I – İmâm-ı Süyûtî Hazretleri, Kitabında, “Yüksek Derecedeki Velîler, Peygamberleri Ölmemiş Gibi Görürler. Peygamber Efendimizin (Sallallahü Aleyhi Ve Sellem) Musa Aleyhisselâmı Mezarında Diri Olarak Görmesi, Bir “Mu’cize” İdi. Evliyanın Da Böyle Görmeleri “Keramet” dir. Keramete İnanmamak, Câhillikden İleri Gelir” Buyurmakdadır
II – Cenâb-ı Fahr-i Kâinat (s.a) Efendinizin Görülmesi De Aynı Şekildedir. Görenin İstidadına Göre Muhtelif Şekillerde Görülür. O’nu Gördüm Sanılmasın. Ancak Her Hâlinde Ona Tam Vâris Olanlar O’nu Görebilir. Başka Hiç Kimse Hiçbir Zaman Aslını Göremez
III – Niyazi Mısrî Üsküdarda Oturdukları Sırada Kendisine Manâ Âleminden Bizzat Resûlüllah (S.A.V.) Seyr-i Sülük Ettirirdi. Ahadiyet Makamını Bizzat Resûlüllah Efendimiz Telkin Ederler, Zira Bu Makamın Sahibi Ancak Odur, Başka Kimse Telkin Edemez
.
I – İmâm-ı Süyûtî Hazretleri, Kitabında, “Yüksek Derecedeki Velîler, Peygamberleri Ölmemiş Gibi Görürler. Peygamber Efendimizin (Sallallahü Aleyhi Ve Sellem) Musa Aleyhisselâmı Mezarında Diri Olarak Görmesi, Bir “Mu’cize” İdi. Evliyanın Da Böyle Görmeleri “Keramet” dir. Keramete İnanmamak, Câhillikden İleri Gelir” Buyurmakdadır
İmam Suyuti yüksek veliler peygamberi ölmemiş gibi görürler
İmâm-ı Süyûtî hazretleri, kitabında, (Yüksek derecedeki Velîler, Peygamberleri ölmemiş gibi görürler. Peygamber efendimizin «sallALLAHü aleyhi ve sellem» Musa aleyhisselâmı mezarında diri olarak görmesi, bir [Mu’cize] idi. Evliyanın da böyle görmeleri [Keramet] dir. Keramete inanmamak, câhillikden ileri gelir) buyurmakdadır.
İbn-i Habbân ve İbn-i Mâce ve Ebû-Davud’un bildirdikleri hadîs-i şerîfde (Cum’a günleri bana çok salevât okuyunuz! Bunlar, bana bildirilir) buyuruldu. Öldükden sonra da bildirilir mi denildikde, (Toprak, Pey-gamberlerin vücûdunu çürütmez. Bir mü’min bana salevât okuyunca, bir melek bana haber vererek, minnetinden falan oğlu filân, sana selâm söy ledi ve duâ etdi der) buyurdu. Bu hadîs-i şerifler, Peygamberimizin «sal-lALLAHü aleyhi ve sellem» mezarında, dünyâdakilerin bilemediği bir hayâtla diri olduğunu göstermekdedir. Zeyd bin Seni «radıyALLAHü anh» hazretleri buyurdu ki, bir gün Resûlullah’ın «sallALLAHü aleyhi ve sellem» huzurunda oturuyordum. Mübarek yüzü gülüyordu. Bu kadar neş’eli hiç görmemişdim. Niçin tebessüm buyurduklarını sordum. (Nasıl sevinıni-yeyim? Biraz önce Cebrail aleyhisselâm müjde getirdi: ALLAHü teâiâ buyurdu ki, ümmetinden biri sana bir salevât söyleyince, ALLAHü teâlâ, ona karşılık olarak, on salevât eder dedi) buyurdu.
Kaynak: Vehhabiye Nasihat, H.Hilmi Işık, İhlas Vakfı, 11.Baskı, İst. 1979 (S.48)
.
II – Cenâb-ı Fahr-i Kâinat (s.a) Efendinizin Görülmesi De Aynı Şekildedir. Görenin İstidadına Göre Muhtelif Şekillerde Görülür. O’nu Gördüm Sanılmasın. Ancak Her Hâlinde Ona Tam Vâris Olanlar O’nu Görebilir. Başka Hiç Kimse Hiçbir Zaman Aslını Göremez
Resulullah’a Tam Varis Olanlar Onu Görebilir
Cenâb-ı Fahr-i Kâinat (s.a) Efendinizin görülmesi de aynı şekildedir. Görenin istidadına göre muhtelif şekillerde görülür. O’nu gördüm sanılmasın. Ancak her hâlinde Ona tam vâris olanlar O’nu görebilir. Başka hiç kimse hiçbir zaman aslını göremez.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982(S.117)
.
III – Niyazi Mısrî Üsküdarda Oturdukları Sırada Kendisine Manâ Âleminden Bizzat Resûlüllah (S.A.V.) Seyr-i Sülük Ettirirdi. Ahadiyet Makamını Bizzat Resûlüllah Efendimiz Telkin Ederler, Zira Bu Makamın Sahibi Ancak Odur, Başka Kimse Telkin Edemez
Niyazi Mısrî Üsküdarda oturdukla rı sırada kendisine manâ âleminden bizzat Resûlüllah (S.A.V.) seyr-i sülük ettirirdi . Bazan İmâm-ı Hasan ve İmâm-ı Hüseyn efendiler imiz dahi gelip tevhîd makamlarını gösterirler idi. Bu sâlik sıdkiyle sülük ederse, cem-ül-cemde Resûlüllah efendimiz ana gelir. Bilhassa “Ahadiyet makamı” nı bizzat Resûlüllah efendimiz telkin ederler, zira bu makamın sahibi ancak odur, başka kimse telkin edemez. İşte bir kimsenin meyi ve muhabbeti olduğu vakit son nefeste olsun ana sülük gösterilir, anı Cenâb-ı Hak kabul eder ve sâlik ise makam gösterilir. Bir sâlik tevhîd makamlarından ilki olan “Tevhid-i Efâl” görüpte, Şeyhi vefat etse, gerek bu âlemde ve gerek âhiret âleminde, yani kabirde, haşirde neşirde ana tekmil-i makâmat ettirilir. Bunu ya Şeyhi veya diğer Velîler yaparlar. Hazret-i İbrahim (A.S.) tevhidin babası olması itibariyl e bu gibi sâliklere en önce kendisi makamları gösterir, sonra diğer Velîleri tayin edip o sâlikin makamını, tamamlatır.
Kaynak: Niyazi Mısri Divanı Şerhi – Seyyid Muhammed Nur, Hazırlayan: Mahmut Sadettin Bilginer, İst-1976(S.31)