I – Cübbeli Hoca’nın Adı Geçen Eseri Rabıtanın İlmi Boyutta Ele Alındığı Bir Eser Olması Hasebiyle Her Rivayetin Bu Kitaba Alınmaması Daha İyi Olurdu. Çünkü En Başta Da Dediğimiz Gibi Anlayan Var, Anlamayan Var
CİMA ANINDA SALİH KİMSELERİ DÜŞÜNMEK
Cübbeli Hocamızın rabıtayı delillendirmek için yazdığı “Tarikatı aiyyede rabıta-i celiyye” adlı eserinde şöyle bir hususu dile getirmiş: “Bazı ulema , doğacak çocuğa bereketi sirayet eder ümidiyle kişinin, cima halinde Salih kimseleri düşünmesini güzel görmüşlerdir.’ diyor.
Cübbeli Hoca bunu bir kaynağa dayandırarak almış. Kaynağı ile beraber cümlenin tamamı şöyle: “Herhangi bir işi , severek ve kalbi istila edecek şekilde düşünmek o işi yapmak gibi insana tesir eder. İyilikleri düşünmek iyi , kötüleri hayal etmekse kötüdür. Bazı ulema , doğacak çocuğa bereketi sirayet eder ümidiyle kişinin, cima halinde Salih kimseleri düşünmesini güzel görmüşlerdir. O halde düşünceyi haram ve mübahlardan çevirip , iyilere yönlendirmek , hiçbir akıllının inkara kalkışmaması gereken şeylerdendir ki rabıta da bu hayali sohbetten ibarettir. ( Muhammed Salih , Beğiyyetül- Vacid , Sayfa . II)
Cübbeli hoca burada cima anındaki düşünmeyi değil de rabıtanın hayali sohbetten ibaret olmasını ve iyiyi düşünmenin iyi olmasını almıştır. Vehhabilerin fikir atası İbni Teymiyye’de aynı görüştedir. Kişi sevdiği ile beraberdir yorumlamasında bakın ne diyor:
“Bu hadis haktır. Zira sevenin, sevilen ile beraber olması fıtrî bir iştir, başka türlüsü olamaz. Kişinin, sevdiği ile beraber olması demek, onun muhabbeti üzere devam etmesi demektir. Binaenaleyh muhabbet, mütevassıt seviyede veya buna yakın olursa, kişi de sevdiğiyle bu ölçüde beraber olur. Eğer muhabbet kâmil olursa, kişi de sevdiği ile kâmil bir beraberlik içinde olur. Kâmil muhabbet, sevilenin sevdiği her-şeyde ona muvafakat etmeyi (sevdiğimizin sevdiği herşeyi sevmemizi) gerektirir. Tabii eğer seven buna kadir ise…” (İbni Teymiyye, Mecmû’u’l-Fetâvâ, 10/752)
Selefi vehhabiler şimdi İbn-i Teymiyye’yi de zaten gözden çıkarmış durumdalar. O’nun da işlerine gelen beyanlarını alıyor diğerlerini sallıyorlar.
ALINMASA DAHA İYİ OLURDU
Cübbeli Hoca’nın adı geçen eseri rabıtanın ilmi boyutta ele alındığı bir eser olması hasebiyle her rivayetin bu kitaba alınmaması daha iyi olurdu. Çünkü en başta da dediğimiz gibi anlayan var, anlamayan var. Konuyu itikadi yanlışa sürükleyecek insanlar var, tasavvufun aleyinde kullanacak insanlar var. Dikkatli olmak gerekirdi diye düşünmekteyiz.
Kaynak: http://www.ihvanlar.net/2015/01/05/tarikattaki-bazi-soylemlere-dikkat-etmek-gerekiyor/
(Ayet) Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar
Bakara:
174. Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
175. İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)
176. Bu (azab) da, Allah’ın, Kitab’ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkâr etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.