I – Otuz Veya Kırk Senedir Ki Nefsim Havucu Hurma Pekmezine Batınp Yemek İstiyor, Fakat Yine De Ona İtaat Etmedim,
II – Cüneyd Bana Bir Dirhem Verdi Ve: Bununla Bana İncirin En İyisini Al, Dedi. Gittim, İnciri Aldım, Îftar Edince Bir İncir Alıp Ağzına Koydu, Sonra Geri Çıkardı Ve Ağlayarak: Bunu Al, Götür, Dedi. Böyle Davranmasının Sebebini Sordum. Dedi Ki: Kalbimde Hatiften İşittiğim Bir Ses: Utanmıyor Musun? Benim İçin Terkettiğin Nefsâni Arzulara Sonradan Nasıl Avdet Ediyorsun!
III – İbrahim Havvâs Diyor Ki: Şam’da Lükâm Dağında Bulunuyordum. Bir Nar Gördüm. Canım Nar İstedi. Üzerine Eşşek Arıları Üşüşen Bir Adam Dediki: Allah Taâlâ’ya Münacaatta Bulunsaydın Da Seni Nar Yeme Arzusundan Korusaydı Olmaz Mı İdi? Şüphe Yok Ki, İnsan Arıların Sokmasının Acısını Dünyada Çeker, Halbuki Nanrın Sokmasının Elemini Âhirette Çekecektir” Dedi. Adamı Hâli İle Başbaşa Bıraktım Ve Oradan Savuşup Gittim.
(Ayet) De ki: “Allah’ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş? Ey iman sahipleri! Allah’ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah’ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah’a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır
.
I – Otuz Veya Kırk Senedir Ki Nefsim Havucu Hurma Pekmezine Batınp Yemek İstiyor, Fakat Yine De Ona İtaat Etmedim,
Serî Sakati: Otuz veya kırk senedir ki nefsim havucu hurma pekmezine batınp yemek istiyor, fakat yine de ona itaat etmedim, demiştir. (S.248)
Kaynak: Kuşeyri Risalesi-S.Uludağ, Dergah Yayınları, 1.Baskı, İst-1978
Kaynak: İsfehânî, Hilyetü’l-Evliyâ, s. 119; Kuşeyrî, er-Risâle, s. 94 (trc.: s. 240);; Attâr, Tezkiretü’lEvliyâ, s. 364; İbnü’l-Cevzî, Sıfatü’s-Safve, s. 233; Zehebî, Siyer, s. 186; Münâvî, elKevâkibü’d-Dürriyye, s. 417.
.
II – Cüneyd Bana Bir Dirhem Verdi Ve: Bununla Bana İncirin En İyisini Al, Dedi. Gittim, İnciri Aldım, Îftar Edince Bir İncir Alıp Ağzına Koydu, Sonra Geri Çıkardı Ve Ağlayarak: Bunu Al, Götür, Dedi. Böyle Davranmasının Sebebini Sordum. Dedi Ki: Kalbimde Hatiften İşittiğim Bir Ses: Utanmıyor Musun? Benim İçin Terkettiğin Nefsâni Arzulara Sonradan Nasıl Avdet Ediyorsun!
Ca’fer b. Nusayr diyor ki: Cüneyd bana bir dirhem verdi ve: Bununla bana incirin en iyisini al, dedi. Gittim, inciri aldım, îftar edince bir incir alıp ağzına koydu, sonra geri çıkardı ve ağlayarak: Bunu al, götür, dedi. Böyle davranmasının sebebini sordum. Dedi ki: Kalbimde hatiften işittiğim bir ses: Utanmıyor musun? Benim için terkettiğin nefsâni arzulara sonradan nasıl avdet ediyorsun!
Kaynak: Kuşeyri Risalesi-S.Uludağ, Dergah Yayınları, 1.Baskı, İst-1978(S.249)
.
III – İbrahim Havvâs Diyor Ki: Şam’da Lükâm Dağında Bulunuyordum. Bir Nar Gördüm. Canım Nar İstedi. Üzerine Eşşek Arıları Üşüşen Bir Adam Dediki: Allah Taâlâ’ya Münacaatta Bulunsaydın Da Seni Nar Yeme Arzusundan Korusaydı Olmaz Mı İdi? Şüphe Yok Ki, İnsan Arıların Sokmasının Acısını Dünyada Çeker, Halbuki Nanrın Sokmasının Elemini Âhirette Çekecektir” Dedi. Adamı Hâli İle Başbaşa Bıraktım Ve Oradan Savuşup Gittim.
İbrahim Havvâs diyor ki: Şam’da Lükâm dağında bulunuyordum. Bir nar gördüm. Canım nar istedi. Yaklaştım ve bir nar kopardım, ikiye böldüm, ekşi olduğunu gördüm, narı bıraktım ve oradan geçip gittim, yola atılmış bir adama rastladım, üzerine eşek arıları üşüşmüştü. Adama «selâmün aleyküm» dedim. Adam «aley-küm selâm» ya İbrahim! diye karşılık verdi. Beni nasıl tanıdın? diye sordum. Allah Taâlâ’yı tanıyan bir kimse (arif billah) için hiç bir şey gizli kalmaz, dedi. Görüyorum ki Allah Taâlâ ile özel bir halin var, münacaatta bulunsan da seni şu arılardan korusa olmaz mı? dedim. Tersine senin Allah Taâlâ ile özel bir durumun mevcut olduğu görüşündeyim, münacaatta bulunsaydın da seni nar yeme arzusundan korusaydı olmaz mı idi? Şüphe yok ki, insan arıların sokmasının acısını dünyada çeker, halbuki nanrın sokmasının elemini âhirette çekecektir, dedi. Adamı hâli ile başbaşa bıraktım ve oradan savuşup gittim. (S.248)
Kaynak: Kuşeyri Risalesi-S.Uludağ, Dergah Yayınları, 1.Baskı, İst-1978
.
(Ayet) De ki: “Allah’ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş? Ey iman sahipleri! Allah’ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah’ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah’a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır
Maide Suresi
87. Ey iman sahipleri! Allah’ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah azıp sınırı aşanları sevmez.
En’âm Suresi
140. Allah’ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah’a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır.”
A’râf Suresi
32. De ki: “Allah’ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?
Nahl Suresi;
116. Yalan düzerek Allah’a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle ‘Şu helaldir, şu da haramdır!’ demeyin. Yalan düzerek Allah’a iftira edenler kurtulamazlar.”