I – Şems, Şahane Bir Çadırda Oturmuş, Kimya Hatunla Konuşup Oynaşıyordu. Şems Buyurdu: “Yüce Tanrı Beni O Kadar Sever Ki İstediğim Şekilde Yanıma Gelir. Şu Anda Da Kimya Şeklinde Geldi”
Yine Sultan Veled’den nakledilmiş tir ki: Bir gün ileri gelen sofiler babam Hudavendigâr’dan: “Abu Yezid (Tanrı rahmet etsin), Ben Tanrı’mı daha sakalı bitmemiş bir genç şeklinde gördüm, buyuruyor. Bu nasıl olur?” diye sordular. Babam:
“Bunda iki hüküm vardır: ya Bayezit Tanrı’yı sakalı bitmemiş genç şeklinde görmüş, yahut Bayezid’in meylinden ötürü Tanrı onun gözüne bir genç çocuk suretinde gözükmüştür “dedi.
Yine buyurdular ki: Mevlânâ Şems-i Tebrizî‘nin Kimya adında bir karısı vardı. Bir gün Şems hazretlerine kızıp Meram bağları tarafına gitti. Mevlânâ hazretleri medresenin kadınlarına işaretle: “Haydi gidin Kimya Hatuna buraya getirin; Mevlana, Şemseddin’in gönlü ona çok bağlıdır” buyurdu.
Bunun üzerine kadınlardan bir grup onu aramaya hazırlandıkları sırada Mevlânâ, Şems’in yanına girdi. Şems, şahane bir çadırda oturmuş, Kimya Hatunla konuşup oynaşıyor ve Kimya Hatun da giydiği elbiselerle orada oturuyordu.
Mevlânâ bunu görünce hayrette kaldı. Onu aramağa hazırlanan dostların karılan da henüz gitmemişlerdi. Mevlânâ dışarı çıktı. Bu karı kocanın oynaşmalarına mâni olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı. Sonra Şems “içeri gel” diye bağırdı. Mevlânâ içeri girdiği vakit, Şems’ten başkasını görmedi. Bunun sırrını sordu ve: “Kimya nereye gitti” dedi Mevlânâ.
Şems: “Yüce Tanrı beni o kadar sever ki istediğim şekilde yanıma gelir. Şu anda da Kimya şeklinde geldi” buyurdu, işte Bayezid’in hali de böyle idi. Tanrı ona daha sakalı bitmemiş bir genç şeklinde göründü.
Kaynak: Vahiyden Kültüre – Celaleddin Vatandaş, Pınar yayınları, İst-1991 – s.236,237 (Eflaki’den/2/67,70))
Kaynak: MENAKIB’ÜL ARİFİN II (Arifler’in Menkıbeleri) Ahmed Eflaki – Sultan Veled, Mevlana, Şems ve Kimya Hatun şirki (S.56-57)
(Alternatif)
Şemsi Tebrizi’nin Kimya hatun adında bir zevcesi vardı. Bir gün şems’e kızarak meram bağları tarafına giti. Celaleddin Rumi, medresenin kadınlarına işaretle; ”Haydi gidin, kimya hatun’u buraya getirin. Şemsettin’in gönlü ona çok bağlıdır” dedi. Kadınlar kimya hatunu aramak için hazırlandıkları sırada, celaleddin Rumi, şems’in yanına girdi. Şems çadırında kimya hatun ile oturmuş oynaşıyordu. Bu durumu gören celaleddin rumi çok şaşırdı. Aralarına girmeyip medresede bir aşağı bir yukarı dolaşmaya başladı. Sonra şems ”içeri gel” diye bağırdı. Celaleddin rumi, şems’in yanına girip kadını göremeyeince ”kimya hatun nereye gitti?” diye sordu. Şems şöyle cevap verdi: Yüce tanrı beni o kadar sever ki, istediğim şekilde yanıma gelir. Biraz önce de kimya hatun kılığında yanıma geldi.‘’
Kaynak: Ahmet Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri, Sayfa: 484-485