(Yorum) Said Nursi “Milletimin İmanını Selamette Görürsem Cehennem Alevlerinde Yanmaya Razıyım” Diyor ve Cehennem Azabınıda Küçümsüyor; Ama Dünya’da Az Bir Azap Görünce İntiharı Düşünüyor ve Tehditler Savuruyor: Sizin Hesap Gününde Yakanıza Yapışacağım. Nemrudlaşmış Reisleriniz Gebertilecek, Yanıma Gönderilecek. Ben De Huzuru İlahide Yakalarını Tutacağım!

I – Seksen Küsur Senelik (Hayatımda) Memleket Zindanlarında Aylarca İhtilâttan Men Edildim. Defalarca Zehirlendim. Türlü Türlü Hakaretlere Mâruz Kaldım. Zaman Oldu Ki, Hayattan Bin Defa Ziyade Ölümü Tercih Ettim. Eğer Dinim İntihardan Beni Men Etmeseydi, Belki Bugün Said Topraklar Altında Çürümüş Gitmişti,

II – Size Kati Haber Veriyorum Ki: ‘Beni Öldürdükten Sonra Yaşayamayacaksınız. Kahhar Bir El İle Cennetiniz Ve Mahbubunuz Olan Dünyadan Tardedip Ebedi Zulumata Çabuk Atılacaksınız! Arkamdan Pek Çabuk Sizin Nemrudlaşmış Reisleriniz Gebertilecek, Yanıma Gönderilecek. Ben De Huzuru İlahide Yakalarını Tutacağım.

(Ayet) İnsanlardan kimi vardır ki “Allah’a inandık.” der, fakat Allâh uğrunda kendisine eziyet edilince insanların işkencesini, Allâh’ın azâbı gibi sayar.

III – İddiacının Zikrettiği Ayetlerin Hiçbirisi, Allah’ın Rızasını Esas Alan Ve Hz. Muhammed (asm)’in Hatırını Her Şeyin Üstünde Tutan Ve İslam Ümmeti Olan Müminlere Karşı Harikulade Şefkati Gösteren Bir Fedakârlığı Yasaklamaz.

.

I – Seksen Küsur Senelik (Hayatımda) Memleket Zindanlarında Aylarca İhtilâttan Men Edildim. Defalarca Zehirlendim. Türlü Türlü Hakaretlere Mâruz Kaldım. Zaman Oldu Ki, Hayattan Bin Defa Ziyade Ölümü Tercih Ettim. Eğer Dinim İntihardan Beni Men Etmeseydi, Belki Bugün Said Topraklar Altında Çürümüş Gitmişti,
Bediüzzaman Said Nursi’nin benzersiz eza ve cefa gördüğünü belirterek “Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti” dediğini hatırlatan İsmail yazısını şöyle sürdürdü:
“Risale-i Nur’da Tahliller bölümünde Eşref Edip’in yazdığı bir bölüm vardır; “Konuşan Yalnız Hakikattir!”.
Hadiseler, Allah’ın insanlara yazdığı mektuptur. Said Nursi (ra) ‘Konuşan Yalnız Hakikattir’ isimli yazısında bu hadiselerin başıboş olmadığını, İlahî planın tecellileri olduğunu söylüyor. Diyor ki; “Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.”
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-intihari-bile-dusunmustu-73023h.htm
Kaynak: http://www.risalehaber.com/istanbul-muftusunden-israf-aciklamasi-329342h.htm

.

II – Size Kati Haber Veriyorum Ki: ‘Beni Öldürdükten Sonra Yaşayamayacaksınız. Kahhar Bir El İle Cennetiniz Ve Mahbubunuz Olan Dünyadan Tardedip Ebedi Zulumata Çabuk Atılacaksınız! Arkamdan Pek Çabuk Sizin Nemrudlaşmış Reisleriniz Gebertilecek, Yanıma Gönderilecek. Ben De Huzuru İlahide Yakalarını Tutacağım.
DP saflarına geçen Said-i Nursi, haliyle CHP’ye büyük bir kin ve düşmanlık beslemiştir. İslam dini barış dini olmasına karşın, Said-i Nursi CHP’ye kin ve nefret kusmuştur. “Mektubat” adlı kitabında CHP’lilerin “gebertilmesinden” ve “öcünün alınmasından” söz etmiştir.
İşte Said-i Nursi’nin o sözleri:
“Fakat Kuran’ı Hakim’in feyzine ve işaratına istinaden sizi titretmek için, size kati haber veriyorum ki: ‘Beni öldürdükten sonra yaşayamayacaksınız. Kahhar bir el ile cennetiniz ve mahbubunuz olan dünyadan tardedip ebedi zulumata çabuk atılacaksınız! Arkamdan pek çabuk sizin Nemrudlaşmış reisleriniz gebertilecek, yanıma gönderilecek. Ben de huzuru ilahide yakalarını tutacağım. Adaleti ilahiye onları esfeli safiline atmakla intikamımı alacağım!”
Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, s.418
Kaynak: https://odatv.com/basbakan-said-i-nursiyi-odatvden-ogrenecek-0303141200.html

.

(Ayet) İnsanlardan kimi vardır ki “Allah’a inandık.” der, fakat Allâh uğrunda kendisine eziyet edilince insanların işkencesini, Allâh’ın azâbı gibi sayar.
Ankebut 10 :
İnsanlardan kimi vardır ki “Allah’a inandık.” der, fakat Allâh uğrunda kendisine eziyet edilince insanların işkencesini, Allâh’ın azâbı gibi sayar. Ama Rabbinden (sana) bir yardım gelse, andolsun: “Biz de sizinle beraberdik,” derler. Allâh, âlemlerin göğüslerinde bulunan (düşünceler)i daha iyi bilmez mi?

.

III – İddiacının Zikrettiği Ayetlerin Hiçbirisi, Allah’ın Rızasını Esas Alan Ve Hz. Muhammed (asm)’in Hatırını Her Şeyin Üstünde Tutan Ve İslam Ümmeti Olan Müminlere Karşı Harikulade Şefkati Gösteren Bir Fedakârlığı Yasaklamaz.
İddia:
11. Müddei, Hazreti Ebu Bekir’e isnat edilen; “Sıddık-ı Ekber demiştir ki: Cehennemde vücudum o kadar büyüsün ki, ehli imana yer kalmasın.” ifadesini bahane ederek Bediüzzamana saldırıyor.
İddiaya Cevap:

İddiacının zikrettiği ayetlerin hiçbirisi, Allah’ın rızasını esas alan ve Hz. Muhammed (asm)’in hatırını her şeyin üstünde tutan ve İslam ümmeti olan müminlere karşı harikulade şefkati gösteren bir fedakârlığı yasaklamaz. Bunlar Müslüman olarak asgari müştereklerimiz olan genel prensipleri ortaya koymaktadır. Daha üst seviyedeki kulluğa aykırı değildir. Nitekim, cennet sevdasını ve de cehennem korkusunu hayatının merkezine koyan genel insanların aksine, Allah’ın zatını incitmekten gelen korkuyu esas alan kimseler de pek çoktur.
Kaynak: http://m.sorularlarisale.com/index.php?oku=23942

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın