Tefsir, Kelam-ı İlahiden Murad-ı İlahiyi Anlamak Demektir. Tefsir İçin Gereken 15 Ana İlimden Birisi (Kalb İlmi)Dir. Allahü Teâlânın Rasih İlimli Âlimlere Vasıtasız Olarak İhsan Ettiği Bu Kalb İlmine Mevhibe De Denir. Bir Kimse Diğer 14 İlmi Bilse, Mevhibeye Sahip Olmazsa Tefsiri Muteber Olmaz. Yaptığı Tefsir Kendi Görüşü Olduğundan Cehennemde Azaba Düçar Olur

I – Tefsir İçin Gereken 15 Ana İlimden Birisi Kalb İlmidir. Allahü Teâlânın Rasih İlimli Âlimlere Vasıtasız Olarak İhsan Ettiği Bu Kalb İlmine Mevhibe De Denir. Bir Kimse Diğer 14 İlmi Bilse, Mevhibeye Sahip Olmazsa Tefsiri Muteber Olmaz. Yaptığı Tefsir Kendi Görüşü Olduğundan Cehennemde Azaba Düçar Olur

.

I – Tefsir İçin Gereken 15 Ana İlimden Birisi Kalb İlmidir. Allahü Teâlânın Rasih İlimli Âlimlere Vasıtasız Olarak İhsan Ettiği Bu Kalb İlmine Mevhibe De Denir. Bir Kimse Diğer 14 İlmi Bilse, Mevhibeye Sahip Olmazsa Tefsiri Muteber Olmaz. Yaptığı Tefsir Kendi Görüşü Olduğundan Cehennemde Azaba Düçar Olur
SORULARLA İSLAMİYET / SESLİ
Tefsir, meal ve tevil
Sual: Tefsir ne demektir?
CEVAP
Tefsir, kelam-ı ilahiden murad-ı ilahiyi anlamak demektir.
Tefsir için gereken 15 ana ilimden birisi (Kalb ilmi)dir. Allahü teâlânın rasih ilimli âlimlere vasıtasız olarak ihsan ettiği bu kalb ilmine Mevhibe de denir. Bir kimse diğer 14 ilmi bilse, mevhibeye sahip olmazsa tefsiri muteber olmaz. Yaptığı tefsir kendi görüşü olduğundan Cehennemde azaba düçar olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani]
Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile meşru yoldan çıkarmadığı için hata olur. Verdiği mana yanlış ise imanı gider.
Kur’an-ı kerim, hiçbir dile, hatta Arapçaya bile tercüme edilemez. Her hangi bir şiirin kendi diline bile tam olarak tercümesine imkan yoktur. Hadis-i şeriflerde de durum aynıdır. Hadis kitaplarından hadis nakletmek için hadis âlimlerinden icazet almak gerekir. (Berika c.1)
Hadis-i şerifleri ve âyet-i kerimeleri, hadis kitaplarından ve Kur’an-ı kerimden değil, hakiki İslam âlimlerinin kitaplarından nakletmelidir. Mesela, (İhya’daki hadis-i şerifte) veya (Mektubat’taki âyet-i kerimede buyuruluyor ki…) diyerek nakletmek gerekir.

Peygamber efendimiz bir gün, bir âyetin manasını Hazret-i Ebu Bekir’e anlatırken, orada bulunan Hazret-i Ömer, yapılan izahtan hiçbir şey anlamamıştır. Halbuki hadis-i şerifte (Eğer benden sonra Peygamber gelseydi, Ömer Peygamber olurdu) buyuruldu. Böyle yüksek olduğu ve arabiyi çok iyi bildiği halde, Hazret-i Ömer Kur’an-ı kerimi değil, tefsirini bile anlayamadı. Kur’an-ı kerimin manasını yalnız Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmiştir. Hadis-i şerifler Kur’an-ı kerimi, mezhep imamları hadis-i şerifleri, İslam âlimleri de mezhep imamlarının sözlerini açıklamışlardır. Kur’an-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğu, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağı, zekat nisabı, orucun ve haccın farzları ile hukuk bilgileri açıkça bildirilmemiştir.
Kaynak: http://www.ehlisunnetbuyukleri.com/Sorularla-Islamiyet/Sesli/Detay/Tefsir-meal-ve-tevil/1127

.

 

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın