I – Üstadın Huzurunda Mürid Kendisini Tahta Oturmuş Bir Hükümdarın Önündeki Dilenci Gibi Düşünür. Kalbini De Keşkül (Dilenci Çanağı) Gibi Düşünerek Onu Hükümdarın Önüne Koyup Bağışlayacağı Şeyi Bekler.. Talib Cenab-ı Hak’kın (c.c.) Herşeye Kadir Ve Üstadının Da Kendisiyle, Allah-u Teâlâ (c.c) Arasında Aracı Olduğuna İnanır. Bu Düsünce Onun Nefsini Tembellik Ve Ümitsizlikten Kurtarır
II – Üstadın Huzurunda: Anki Bir Kürsi Üzerine Oturmuş Bir Hükümdarın Önünde Duran Bir Fakir Gibi Bulunmak Veya Müridin Kalbi Keşkül “Dilenci Torbası” Olur Ve Bunu Açarak Bizzat Hükümdarın Huzuruna Arz Eder.
.
I – Üstadın Huzurunda Mürid Kendisini Tahta Oturmuş Bir Hükümdarın Önündeki Dilenci Gibi Düşünür. Kalbini De Keşkül (Dilenci Çanağı) Gibi Düşünerek Onu Hükümdarın Önüne Koyup Bağışlayacağı Şeyi Bekler.. Talib Cenab-ı Hak’kın (c.c.) Herşeye Kadir Ve Üstadının Da Kendisiyle, Allah-u Teâlâ (c.c) Arasında Aracı Olduğuna İnanır. Bu Düsünce Onun Nefsini Tembellik Ve Ümitsizlikten Kurtarır
Rabıta’nın birçok çeşidi vardır:
I- Üstadın Huzurunda: Mürid kendisini tahta oturmuş bir hükümdarın önündeki dilenci gibi düşünür. Kalbini de keşkül (dilenci çanağı) gibi düşünerek onu hükümdarın önüne koyup bağışlayacağı şeyi bekler.
Üstad hazır bulunduğundan burada hayal etmek gerekmez ve hayali rabıta yapılmaz. Müridde şuhud (olanğandışı görüntüler), mahviyet (kendini yok bilme), kalb sızlaması gibi şeyler olur ve korkmazsa bu hallerin artmasını ister. Fakat korku olursa rabıtayı bırakır. Eğer kendisinde her hangi bir hal belirmezse mürid üstadından yardım istemeyi en büyük kazanç bilir.
Zira talib Cenab-ı Hak’kın (c.c.) herşeye kadir ve üstadının da kendisiyle, Allah-u Teâlâ (c.c) arasında aracı olduğuna inanır. Bu düsünce onun nefsini tembellik ve ümitsizlikten kurtarır.
Kaynak: Adab-ı Fethullah – Şeyh Fethullahi Verkanisi – Menzil Yayınevi, Adıyaman, 1997 (S.24)
.
II – Üstadın Huzurunda: Anki Bir Kürsi Üzerine Oturmuş Bir Hükümdarın Önünde Duran Bir Fakir Gibi Bulunmak Veya Müridin Kalbi Keşkül “Dilenci Torbası” Olur Ve Bunu Açarak Bizzat Hükümdarın Huzuruna Arz Eder.
Şeyh Fethullah (k.s.) risalesin de de rabıtanın çeşitlerini ve açıklamasını yaparken -Üstadın huzurunda: Sanki bir kürsi üzerine oturmuş bir hükümdarın önünde duran bir fakir gibi bulunmak veya müridin kalbi keşkül “dilenci torbası” olur ve bunu açarak bizzat hükümdarın huzuruna arz eder. Bu hal hayal ile değildir. Çünkü orada üstat hazırdır ve hayale yer yoktur, üstadın vereceği şeyi bekler.
Kaynak: Seyyid Abdülhakim El Hüseyni ve Nakşibendi Tarikatı, Menzil Kitabevi, Adalet Matbaası, Ankara 1996 (S.261-262)