eğer Size Yasaklanmış Günahların Büyüklerinden Kaçınırsanız, Geri Kalan Günahlarınızı Örter Ve Sizi Nimet Ve İkramlarımızla Dolu Olan Cennete Koyarız
.
I – Günahla Manevî Yükseliş: Kur’ân Bu Gerçeği ‘Günahların Sevaba Dönüştürülmesi’ Şeklinde Anlatmaktadır: “Ancak Tövbe Eden Ve Güzel İşler Yapanlar Bundan Müstesnadır. Allah Onların Günahlarını Silip Yerlerine İyilikler Verir. Allah Çok Bağışlayıcı, Çok Merhamet Edicidir.”
Günahla Manevî Yükseliş
Kul işlediği günahtan dolayı Allah’a daha ciddi olarak sığındığı ve daha ihlaslı bir şekilde yöneldiği takdirde, manevî bir yükselişe de geçebilmektedir. Kur’ân bu gerçeği ‘günahların sevaba dönüştürülmesi’ şeklinde anlatmaktadır.
“Ancak tövbe eden ve güzel işler yapanlar bundan müstesnadır. Allah onların günahlarını silip yerlerine iyilikler verir. Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Furkan sûresi, 25:70)
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/blog/gunaha-karsi-tovbe
.
II – Cenâb-ı Hak, Suç Ve Günahlarını İtiraf Eden, Pişmanlık Duyan Kimselerin Hem Günahlarını Bağışlıyor, Hem De Günahların Yerini Sevapla Dolduruyor, Böylece Günah Yerini Sevaba Bırakıyor, Günah Sevapla Yer Değiştiriyor. Bu Sırdandır Ki, Bazı Hadis Âlimleri, “Birtakım Günahlar Vardır Ki, Mü’min İçin Birçok İbadetten Daha Faydalıdır.” Derler
Cenâb-ı Hak, suç ve günahlarını itiraf eden, pişmanlık duyan kimselerin hem günahlarını bağışlıyor, hem de günahların yerini sevapla dolduruyor, böylece günah yerini sevaba bırakıyor, günah sevapla yer değiştiriyor. Bu sırdandır ki, bazı hadis âlimleri, “Birtakım günahlar vardır ki, mü’min için birçok ibadetten daha faydalıdır.” derler.
Herkes hata işleyebilir, hatta herkes mutlaka hata eder, günaha girer. Fakat günahkârların da hayırlısı vardır. Bu hayrı Efendimiz (asm) şöyle ifade eder:
“Her insan hata işler; ama hata işleyenlerin en hayırlısı, çok tövbe edenlerdir.” (Tirmizî, Kıyâme 49.)
Hata işleyenlerin tövbeleri ile hayırlı bir insan olmalarının ötesinde, bir de Allah’ın sevdiği bir kul olma mertebesine yükselmeleri söz konusudur. Kur’ân’ın gösterdiği bu müjde, İslâm’ın insana sunduğu en tatlı müjdelerden biridir:
“Muhakkak ki, Allah çok çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.” (Bakara sûresi, 2:222)
Peygamber Efendimiz (asm), bu âyeti şöyle tefsir ederler:
“Şüphesiz Allah, tekrar tekrar günah işlediği halde üst üste tövbe eden kulunu sever.” (Müsned, 1:80.)
Bu sevginin gerçek şuurunda olan Peygamberimiz (asm), hiçbir günahı olmadığı, günahlara karşı korunduğu halde, günde yetmiş kere, bazı zamanlar yüz kere tövbe ve istiğfar ederdi. Çünkü, istiğfarın içinde ‘mahbubiyet’ mertebesi ve sevinci vardır.
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/blog/gunaha-karsi-tovbe
.
III – Ancak, Bu Müjdeyi Yanlış Bir Tarafa Çekerek, “Madem Günahlar Sevaba Dönüşebiliyor, Önce Günah İşleyip Sonra Da Tövbe Etsek Olmaz Mı?” Gibi Cerbezelerle Meseleyi İstismar Etmemek De Gerekir.
Ancak, bu müjdeyi yanlış bir tarafa çekerek, “Madem günahlar sevaba dönüşebiliyor, önce günah işleyip sonra da tövbe etsek olmaz mı?” gibi cerbezelerle meseleyi istismar etmemek de gerekir.
Böyle bir yaklaşım, her şeyden önce, kulluk edebine aykırıdır. Bu durum, -hâşa- Allah’ı imtihan etmek, dinî hükümleri ciddiye almamak sayılır ki, işin sırrını kavramamak olur. Böyle bir istismara karşı, birçok âyette af yetkisinin Allah’a ait olduğu, Allah’ın istediğini bağışlayacağı, istediğini azaba çarptıracağı bildirilerek, havf-reca muvazenesine, ümit-korku dengesine dikkat çekilir.
Kaldı ki, “Nasıl olsa tövbe ederim.” düşüncesiyle günaha dalan kimse tövbe etme fırsatı bulabilecek midir, buna ömrü yetecek midir, bir garantisi var mıdır? Veya en önemlisi, davranışları Allah’ın gazabını çektiği halde, Allah kendisine tövbeye dönüş fırsatı verecek midir? Bütün bunların da gözönünde tutulması gerekir.
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/blog/gunaha-karsi-tovbe
.
IV – Bütün Bunlarla Birlikte, Özellikle Her Gün Yüzlerce Günahın Hücumuna Maruz Kalan Mü’minin En Mühim Meselesi, Günahtan Kaçınmaya Çalışması, Günahlı Ortamdan Uzak Durması, Günah İşlemeye Açık Olan Kapılara Yanaşmamasıdır. Büyük Günahlardan Kaçınanların Nimete, İkrama Ve Cennet Saadetine Ereceklerini Kur’ân Haber Veriyor: “Eğer Size Yasaklanmış Günahların Büyüklerinden Kaçınırsanız, Geri Kalan Günahlarınızı Örter Ve Sizi Nimet Ve İkramlarımızla Dolu Olan Cennete Koyarız
“Farzları yapan, kebireleri işlemeyen kurtulur.” (Risale-i Nur Külliyatı, 2:1632)
Bütün bunlarla birlikte, özellikle her gün yüzlerce günahın hücumuna maruz kalan mü’minin en mühim meselesi, günahtan kaçınmaya çalışması, günahlı ortamdan uzak durması, günah işlemeye açık olan kapılara yanaşmamasıdır. Bir bakıma,‘def’i şer’ yapması, şerli işlerden uzak kalmasıdır. Bu husus bu zamanda çok büyük önem kazanmaktadır. Takva sırrına da ancak bu yolla erişilebilir. Çünkü bir haramı, bir büyük günahı terk etmek farzdır. Bir vacibi işlemek birçok sünnetten daha sevaplıdır. Takvanın esas alınmasıyla binlerce günahın hücumuna karşılık bir kerelik yüz çevirme ile, yüzlerce günah terk edilmiş, dolayısıyla yüzlerce farz ve vacip işlenmiş olur. Böylece, takva niyetiyle, günahtan kaçınmak maksadıyla çok sayıda salih amele yol açılır. Çünkü bu zamanda “Farzları yapan, kebireleri işlemeyen kurtulur.”
Bu kurtuluşu, yani büyük günahlardan kaçınanların nimete, ikrama ve Cennet saadetine ereceklerini Kur’ân haber veriyor:
“Eğer size yasaklanmış günahların büyüklerinden kaçınırsanız, geri kalan günahlarınızı örter ve sizi nimet ve ikramlarımızla dolu olan Cennete koyarız” (Nisa sûresi, 4:31)
Madem öyledir,
“Hayatınızı imanla hayatlandırınız ve ferâizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.” (Risale-i Nur Külliyatı, 1:5)
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/blog/gunaha-karsi-tovbe