I – Hâtiften: Rızamı Kazanma Uğrunda Gözünü Kaybetmeyi Göze Aldın. Eğer Sen Bu Azimle Bütün Cehennemliklerin Affını Dileseydin, Dileğin Kabul Edilirdi” Diye Bir Ses Duydu
.
I – Hâtiften: Rızamı Kazanma Uğrunda Gözünü Kaybetmeyi Göze Aldın. Eğer Sen Bu Azimle Bütün Cehennemliklerin Affını Dileseydin, Dileğin Kabul Edilirdi” Diye Bir Ses Duydu
Naklederler ki bir kere Cüneyd’in gözü ağrımış, tedavi için gelen tabip:
– Sana göz lazımsa sakın gözüne su değdirme, demişti.
Tabip gidince, Cüneyd abdest alıp namaz kıldı, yattı uyudu. Uyanınca gözünün iyileşmiş olduğunu gördü.
Hâtiften:
– Rızamı kazanma uğrunda gözünü kaybetmeyi göze aldın. Eğer sen bu azimle bütün cehennemliklerin affını dileseydin, dileğin kabul edilirdi, diye bir ses duydu.
Tabip tekrar gelince özün iyileştiğini görüp:
– Ne yaptın? Diye sordu.
Cüneyd: Hiiç… Abdest aldım ve namaz kıldım, o kadar, dedi.
Tabip Hıristiyandı, derhal iman getirip:
– Bu mahlûkun değil, Hâlık’ın ilacıdır. Gözünde dert olan sen değil benim; Tabip ben değil sensin, dedi…
Kaynak: Tezkiretü’l Evliya, Feridüddin Attar, Semerkand Yayıncılık