Ben Hayatımı Hapislerde Çürütmüşüm, Açlıkla İmtihan Edilmişim, Nedirki Senin Cehennem Dediğin? Cenâb-ı Hak Nefse Demiş Ki: “Ben Neyim, Sen Nesin?” Nefis Demiş: “Ben Benim, Sen Sensin.” Azap Vermiş, Cehenneme Atmış, Yine Sormuş. Yine Demiş: “Ben Benim, Sen Sensin”. Ama Sonra Açlıkla Azap Vermiş. Yani Aç Bırakmış. Yine Sormuş: “Ben Neyim, Sen Nesin?”B. usefer Nefis Demiş: “Sen Benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben Senin Âciz Bir Abdinim”

I – Cenâb-I Hak Nefse Demiş Ki: “Ben Neyim, Sen Nesin?” Nefis Demiş: “Ben Benim, Sen Sensin.” Azap Vermiş, Cehenneme Atmış, Yine Sormuş. Yine Demiş: “Ene Ene, Ente Ente.” Hangi Nevi Azâbı Vermiş, Enâniyetten Vazgeçmemiş. Sonra Açlıkla Azap Vermiş. Yani Aç Bırakmış. Yine Sormuş: “Men Ene? Ve Mâ Ente?” Nefis Demiş: “Ente Rabbiye’r-Rahîm, Ve Ene Abdüke’l-âciz.” Yani, “Sen Benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben Senin Âciz Bir Abdinim

(Ayet) Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.

(Ayet) (Görevli meleğe şöyle seslenirler:) “Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin.” O da, “Siz hep böyle kalacaksınız” der

(Ayet) Gerçek şu ki, sizi gelmesi yakın bir azapla uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi, (bu yeni hayatı için dünyadan) bizzat kendi elleriyle ne hazırlayıp gönderdiğine bakar ve kâfir, “Ah ne olurdu, (şuurlu, sorumlu bir varlık olacağıma) keşke toprak olaydım!” der.

.

I – Cenâb-I Hak Nefse Demiş Ki: “Ben Neyim, Sen Nesin?” Nefis Demiş: “Ben Benim, Sen Sensin.” Azap Vermiş, Cehenneme Atmış, Yine Sormuş. Yine Demiş: “Ene Ene, Ente Ente.” Hangi Nevi Azâbı Vermiş, Enâniyetten Vazgeçmemiş. Sonra Açlıkla Azap Vermiş. Yani Aç Bırakmış. Yine Sormuş: “Men Ene? Ve Mâ Ente?” Nefis Demiş: “Ente Rabbiye’r-Rahîm, Ve Ene Abdüke’l-âciz.” Yani, “Sen Benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben Senin Âciz Bir Abdinim
Hadisin rivayetlerinde vardır ki:
Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: “Ben neyim, sen nesin?”
Nefis demiş: “Ben benim, Sen sensin.”
Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: “Ene ene, ente ente.” Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten vazgeçmemiş.
Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş: “Men ene? Ve mâ ente?”
Nefis demiş: “Ente Rabbiye’r-Rahîm., Ve ene abdüke’l-âciz.” Yani, “Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim.
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektub, Sayfa 393
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/mektubat/yirmi-dokuzuncu-mektub/393

.

(Ayet) Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
İnşikak;
10-13. Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.

.

(Ayet) (Görevli meleğe şöyle seslenirler:) “Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin.” O da, “Siz hep böyle kalacaksınız” der
Zuhruf
77. Cehennemde şöyle seslenilir: “Ey Nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın.” Nöbetçi: “Siz böyle kalacaksınız” der.

.

(Ayet) Gerçek şu ki, sizi gelmesi yakın bir azapla uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi, (bu yeni hayatı için dünyadan) bizzat kendi elleriyle ne hazırlayıp gönderdiğine bakar ve kâfir, “Ah ne olurdu, (şuurlu, sorumlu bir varlık olacağıma) keşke toprak olaydım!” der.
Nebe
40. Gerçek şu ki, sizi gelmesi yakın bir azapla uyarmış bulunuyoruz. O gün kişi, (bu yeni hayatı için dünyadan) bizzat kendi elleriyle ne hazırlayıp gönderdiğine bakar ve kâfir, “Ah ne olurdu, (şuurlu, sorumlu bir varlık olacağıma) keşke toprak olaydım!” der.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın