I – Veliler Hakk Tarafından İlham İle Bilirler. İnsanlara Gösterilen Sırlar, Velilere Uyanık Halde Gösterilir. İşte Melekut Alemi Ona (Ârif’e) Keşf Olup, Başkalarının Uyku Halinde Rüya İle Gördüğü Şekiller Ve Haller Ve Acaiplikleri Arif Uyanıkken Müşahede Eder; Melaike-i Kiram, Nebilerin Ruhları Ve Veliler Ona Zahir Olup, Onlardan, Belki Ruh-i Muhammedi’den İstifade Eder. Öyle Büyük Şeyler Görür Ki, Anlatılamaz. Görünmedikçe Hakikatleri Bilinmez
II – Beyazıd Bestami: A Miskinler!. Bahsettiğiniz Zatlar İlmi Ölüden Almışlar. Yâni Ölüyü Ölüden Almışlar.. Biz İse İlmimizi Hiç Ölmeyenden Aldık!.
III – Bu İç İlimler Çalışmakla Elde Edilecek Şeyler Değildir. Bâyezid-i Bestâmi (k.s) Hazretlerimiz «Ben İlmî Hakk’tan Aldım» Buyururlar. Arifin Kelâmı Da Kendinden Gelmez
IV – ..Kalem Sordu; “Ey Rabbim Dervişler İçin Ne Yazayım?” Dedi Allah Teâlâ: Onlar (Dervişler) Benimdir, Ben Onlarla Beraberim. Aramızda Hiçbir Perde Ve Vasıta Yoktur, Buyurdu
.
I – Veliler Hakk Tarafından İlham İle Bilirler. İnsanlara Gösterilen Sırlar, Velilere Uyanık Halde Gösterilir. İşte Melekut Alemi Ona (Ârif’e) Keşf Olup, Başkalarının Uyku Halinde Rüya İle Gördüğü Şekiller Ve Haller Ve Acaiplikleri Arif Uyanıkken Müşahede Eder; Melaike-i Kiram, Nebilerin Ruhları Ve Veliler Ona Zahir Olup, Onlardan, Belki Ruh-i Muhammedi’den İstifade Eder. Öyle Büyük Şeyler Görür Ki, Anlatılamaz. Görünmedikçe Hakikatleri Bilinmez
Ama insanlara rüyada gösterilen sırlar, peygamber ve velîlere uyanık hâlde gösterilir. (S.580)
İlimler: Bütün insanlara öğretme ve öğrenme ile hâsıl olur. Ama nebiler, velîler ve zekîler, Hakk tarafından ilham ile bilirler. Nitekim çok ilim ve san’atlan, üstad ve birisinden öğrenmeden bulurlar. Buna ilm-i ledünni ve ilhâmı Rabbani derler. (S.580)
İşte melekut alemi ona (Ârif’e) keşf olup, başkalarının uyku halinde rüya ile gördüğü şekiller ve haller ve acaiplikleri arif uyanıkken müşahede eder; melaike-i kiram, nebilerin ruhları ve veliler ona zahir olup, onlardan, belki Ruh-i Muhammedi’den istifade eder. Öyle büyük şeyler görür ki, anlatılamaz. Görünmedikçe hakikatleri bilinmez. (S.585)
Ona âlem-i gayb da derler. O âlemde bulunanlar melekler, keribiyyûn, ukûl, nüfûs ve ervah [ruhlar] dır. Oradan mülk âlemi-ile gelmiştir. Bu, şehâdet âlemidir. Buna, âlem-i eflâk, âlem-i encüm, âlem-i anâsır ve âlem-i mevâlid de derler. Âlem-i melekût ile, âlem-i mülk arasında iki âlem daha vardır. Biri âlem-i misâl, biri de, âlem-i hayâldir. Âlem-i misâl, mutlak hayâl olup, Berzah da denir. Bu öyle bir âlemdir ki, keşf sahibleri bütün rûhları onda görürler. Doğru ve salih rüya ve vak’alarm tümü, bu âlem-i misâlde görülür. Âlem-i hayâle gelince, insanın mütehayyile kuvvetine denir. Bu âlemin aslı da âlem-i misâldir. (S.591)
Nitekim Ebû Tâlib-i Mekkî (rahmetullahi aleyh) demiştir ki: ALLAH’ı bilen âlimin üç ameli vardır: Biri zahirî ilim olup, zahir eh-line verilir. Biri bâtın ilmi olup, ancak ehline bildirilir. Üçüncüsü zahir ve bâtın ilmi değildir. O gizli bir sırdır. Kendisi ile ALLAHü Te-âlâ arasında örtülü ve saklıdır. (S.875)
Kaynak: Marifetname – Erzurumlu İbrahim hakkı, Bedir yay., İst-1993
.
II – Beyazıd Bestami: A Miskinler!. Bahsettiğiniz Zatlar İlmi Ölüden Almışlar. Yâni Ölüyü Ölüden Almışlar.. Biz İse İlmimizi Hiç Ölmeyenden Aldık!.
«A miskinler!. Bahsettiğiniz zatlar ilmi ölüden almışlar. Yâni ölüyü ölüden almışlar.. Biz ise ilmimizi hiç ölmeyenden aldık!.
Kaynak: Beyazıd Bestami ve İslam tasavvufunun özü – Celal Yıldırım, Demir Kitabevi, İstanbul-1978 (S.92)
.
III – Bu İç İlimler Çalışmakla Elde Edilecek Şeyler Değildir. Bâyezid-i Bestâmi (k.s) Hazretlerimiz «Ben İlmî Hakk’tan Aldım» Buyururlar. Arifin Kelâmı Da Kendinden Gelmez:
Bu iç ilimler Hakk’tan gelir, bunlar Hazret-i Allah’ın ihsanıdır. Çalışmakla elde edilecek şeyler değildir. Mevlâ dilediğine verir dilerse İhsan eder. Bunu böyle bilelim. Bâyezid-i Bestâmi (k.s) Hazretlerimiz «Ben ilmî Hakk’tan aldım» buyururlar. Arifin kelâmı da kendinden gelmez.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.21)
.
IV – ..Kalem Sordu; “Ey Rabbim Dervişler İçin Ne Yazayım?” Dedi Allah Teâlâ: Onlar (Dervişler) Benimdir, Ben Onlarla Beraberim. Aramızda Hiçbir Perde Ve Vasıta Yoktur, Buyurdu
“Kalem:
– Ey Rabbim Dervişler için ne yazayım? dedi.
Allah Teâlâ:
– Onlar benimdir, ben onlarla beraberim. Aramızda hiçbir perde ve vasıta yoktur, buyurdu.”
Kaynak: Aşıkların Nurları (Envâru’l-Âşıkîn)- Ahmed Bican- Türkçesi: Fatih Selim- Kitabı Sunan- Ahmed Karaman- Tercüman 1001 Temel Eser:48 Baskı: 1973 (Sayfa 47)