I – Cidden, Said Nursinin Kitapları, Nasıl Oluyorda Bugün Her Caminin Kitaplığında, Hemde Diyanet Desteğiyle Yer Alıyor?
II – 1965 Yılına Kadar, Hiçbir İlim Ehli Nurculara İtibar Etmiyordu, Dönüm Noktası 1965’te Başladı. Nerede Başladı? Getirdiler Bir Zatı Diyanet İşleri Başkan Vekilliğine. O Zatı Zaten Başkan Yapmak İstediler Fakat İstenilen Özellikleri Tutmuyordu, İlahiyat Mezunu Değildi. Birde 18 Sene Emeği/Hizmeti Olacak. O Şartları Haiz Değildi. Onun İçin Başkan Yardımcılığına Getirdiler, Fakat Bütün Yetki Onda, Mühür Onda, Başkan Sembolik Olarak Yerinde Oturuyor. Şimdi Bu Dönüm Noktası Oldu. Daha Sonra Yavaş Yavaş Diyanete Yerleştirdiler Kendi Kadrolarını. Sonra Diyanet Vakfını Da Ele Geçirdiler..
.
I – Cidden, Said Nursinin Kitapları, Nasıl Oluyorda Bugün Her Caminin Kitaplığında, Hemde Diyanet Desteğiyle Yer Alıyor?
Yolüstünde ikindi namazını kılmak için durduğum herhangi bir caminin kütüphanesi;

.
II – 1965 Yılına Kadar, Hiçbir İlim Ehli Nurculara İtibar Etmiyordu, Dönüm Noktası 1965’te Başladı. Nerede Başladı? Getirdiler Bir Zatı Diyanet İşleri Başkan Vekilliğine. O Zatı Zaten Başkan Yapmak İstediler Fakat İstenilen Özellikleri Tutmuyordu, İlahiyat Mezunu Değildi. Birde 18 Sene Emeği/Hizmeti Olacak. O Şartları Haiz Değildi. Onun İçin Başkan Yardımcılığına Getirdiler, Fakat Bütün Yetki Onda, Mühür Onda, Başkan Sembolik Olarak Yerinde Oturuyor. Şimdi Bu Dönüm Noktası Oldu. Daha Sonra Yavaş Yavaş Diyanete Yerleştirdiler Kendi Kadrolarını. Sonra Diyanet Vakfını Da Ele Geçirdiler..
Bunlar 1965 yılına kadar, hiçbir ilim ehli bunlara itibar etmiyordu, bunları tarihçesi biliyorum ben.
Dönüm noktası 1965’te başladı.
Nerede başladı?
Getirdiler bir Diyanet İşleri başkan vekilliğine, bir zaatı getirdiler. O zatı zaten başkan yapmak istediler fakat (istenilen özellikleri) tutmuyordu, İlahiyat mezunu değildi.
Birde 18 sene emeği/hizmeti olacak. o şartları haiz değildi.
Onun için başkan yardımcılığına getirdiler, fakat bütün yetki onda, mühür onda, Başkan sembolik olarak yerinde oturuyor.
İlk önce Diyanete yerleştirmeye çalıştı o
Edirne’de müftülük yaparken, bu şimdiki Amerika’daki zat da onun yanında imamlık yaptı
Sonra o zaatı, Edirne’de müftü iken, İzmirde, Kestanepazarındaki Dernek, öğrencilere (eğitim/burs) vereden dernek, çok burs veriyor, öğrenci okutuyor,
O dernek yetkilileri geldi dediler ki o zata “sen geldin müftülükten ne alıyorsan biz onu bilmem kaç katını vereceğiz, gel bu derneğin başına geç”
oda naklini “Bölge Gezici Vaazı” olarak istedi
(…)
Onu oraya kestane pazarına, Ege Bölgesi gezici vaazlığına aldılar o formülle. Ve o kestane pazarındaki derneğin başına da geçti
O çok zengin bir dernek, çok burs veriyor öğrenciye.
Sene 1965’e gelindiğinde, tuttular onu İşte Diyanet İşleri başkanı yardımcılığına o zatı getirdiler.
Kestane pazarındaki Dernek yetkilileri dediler ki “sen bizi bırakıp nereye gidiyorsun sen? biz seni bırakmayız.”
Oda dedi ki “ben güvendiğim bir zati getireceğim bu derneğin başına ve kendimde Ankara’da devamlı göz kulak olacağım. Bir sorun olursa bana telefon açın, ben yine her an sizinle ilgileneceğim”
ve böylece o zati, Amerika’daki o zati yerine getirdi ve kendiside Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı oldu
Ondan sonra, o zatta daha Erzurum’da iken Nurcularla tanışmış Nurcu olmuştu. Onların arasında katılmıştı
Kendisi Erzurum’dan Ayrıldıktan 2 sene sonra da ben Erzurum’a gelmiştim, onun için ben onun çevresini falan hepsini tanıyorum yani. Kimde okuduğunu ne yaptığını biliyorum.
Bir de o zat oradan ayrılmadan önce, o diyanet işleri başkan yardımcılığına giden zat, o dirayetli bir insandı.
Yani burada İstanbul’da büyümüş, İstanbul beyefendisiydi. Kabataş Lisesi’nden terkti, Kabataş lisesini bitirmemişti fakat İstanbul’da eski hocalarından da Arapça ders almıştı yani.
Ve bu arada Bağdat’a gitti, 2 sene de orada Arapça’sını kuvvetlendirmişti, geliştirmişti.
İşte o zat orada de bir tane de Kolej kurmuştu, özel Koleji.
İşte Şimdi bu dönüm noktası oldu. Diyanet yavaş yavaş diyanete yerleştirdiler kendi kadrolarını.
Sonra Diyanet Vakfını da ele geçirdiler.
İşte 1965, dönüm noktası odur.
Bunu bilmeyen yok
Ben bunları, benimle gitmesin, bir belge olarak (kalsın diye) anlatıyorum yani.
bunu bilende yoktur yani
Kaynak: Youtube / Ali Akın Meali ve Müslümanlar İçinde Yok Edilen Tevhid İnancı.. (Dk: 1.21.35)