I – Rahib Kendisine ‘Mesih (a.s) Kırk Gün Aç Kalırdı. Bu İse Ancak Bir Peygamberin Veya Bir Sıddîkîn Mucizesi Olabilir’ Dedi. Bunun Üzerine Sûfi Râhib’e Şöyle Dedi: Eğer Ben Elli Gün Aç Kalırsam, Şu Anda Üzerinde Bulunduğun Dini Terkedip İslâm’a Girer Misin? Evet. Bu Söz Üzerine Sûfî Oturdu; Elli Günü Bu Şekilde Dolduruncaya Kadar Ancak Râhibin Görebileceği Yerlere Gidip Geldi. Elli Günden Sonra ‘Bundan Daha Fazlasını Da Yapabilirim’ Dedi. Ve Böylece Altmışa Tamamlayıncaya Kadar Açlığa Devam Etti. Bunun Üzerine Râhib Çok Şaşırdı Ve ‘Hiç Kimsenin Bu Hususta Hz, İsa’yı Geçeceğini Sanmazdım’ Diyerek Müslüman Oldu.
.
I – Rahib Kendisine ‘Mesih (a.s) Kırk Gün Aç Kalırdı. Bu İse Ancak Bir Peygamberin Veya Bir Sıddîkîn Mucizesi Olabilir’ Dedi. Bunun Üzerine Sûfi Râhib’e Şöyle Dedi: Eğer Ben Elli Gün Aç Kalırsam, Şu Anda Üzerinde Bulunduğun Dini Terkedip İslâm’a Girer Misin? Evet. Bu Söz Üzerine Sûfî Oturdu; Elli Günü Bu Şekilde Dolduruncaya Kadar Ancak Râhibin Görebileceği Yerlere Gidip Geldi. Elli Günden Sonra ‘Bundan Daha Fazlasını Da Yapabilirim’ Dedi. Ve Böylece Altmışa Tamamlayıncaya Kadar Açlığa Devam Etti. Bunun Üzerine Râhib Çok Şaşırdı Ve ‘Hiç Kimsenin Bu Hususta Hz, İsa’yı Geçeceğini Sanmazdım’ Diyerek Müslüman Oldu.
Âlimlerden biri şöyle buyurmuştur: ‘Kırk gün Allah rızası için açlık çeken kimse için melekût âleminin kapıları açılır; yani ilâhî sırların bir kısmı ona âyân olur’. Sûfînin biri, bir rahib’e müslüman olarak, içinde bocalayıp durduğu gururu terketmesini teklif etti ve bu hususta onunla uzun uzadıya konuştu. Sonunda rahib kendisine ‘Mesih (a.s) kırk gün aç kalırdı. Bu ise ancak bir peygamberin veya bir sıddîkîn mucizesi olabilir’ dedi. Bunun üzerine sûfi râhib’e şöyle dedi:
– Eğer ben elli gün aç kalırsam, şu anda üzerinde bulunduğun dini terkedip İslâm’a girer misin? İslâm dininin hak ve üzerinde bulunduğun dînin de bâtıl olduğuna inanır mısın?
-Evet
Bu söz üzerine sûfî oturdu; elli günü bu şekilde dolduruncaya kadar ancak râhibin görebileceği yerlere gidip geldi. Elli günden sonra ‘Bundan daha fazlasını da yapabilirim’ dedi ve böylece altmışa tamamlayıncaya kadar açlığa devam etti. Bunun üzerine râhib çok şaşırdı ve ‘Hiç kimsenin bu hususta Hz, İsa’yı geçeceğini sanmazdım’ diyerek müslüman oldu. Bu büyük bir derecedir. Buna ancak keşfe mazhar olan sabırlı kimseler erişebilir. Böyle kimseler, tabiat ve âdetinden kestiği şeylerin müşahedesiyle meşgul olup nefsine açlığını ve ihtiyacını unutturmuştur.
Kaynak: http://derindusun.com/depo/oku/gazalikulliyati/ihya/4/sehvet/870.htm
Kaynak: Kalplerin Azığı – Kutü’l – Kulub, Ebu Talib El-Mekk, Sy.69