I – Şah-ı Nakşibend Hazretleri’ Müridine Sordu: Eğer Hırsızlık Yapmanı Da Emretsem Yapar Mısın?” Mürid Cevap Verdi: “Hayır, Bunu Yapamam. Çünkü Allah Haklarına Tevbe Kefaret Olarak Yeterli Olur; Fakat Bu İş Kul Haklarındandır.” Şah-ı Nakşibend Hazretleri’: “Madem Ki Emrimizi Tutmazsın, Bize Arkadaşlık Da Etme!” Mevlâna Necmeddin Bu Cevap Üzerine Korku Ve Endişeye Kapıldı, Yeryüzü Ona Dar Geldi. Derhal Tevbe Ve Pişmanlık İzhar Etti. Onun Hiçbir Emrine Muhalefet Etmemeye De Azmetti. Orada Bulunanlar Da Ona Acıyarak Aracı Oldular Ve Şeyhten Onu Affetmesini Rica Ettiler. Şeyh Hazretleri De Adamı Bağışladı!
(Yorum) Bu Hikayeyi Neden Anlatıyor? Aklı Sıra Hz Hızır İle Hz Musa’ya Gönderme Yapıyor. “Sen Peygamber İmanına Bile Sahip Olsan Bende Hz Hızır Gibi Adamım, Bana Uyacaksın” Diyor. Bu Hikayeye İtiraz Eden Olursa “Sen Kuran-ı Kerim i mi Reddediyorsun? Bakın Bu Adam Kuran’ı Kerim’ide Reddeder” Diyecek
.
I – Şah-ı Nakşibend Hazretleri’ Müridine Sordu: Eğer Hırsızlık Yapmanı Da Emretsem Yapar Mısın?” Mürid Cevap Verdi: “Hayır, Bunu Yapamam. Çünkü Allah Haklarına Tevbe Kefaret Olarak Yeterli Olur; Fakat Bu İş Kul Haklarındandır.” Şah-ı Nakşibend Hazretleri’: “Madem Ki Emrimizi Tutmazsın, Bize Arkadaşlık Da Etme!” Mevlâna Necmeddin Bu Cevap Üzerine Korku Ve Endişeye Kapıldı, Yeryüzü Ona Dar Geldi. Derhal Tevbe Ve Pişmanlık İzhar Etti. Onun Hiçbir Emrine Muhalefet Etmemeye De Azmetti. Orada Bulunanlar Da Ona Acıyarak Aracı Oldular Ve Şeyhten Onu Affetmesini Rica Ettiler. Şeyh Hazretleri De Adamı Bağışladı!
Şah-ı Nakşibend Hazretleri’nin müritlerinden biri onu Buhara’ya davet etmişti. Akşam ezanı okunduktan sonra Necmeddin Daderk isimli müridine sordu:
-“Sana emrettiğim her şeyi yerine getirir misin?”
-“Evet” dedi Necmeddin.
-“Eğer hırsızlık yapmanı da emretsem yapar mısın?”
-“Hayır, bunu yapamam. Çünkü Allah haklarına tevbe kefaret olarak yeterli olur; fakat bu iş kul haklarındandır.”
-“Madem ki emrimizi tutmazsın, bize arkadaşlık da etme!”
Mevlâna Necmeddin bu cevap üzerine korku ve endişeye kapıldı, yeryüzü ona dar geldi. Derhal tevbe ve pişmanlık izhar etti. Onun hiçbir emrine muhalefet etmemeye de azmetti. Orada bulunanlar da ona acıyarak aracı oldular ve şeyhten onu affetmesini rica ettiler. Şeyh Hazretleri de adamı bağışladı. Sonra Şah-ı Nakşibend Hazretleri, yanında Necmeddin ve birkaç müridi olduğu halde dışarı çıktı. Bab-ı Semerkand mahallesine yürüdüler. Şeyh bir evi göstererek dedi ki:
-“Şunun duvarını delin de içeri girin. Falan yerinde içi eşya dolu bir çanta bulacaksınız. Onu alıp getirin.” Söylendiği gibi yaptılar. Sonra oracıkta bir köşeye birlikte çekilip oturdular. Bir süre sonra köpek ulumaları duydular. Şeyh Hazretleri, Necmeddin ve bazı arkadaşlarını o eve gönderdi. Oraya varınca, hırsızların diğer bir duvarı delerek içeri girdiklerini ve orada bir şey bulamadıklarını anladılar. Hırsızlar kendi aralarında: “Bizden önce hırsızlar gelmiş de içeridekileri almışlar!” diyorlardı.
Şeyh Hazretleri’nin müritleri bu işe şaştılar. Ev sahibi ise kendisine ait bir bostanda bulunuyordu.
Şah-ı Nakşibend k.s. sabahleyin bir müridiyle eşyalarını ona gönderdi. Mal sahibini şöyle haberdar etmesini de tembihledi: “Dervişler senin eve uğramışlar da, şu hırsızlık meselesini fark ederek eşyaları hırsızlardan kurtarmışlar.”
Sonra Mevlâna Necmeddin’e bakıp dedi ki:
-“Emre uymuş olsaydın daha çok hikmetler görürdün.”
Câmiu Kerâmâti’l-Evliyâ, 1/250.
Nakşibendi Bereketi
Kaynak: http://www.nasihatler.com/hikayeler/naksibendi-bereketi.html
.


.
(Yorum) Bu Hikayeyi Neden Anlatıyor? Aklı Sıra Hz Hızır İle Hz Musa’ya Gönderme Yapıyor. “Sen Peygamber İmanına Bile Sahip Olsan Bende Hz Hızır Gibi Adamım, Bana Uyacaksın” Diyor. Bu Hikayeye İtiraz Eden Olursa “Sen Kuran-ı Kerim i mi Reddediyorsun? Bakın Bu Adam Kuran’ı Kerim’ide Reddeder” Diyecek
Kehf Suresi
65. Nihayet kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.
66. Musa ona: «Allah’ın sana öğrettiği ilim ve hikmetten bana da öğretmen için sana tabi olabilir miyim?» dedi.
67. (Hızır) dedi ki: «Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.
68. «İçyüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredeceksin?»
69. Musa: «İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmeyeceğim» dedi.
70. (Hızır) dedi ki: «O halde bana tabi olacaksın; ben sana sırrını anlatmadıkça, hiçbir şey hakkında bana soru sorma!»
71. Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: «Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın.»
72. (Hızır:) «Sen benimle asla sabredemezsin, demedim mi?» dedi.
73. Musa dedi ki: «Unuttuğum şeyden dolayı beni suçlama ve bu işimden dolayı bana bir güçlük çıkarma.»
74. Yine gittiler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında Hızır hemen onu öldürdü. Musa: «Kısas olmadan masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu sen çok fena bir şey yaptın» dedi.
75. Hızır dedi ki: «Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?»
76. (Musa) dedi ki: «Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam bana arkadaş olma! Hakikaten benim tarafımdan ileri sürülebilecek son mazerete ulaştın.»
77. Bunun üzerine yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yemek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır hemen onu doğrulttu. Musa: «İsteseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın» dedi.
78. Hızır dedi ki: «İşte bu, seninle benim aramızın ayrılmasıdır. Şimdi sana o sabredemediğin şeylerin içyüzünü haber vereceğim.»
79. «Gemi, denizde çalışan bir kaç yoksula aitti. Onu kusurlu kılmak istedim, çünkü onların ilerisinde her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı.»
80. «Oğlana gelince, onun ana babası mümin kimselerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk.»
81. «İstedik ki Rabbleri onun yerine kendilerine ondan temizlikçe daha hayırlı ve daha çok merhamet eden birini versin.»
82. «Duvar ise, o şehirde iki yetim oğlana ait idi. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı. Babaları da iyi bir kimse idi. Onun için Rabbin istedi ki o iki çocuk erginlik çağlarına ersinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ve ben bunların hiçbirini kendiliğimden yapmadım. İşte senin sabredemediğin şeylerin içyüzleri budur.»