I – Risale-i Nur Başka Kitablara Benzemez. Kelimelerinde Hattâ Bazan Harfler Ve Noktalarında Ehemmiyetli Mes’eleler Bulunur. Bir Harfin Veya Bir Noktanın Yanlışı İle Bozulur, Mes’ele Değişir.
II – Büyük Mektublar Meydana Çıktıktan Sonra, Küçükler De Umumun Nazarına Gösterilmesi Lâzımgeldi. Halbuki Tanzimsiz, Müşevveş Bir Surette İdiler. Onlar Ne Hal İle Yazılmış İse, Öyle Kalması Lâzım Geliyordu. Sonradan Tashih Ve Tanzim Etmeye Me’zun Değiliz !…
.
I – Risale-i Nur Başka Kitablara Benzemez. Kelimelerinde Hattâ Bazan Harfler Ve Noktalarında Ehemmiyetli Mes’eleler Bulunur. Bir Harfin Veya Bir Noktanın Yanlışı İle Bozulur, Mes’ele Değişir.
“.. İfadelerim başkasına benzemiyor. Bir harfin ve bazan bir noktanın yanlışıyla bir mes’ele değişir, mana bozulur.
Şualar 486
Sâlisen: Risale-i Nur başka kitablara benzemez. Kelimelerinde hattâ bazan harfler ve noktalarında ehemmiyetli mes’eleler bulunur. Bir harfin veya bir noktanın yanlışı ile bozulur, mes’ele değişir. Bunun için tashihe çok dikkat lâzımdır, belki kitabet kadar mühimdir.
Kaynak: Yazma Emirdağ Lahikası
Kaynak: Facebook / Risale-i Nur
Kaynak: http://www.risaleforum.net/risale-analiz-ve-calismalar-488/sadelestirme-analizi-509/192623-sadelestirme-mason-planidir.html
.
II – Büyük Mektublar Meydana Çıktıktan Sonra, Küçükler De Umumun Nazarına Gösterilmesi Lâzımgeldi. Halbuki Tanzimsiz, Müşevveş Bir Surette İdiler. Onlar Ne Hal İle Yazılmış İse, Öyle Kalması Lâzım Geliyordu. Sonradan Tashih Ve Tanzim Etmeye Me’zun Değiliz !…
“Kardeşlerime ihtar ediyorum ki:
Bu küçük mektubları hususî bir surette, hususî bazı kardeşlerime yazmıştım. Büyük mektublar meydana çıktıktan sonra, küçükler de umumun nazarına gösterilmesi lâzımgeldi. Halbuki tanzimsiz, müşevveş bir surette idiler.
Onlar ne hal ile yazılmış ise, öyle kalması lâzım geliyordu. Sonradan tashih ve tanzim etmeye me’zun değiliz!
İşte bu Onbirinci Mektub, perişan bir surette, birbirinden çok uzak dört mes’eleden ibarettir. Hem müşevveş, hem perişandır. Fakat şâirlerin ve ehl-i aşkın, zülf-ü perişanı sevdikleri ve istihsan ettikleri nev’inden, bu mektub da -zülf-ü perişan tarzında- soğuk tasannu’ karışmadan, hararet ve halâvet-i asliyesini muhafaza etmek niyetiyle kendi halinde bırakılmış.”
Kaynak: Mektubat, Fihriste-i Mektûbat; 488.Shf.
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/mektubat/otuz-ucuncu-mektub/476