I – Tasavvufun İçerdiği Manayı Ve Ahlakı İnkâr Eden Hz. Peygamber’in (s.a.v) Getirdiği Dinin Tümünü Ve Onun Bütün Güzel Ahlaklarını İnkâr Etmiş Olur
Hucvirî k.s. şöyle demiştir: “Eğer tasavvufu inkâr edenler, sadece tasavvuf ve sûfi kelimesinin Kur’an’da bulunmadığını söylüyorlarsa bunda garipsenecek bir şey yoktur; bu doğrudur. Fakat tasavvufun içerdiği manayı ve ahlakı inkâr ederlerse, o takdirde Hz. Peygamber’in (s.a.v) getirdiği dinin tümünü ve onun bütün güzel ahlaklarını inkâr etmiş olurlar.” [18]
Kaynak: Hucvirî, Keşfu’l-Mahcûb, 54.
Kaynak: http://www.naksibenditarikati.com/detay.asp?icerikID=236
Kaynak: https://www.wattpad.com/138546391-tasavvufi-d%C3%BCnya-tasavvuf-nedir-k%C3%A2mil-m%C3%BCr%C5%9Fid-kimdir/page/2
II – Ehl-i Tasavvuf Şöyle Buyurdular: “Tasavvufun En Az Payı Tasavvuf Ehline Teslim Olmak Ve Onları İnkar Etmemektir. Çünkü, Tasavvuf Ve Tasavvuf Ehlinin İnkar Etmenin, Kur’an-ı Kerimin Yarısını, Hadis-i Şeriflerin Yarısını, Ve Ulemanın Birleştiği Ve Cem Olduğu Şeyleri İnkar Anlamını Taşımaktadır
Ehl-i tasavvuf şöyle buyurdular: “Tasavvufun en az payı tasavvuf ehline teslim olmak ve onları inkar etmemektir. Çünkü, Tasavvuf ve tasavvuf ehlinin inkar etmenin, Kur’an-ı Kerimin yarısını, Hadis-i Şeriflerin yarısını, ve Ulemanın birleştiği ve cem olduğu şeyleri inkar anlamını taşımaktadır.”
Kaynak: Cennet Yolunun Rehberi – Şeyh Seyda Muhammed Konyevi, Özkevser Vakfı Yayınları, Konya 1997 (S.119)