I – Allah Dostlarının Bu Halleri Anlıyamıyan Günümüzde Selefiler Ve Vahhabiler Adam Kazanmak İçin Belden Aşağı Vurarak Tekfir Ediyorlar. Hem Müslümanların Birlik Beraberliğine ,Hem Kendilerine, Hemde Onlara İnanıp Bir Müslümanı Tekfir Etmek Durumunda Kalan Müslümanlara Zarar Veriyorlar. Selefiler Ve Vahhabiler İn Bu Makamları , Bu Halleri Kabul Etmelerini Beklemek Anlamalarını Düşünmek Elbette Boşa Bir Bekleyiş Olur
Kişi bilmediğinin düşmanıdır. Bu halleri bilmeyen, yaşamayan , anlıyamıyan günümüzde selefiler ve vahhabiler adam kazanmak munazarada haklı çıkmak için tasavvufu kötü göstermek için ,belden aşağı vurarak Allah dostları büyük velilerden sadır olan sözleri araştırmadan, diğer sohbetlerini dinlemeden, eski kitablarına bakmadan, tevil etmeden bilerek veya bilmeden sekir halindeki o sözü deyil, geçmişteki ve gelecekteki bütün hayatını Kişiliğini itikatını hepsini hemen tekfir ediyorlar.
Hem Müslümanların birlik beraberliğine ,hem kendilerine, hemde onlara inanıp bir müslümanı tekfir etmek durumunda kalan Müslümanlara zarar veriyorlar.
Selefiler ve vahhabiler in bu makamları , bu halleri kabul etmelerini beklemek anlamalarını düşünmek elbette boşa bir bekleyiş olur . Fakat Selefilerin ve vahhabilerinin görüşlerinin kaynağı imamları İbn Teymiyye Sekr yani manevi sarhoşluk hakkında bazı büyüklerin bu halde iken söyledikleri şeriat dışı sözlerinden bahsediyor günah olmadığını söylüyor.
İbn teymiyye Diyor ki : ‘bu kişiler hakkında şöyle hükmedilir kişinin aklı haram olmayan bir şeyden gitti ise o zaman ondan sudur eden yasak sözlerden ve fillerden sorumluluk yoktur.
Mecmûu’l- Fetâvâ, İbn Teymiyye, c.10 / 340
Kaynak: https://www.mumsema.org/tasavvuf-terimleri-sozlugu-kavramlar/199902-muhammed-esittir-allah-sozunun-izahi-tovbeye-davet.html
Önemli Not:

II – Selefiler Ve Vahhabiler’den Kendi Alimlerinin Bu Sözüne Uyup Bu Halde Olan Velileri Tekfir Etmemelerini Beklerdik.. O Sözlerin Bir Kısmı, O Âlimlerin Kitaplarına, İslam Dinine Zarar Vermek, Müslümanlar Arasında Fitne Çıkartmak İsteyen Müsteşrikler Tarafından Sonradan Sokuşmuştur.
Selefiler ve vahhabiler den kendi alimlerinin bu sözüne uyup bu halde olan velileri tekfir etmemelerini beklerdik .
Tasavvufta Allah’ın veli kulları, gerek manevi şarhoşluk, gerekse zahirde küfür gibi gözüken sözlerin birçok manası, aslında dışarından gözüktüğü gibi değildir. “Taptığınız ayağımın altında”daki gibi.
Zaten hayatlarını devamlı namaz, oruç, zikir ve ibadet ile geçiren o Allah dostlarını küçük bir çocuğun bile söylemeyeceği o küfür sözlerini söylediğini düşünmek o kişinin tasavvufu veya o kişinin yaşadığı o cezbe halini bilmediğini, anlamadığını gösterir. Ayrıca O sözlerin bir kısmı, o âlimlerin kitaplarına sonradan sokulmuştur.
Bunu İslam Dinine zarar vermek, Müslümanlar arasında fitne çıkartmak isteyen müsteşriklerin yaptıkları, tarihi vakıalarla bilinmektedir.
Bayram hocayı söylediği sözden dolayı tekfir edenler ,yukarda anlattıklarımızı bilmiyo olabilirler. Fakat Ehl-i Sünnet itikadı gereği tekfirden uzak durup o sözü tevil etmeleri gerekirdi .
Kaynak: https://www.mumsema.org/tasavvuf-terimleri-sozlugu-kavramlar/199902-muhammed-esittir-allah-sozunun-izahi-tovbeye-davet.html
III – O Ki, Siz İlâh Olarak Bilirsiniz, Bize Göre Muhammed (s.a.v) Olmaktadır. O Ki, Siz Muhammed (s.a.v) Olarak Bilirsiniz, Bize Göre Yüce Sultan İlâh’tır” Sözü O Sekrin Galebesi Dahi, Cem Mertebesi Bu Tarikat Küfrüdür. Bu Halde İken Bu Makamda Olanlar Sekrin Galebesi Hallinde Allah’tan Başka Bir Şey Görmezler Onun İçin Zahirde Küfür Gibi Gözüken Acayip Sözler Söylerler
Ali Bayram Hoca’nın «Muhammed Eşittir Allah» Savunması
İmam-ı Rabbani Hazretleri cem makamını geçerken söylenen sözlerin şeriate uymadığını şeriate uymayanın da hakikat olamayacağını söylediği gibi biz tasavvuf ehli olarak Şeriate uymayan hiçbir sözü kim söylerse söylesin kabul etmeyiz hoş görmeyiz.
Bayram Hoca İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin öyle bir söz söylemediğini ifade etmişitir.
İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin, Şeyh Hamid Nehari’ye yazdığı 393. Mektupta Aynü’l-Kuzat’ın, Temhidat aldı eserinde söylenen:
“O ki, siz İlâh olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olmaktadır. O ki, siz Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlâh’tır.”
Diye söyleyenlerin sözünün açıklanmasını İmam-ı Rabbani Hazretileri şöyle açıklıyor. Bu misillu ibareler, tevhidden haber verip sekrin galebesi hallinde meşayihten sudur etmektedir. O sekrin galebesi dahi, cem mertebesi bu tarikat küfrü… diye anlatılır.
Bu halde iken bu makamda olanlar sekrin galebesi hallinde Allah’tan başka bir şey görmezler onun için zahirde küfür gibi gözüken acayip sözler söylerler.
Kaynak: http://www.reddulmuhtar.com/index.php/568-bayram-hocanin-muhammed-allah-sozunun-izahi.html
IV – Hak’tan Gayrı Her Şeyi, O’nun Ziya-i vücûdunun Bir Gölgesinin Gölgesi Olması İtibarıyla Unutur Ve Bütün Benliğiyle Asla Yönelir. O Halde Allah (Celle Celalühü) Başka Bir Varlık Düşünemez
Yukardaki sözü söyleyenler şöyle hissederler.: “Sizin Allah ve Muhammed’i farklı görmeniz bize göre öyle değildir. İkisi birbirinin gayrı değildir. Birlerden bir bir değil, ikincisi olmayan (ehad) bir olarak görüyoruz. İkincisi olmaktan münezzeh görüyoruz” diyorlar.” Yani, ikinci bir varlık olmadığına göre Hazreti Muhammed ondan nasıl ayrı olabilir.” diyorlar, diyor İmam-ı Rabbani Hazretleri.
“Evvel, ahir, zâhir, bâtın Allah (Celle Celâlulû) olduğuna göre, ikinci bir varlığa mahal kalmıyor demek, cem’ül-cem makamındaki bir hal, salik tamamen bir gaybûbet halindedir. Kendini böyle bir duyma ve hissetme zemzemesi içinde bulan hak yolcusu, artık ne başkalarını ne de kendini duymaz hissetmez.
Hak’tan gayrı her şeyi, O’nun ziya-i vücûdunun bir gölgesinin gölgesi olması itibarıyla unutur ve bütün benliğiyle asla yönelir. O halde Allah (Celle Celalühü) başka bir varlık düşünemez.
İşte bu haldeyken ikinci bir varlığı göremediği için Hazreti Muhammed Allah (Celle Celalühü)’tan nasıl ayrı olabilir, diyerek bir görüyolar. Bu bir görme, bizim anladığımız eşit anlamında değildir.
Bu görüş, cem mertebesine mahsustur. Kişi bu makamdan geçtiği zaman, yine yaratılanları ve yaratanı, tıpkı en başta olduğu gibi farklı bulurlar. Allah tektir eşi benzeri yoktur. Hazreti Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğu gerçeğine döner ikisini aynı değil, farklı görür. Yani sülûkün sonunda varılan yer, yine şeriatin hakikat olduğu, şeriatin haricinde hakikat olmadığıdır. Şeriate uymayan hakikat, hakikat değildir. Yani cem makamını geçerken söylenen sözlerin, şeriate uymadığını, şeriate uymayanın da hakikat olamayacağını söylüyor.
Kaynak: http://www.reddulmuhtar.com/index.php/568-bayram-hocanin-muhammed-allah-sozunun-izahi.html
V – Hallac-ı Mansur “Enel-Hak Dedi. Bu Sözün Anlamı, “Ben Hakkım” Demek İse De “Haktan Başka Hiç Kimse Yok” Demek İstemişti. Hallac-ı Mansur, O Halde Allah (c.c.)’Tan Başka Bir Varlık Düşünemediği İçin, Kendini De Yok Gördüğü İçin “Ben Hakk’ım!” Derken Kendini Değil, Allah (c.c)’yi Kasdetmiştir
İmam-ı Rabbani Hazretleri:
Hallac-ı Mansur’un, bu makamdan çıkıp normale dönmesi lazımdı. Dönemediği için yargılandı ve öldürüldü. Fakat o kararı veren tasavvuf âlimleri ve diğerleri Hallac-ı Mansur’u tekfir etmedi.
Bu makamından çıkamayan Hallac-ı Mansur “Enel-Hak dedi. Bu sözün anlamı, (Ben Hakkım) demek ise de (Haktan başka hiç kimse yok) demek istemişti.
Bu makamda Hak’tan gayri her şeyi, O’nun ziya-i vücudunun bir gölgesinin gölgesi olması itibarıyla unutur ve bütün benliğiyle asla yönelir.
Hallac-ı Mansur, o halde Allah (Celle Celalühü)’tan başka bir varlık düşünemediği için, kendini de yok gördüğü için “Ben Hakk’ım!” derken kendini değil, Allah Celle Celaluhû’yu kasdetmiştir. Çünkü Allah Celle Celaluhû’dan başka bir varlık düşünmüyor, görmüyordu. Mekkeli müşrikler bile Allah eşittir putlarımız, dememişken olayı bu yöne çekmeye çalışıp böyle olduğunu insanlara anlatmaya çalışanlar var. Ya yukarda anlatılanları bilmediğinden ya da art niyetli kimseler olduğu için böyle konuşuyorlar.
Kaynak: http://www.reddulmuhtar.com/index.php/568-bayram-hocanin-muhammed-allah-sozunun-izahi.html
VI – Bu Sözlere Zahiren Küfür Denebilinir. Ama O Sözü Söyleyenleri Şirk İle Tekfir Etmemek Lazım. Bir İnsanın İçki İçip, Şarhoş Olması Sonucunda, Kendinde Olmadan Söylediği Acayip Sözleri Sağlıklı Bir İnsan Sözü Gibi Görülmez, Bulunduğu Duruma Göre Mazur Görülür
Bu sözlere zahiren küfür denebilinir. Ama o sözü söyleyenleri şirk ile tekfir etmemek lazım.Normal iken mantıklı ve sözlerine itimat edilen bir insanın içki içip, şarhoş olması sonucunda, kendinde olmadan söylediği acayip sözleri, ameliyattan önce narkoz verilmiş bir insanın acayip sözleri, psikolojik tedavi gören bir kimsenin söylediği acayip sözleri, bir kişinin aşırı sevinçli ve heyecanlı anlarında söylediği acayip sözleri sağlıklı bir insan sözü gibi görülmez, bulunduğu duruma göre mazur görülür.
Kaynak: http://www.reddulmuhtar.com/index.php/568-bayram-hocanin-muhammed-allah-sozunun-izahi.html