O Hakikatli Yakalamış Büyüklerden Bir Büyüktü. Zindana Koyuyorlardı Tövbe Et Diye, Tövbe Etmiyordu. Dediler Diline Sahip Çık Hallaç! Yanlış Yapıyorsun! Hallac-ı Mansur Diyecek Ki: Ben Dönemem Ki, Ben Doğruyu Söylüyorum. Ben Yanlış Bir Şey Söylemiyorum Ki? Diyordu. “Ben Allah Var Diyorum”. “Her Yerde O Var” Diyordu.. Ama Cümleyi İfade Ederken Yanlış İfade Ediyordu

I – Zindanda 300 Kişi Var. Hallacı Mansur Onlara Diyor Ki Kurtulmak İstiyor Musunuz? “Evet” Diyorlar. Halacı Mansur İşaret Ediyor. O Zindanı Örten Bütün Demirler Paramparça Oluyor. Ellerimizde Zincir Var. Hallac İşaret Ediyor, Zincirler Paramparça Oluyor. Çıkın Ve Kaçın Diyorlar! Hayret Ediyorlar. “Sen Niye Kaçmıyorsun?” Diyorlar. Ben Onun Mahkumuyum. Benim İşim Var Onunla, Yani Allah’ın Kastediyor.
Zindanda 300 kişi var.
Hallacı Mansur onlara diyor ki kurtulmak istiyor musunuz? “Evet” diyorlar
Halacı mansur işaret ediyor. O zindanı örten bütün Demirler Paramparça oluyor.
Ellerimizde zincir var
Hallac işaret ediyor, zincirler paramparça oluyor.
çıkın ve kaçın diyorlar!
Hayret ediyorlar. “Sen niye kaçmıyorsun?” diyorlar.
Ben onun mahkumuyum. Benim işim var onunla, yani Allah’ın kastediyor.
O müsaade etmedikçe Ben Zindandan çıkmam.
Zindan benim içimde aslında” der Hallacı mansur.
Allah’a aşkını, Allah’a olan o azim, büyük aşkını ilan ederken. O Allah’ın bir sevdalısı idi. Bir vurgundu aslında. Onun yediği bir vurgundu.
Hallacı Mansur üst tepeden, üst noktadan iman ediyordu.
Kaynak: Youtube / Şirk Dini ve Hallaç-ı Mansur .._ Nihat Hatipoğlu_ Saadettin Merdin_ Mikail B


II – Şuna Benziyor; Hatırlar Mısınız Mevlana’ya Şemsi Tebrizi’nin Sorduğun Soruyu. Şemsi Tebrizi Diyordu Ki, Şems Diyordu, Hz Muhammed’mi Büyük, Beyazıd’ı Bestami Mi? Mevlana Dönüyordu Şemsi Tebrize, “Bu Ne Biçim Söz” Diyordu. Bu Nasıl Bir Söz Diyordu. Ama Beyazıd’ı Bestami “Ben Münezzehim” Yani “Hatalardan Arındırılmış” Diyor. Allah Beyazıd’a Nurundan Bir Parça Verdi, Beyazıd Dayanamadı İlan Etti. Hz Muhammed Milyarca Beyazıd Bestami Eder
Şuna benziyor; hatırlar mısınız Mevlana’ya Şemsi Tebrizi’nin Sorduğun soruyu.
Şemsi tebrizi diyordu ki, şems diyordu, Hz Muhammed’mi büyük, Beyazıd’ı Bestami mi?
Mevlana dönüyordu Şemsi Tebrize, “Bu ne biçim söz” diyordu. Bu nasıl bir söz diyordu.
Ama Beyazıd’ı Bestami “Ben münezzehim” yani “hatalardan arındırılmış” diyor.
Hz Muhmmed ise, “Yarabbi ben hatalıyım Beni Affet” diyorum
Mevlana, Mevlana’ya yakışır bir cümle ve cevap veriyordu.
Diyordu ki hz muhammed’in gönlü okadar geniştir ki, Allah’ın verdiği bütün nurlara alabiliyor.
Vücuduna giriyor, nur giriyor ama Hazreti Muhammed asla şaşırmıyor.
Çünkü onun muhteşem bir, böyle vücudu vardı, bir Okyanus gibiydi..
Ötekisi ise, Beyazıd’ı Bestami ise küçük bir bardak gibiydi.
Bir Okyanusa bir bardakdı.
Allah Beyazıd’a nurundan bir parça verdi, beyazıd dayanamadı ilan etti. Hz Muhammed milyarca beyazıd bestami eder.
Kaynak: Youtube / Şirk Dini ve Hallaç-ı Mansur .._ Nihat Hatipoğlu_ Saadettin Merdin_ Mikail B


III – Hallacı Mansur, Cüneydi Bağdadi İle Konuşurken, Cüneyt Onun Talebesi, Cüneyt Diyorki “Halkın Kabullenmediğini Söyleme. Diline Sahip Çık Hallaç! Yanlış Yapıyorsun! Hallacu Mansur Diyecek Ki: Ben Dönemem Ki, Ben Doğruyu Söylüyorum. Cüneydi Bağdadi Diyecekki, “Senin Son Anın, Son Nefesin Dar Ağacında Olacak Böyle Giderse” Hallacı Mansur Diyecektir: “Biliyorum, Benim Sonumda Da Acıdır. Ogün Sende Sofi Elbisesini Çıkaracak, Bir Fakih Gibi, Bir Fıkıhçı Gibi Konuşacaksın. Sonunu Biliyordu. Hangi Noktaya Geleceğinin Farkındaydı. Muhabbetin Allah’a, Aşkın, O Aşkın Tahammül Sınırları İçinde Tolare Edememenin, Anlayamamanın, Tahammül Edememenin Bir Patlaması. Volkan Gibiydi, Hallacı Mansurda.
Aslında olan şey ise, Hallacı Mansur aynı şey oluyordu .
Hallacı Mansur, Cüneydi Bağdadi ile konuşurken, Cüneyt onun talebesi, cüneyt diyorki “halkın kabullenmediğini söyleme. diline sahip çık hallaç! yanlış yapıyorsun!
Hallacı Mansur diyecek ki: Ben dönemem ki, ben doğruyu söylüyorum.
Cüneydi Bağdadi diyecekki, “senin son anın, son nefesin dar ağacında olacak böyle giderse”
Hallacı mansur diyecektir: “biliyorum, benim sonumda da acıdır. Ogün sende sofi elbisesini çıkaracak, bir fakih gibi, bir fıkıhçı gibi konuşacaksın. idam Fermanıma Sen de imza atacaksın” diyecektir.
Sonunu biliyordu. hangi noktaya geleceğinin farkındaydı.
Muhabbetin Allah’a, aşkın, o aşkın tahammül sınırları içinde tolare edememenin, anlayamamanın, Tahammül edememenin bir patlaması.
Volkan gibiydi, hallacı mansurda.
bir gün birisi, bir gayrimüslime köpek diyordu.
Hallacı Mansur dönüyordu, bir gayrimüslime köpek diyene diyordu ki, “sen içindeki köpeğin havlamasına müsade etme. Hiç kimseye köpek diyemezsin. Kainatta Merhamet nazarı ile bakıyordur Hallacı Mansur.
Kaynak: Youtube / Şirk Dini ve Hallaç-ı Mansur .._ Nihat Hatipoğlu_ Saadettin Merdin_ Mikail B


IV – O Hakikatli Yakalamış Büyüklerden Bir Büyüktü. Şöyle Diyordu: Allah’a Ulaşmak İçin 2 Rekat Bile Yeter. Bunu Söyleyen Adam, Günde 1000 Rekat Kılıyordu. Bunu Söyleyen Adam Günde 1000 Rekat Kılan Adamdı. Allah’a Ulaşmak İçin İki Rekat Namaz Yeter, Ama O İki Rekatlık Namazı Kanınla Abdestini Alacaksın! Sonra Anlayacaklardı Bu Sözden Maksat Ne
O hakikatli yakalamış büyüklerden bir büyüktü.
Şöyle diyordu: Allah’a ulaşmak için 2 rekat bile yeter.
Bunu söyleyen adam, günde 1000 rekat kılıyordu. Bunu söyleyen adam günde 1000 rekat kılan adamdı
Allah’a ulaşmak için iki rekat namaz yeter, ama o iki rekatlık namazı Kanınla abdestini alacaksın!
Sonra anlayacaklardı bu sözden maksat ne.
Hallacı Mansur öyle ifade ediyordu..
Kaynak: Youtube / Şirk Dini ve Hallaç-ı Mansur .._ Nihat Hatipoğlu_ Saadettin Merdin_ Mikail B


V – Yazın Kış Meyvesini Yiyordu Zindanda, Kışın Yaz Meyvesi Diyordur. Zindana Koyuyorlardı Tövbe Et Diye, Tövbe Etmiyordu. “Ben Yanlış Bir Şey Söylemiyorum Ki” Diyordu. Ben Allah Var Diyorum. Her Yerde O Var Diyordu.. Ama Cümleyi İfade Ederken Yanlış İfade Ediyordu. İfade Ederken Kendinde Değildi.. Tıpkı Beyazıd’ı Bestami Gibi
Yazın kış meyvesini yiyordu Zindanda, kışın yaz meyvesi diyordur
Zindana koyuyorlardı tövbe et diye, tövbe etmiyordu.
“Ben yanlış bir şey söylemiyorum ki” diyordu.
Ben Allah var diyorum. her yerde o var diyordu.. ama cümleyi ifade ederken Yanlış ifade ediyordu.
İfade ederken kendinde değildi..
Tıpkı Beyazıd’ı Bestami gibi
Beyazıd’ı Bestami diyordu ki, ben “subhanım, kendimi tenzih ederim. Ben de hiçbir eksiklik yok.” Bu cümleyi ancak Allah söyleyebilir…
Kaynak: Youtube / Şirk Dini ve Hallaç-ı Mansur .._ Nihat Hatipoğlu_ Saadettin Merdin_ Mikail B

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın