Soru: Gavsıma “Baba” Dersem, Hristiyanlara Benzeyerek “Baba-Oğul-Kutsal Ruh” Demiş Gibi Olmazmıyım? Halkı Hakka İrşad Eden Bir Mürşidi Kamiline Baba Denilmezmiş! Bin Dört Yüz Yıldan Beri Bu Kadar Alimler, Müslümanlar Hep Hata Mı Ettiler? Hayır! Ancak Günümüzde Bazı Kendini Bilmez Bir Takım Vahhabi Zihniyetindeki İnsanlar, Bu Gibi Soruları Sorarak Müslümanların Zihnini Karıştırıp İtikatlarını Bozmaya Çalışıyorlar

I – Mürşit, Mürid İçin Terbiye Etmede Üstlendiği Rolden Dolayı Manevi Baba Sayılır. Hatta Mürşide Baba Şeklinde De Hitap Edilir. Peygamber Muhammed’e De Sahabenin Baba Olarak Hitap Etmesiyle İlgili Manevi Ve Gerçek Babayı Ayırmak Üzere Olan Bir Kur’an Âyeti Şöyledir: “Muhammed, Sizin Adamlarınızdan Hiçbirinin Babası Değildir. Ama Allah’ın Resulü Ve Peygamberlerin Sonuncusudur. Allah Her Şeyi Hakkıyle Bilendir.” (Ahzab Suresi, 40)
Mürşit, Tasavvufta tabi olunan kâmil insan örneği. İslam tasavvuf ekollerinin hemen hemen tamamında müritlerini (tabiilerini ya da intisaplılarını) terbiye eden Kur’an-ı Kerim ve Sünneti Seniyyeye ait ölçüleri hayata geçirerek bu ölçüleri nefsinde bizzat yaşayan ve bağlılarını Dinin esasları, Dini hayat, Tevhit, Marifetullah, konusunda terbiye ederek onları fenafillaha (Allahta Fani olmaya) eriştirmek için önderlik eden öğretmen (Kelime anlamı: irşad eden.)
Mürşit, mürid için terbiye etmede üstlendiği rolden dolayı manevi baba sayılır. Hatta mürşide baba şeklinde de hitap edilir. Peygamber Muhammed’e de sahabenin baba olarak hitap etmesiyle ilgili manevi ve gerçek babayı ayırmak üzere olan bir Kur’an âyeti şöyledir:
Ahzab Suresi: 40 – Muhammed, sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. Ama Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir.
Mürşitlere izafe edilen olağanüstü hâllerden (Kerametlerden) dolayı, halk arasında “Mürşit uçmaz, mürit uçurur” deyimi kullanılır.
Kaynak: Wikipedi


II – Şeyhlere Niçin Baba Denir? Kişinin Babasından Başkasına Baba Diye Hitap Etmesi Caiz Mi? Peygamberimiz (s.a.)’in “İslamda Bir Kimse Asıl Babası Varken Bir Başkasının Babası Olduğunu Söylerse (Onun Sülbünden Geldiğini İddia Ederse) Ve Bu İddiasını Da O Kimsenin Babası Olmadığını Bilerek Yaparsa Cennet Ona Haramdır.” Hadîs-i Şerifi Delil Göstererek Baba Denmez, Diyorlar?
KİŞİNİN BABASINDAN BAŞKASINA BABA DİYE HİTAP ETMESİ CAİZ Mİ?
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’in “İslamda bir kimse asıl babası varken bir başkasının babası olduğunu söylerse (onun sülbünden geldiğini iddia ederse) ve bu iddiasını da o kimsenin babası olmadığını bilerek yaparsa cennet ona haramdır.”[1] Hadîs-i Şerifi delil göstererek baba denmez, diyorlar. Kendi babasından başkasının öz babası olduğunu iddia etmeye çalışan kimseye halk arasında piç derler. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) evladlığı Zeyd’i evlendirdi. Zeyd, geçinemeyerek karısından ayrıldı. Peygamberimize Cebrail (as) bu Zeyd’in karısını almasını söyledi. O zaman müşriklerde bir adet var idi, birisi baba derse o da oğlum, kızım derse o onun öz oğlu, ve öz kızı sayılırdı. Bu görüşü silmek için Allah’u Teâlâ: “Sen Zeyd’in karısını al, dedi.”[2] Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) onunla evlendi. Müşrikler Peygamberimiz için onun yanında durdu, baba dedi, kendinin oğlu oldu. Oğlunun da karısını aldı dediler.
Onun üzerine şu ayet geldi
“Muhammed (Sallallahu aleyhi vesellem) sizden rical mertebesine yetişen hiç bir oğlan çocuğunun babası değildir. Velakin o Allah’ın Hakk Resulüdür. Bütün peygamberlerinde baş tacıdır.”[3]
O zaman anladılar ki, baba demek ile babası olmaz, oğlum deme ile de oğlu olmazmış. Yukarıdaki hadîs-i şerifte’de babasından başkasının sülbünden geldiğini iddia ederse cennet ona haramdır, buyuruluyor.
[1] Kütüb-i Sitte, Cild 15, Hadîs No: 5323; Buhâri, Müslim, Ebû Davud’da rivayet etmişlerdir.
[2] Sure-i Ahzab, Ayet 37
[3] Sure-i Ahzab, Ayet 40
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir-#_ftnref1


III – Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Ebû Cehil’in İsmini Ebû Cehil Yani Cahillerin Babası, “Hazreti Ali’nin İsmini Ebû Turab; Yani Toprağın Babası İsmini Koymuştur
– Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) “Ebû Cehil’in ismini Ebû Cehil yani cahillerin babası koydu.” (Asıl adı; Amr ibn-i Hişam; künyesi; Ebü’l-Hakemdir.)[4]
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) “Ebû Hüreyre’nin ismini Ebû Hüreyre yani kedilerin babası koymuştur.”[5] Asıl adı Abdurrahman ibn’u Sahr’dır. Rivayete göre 5375 hadis rivayet etmiştir.[6]
Yine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) “Hazreti Ali’nin ismini Ebû Turab; Yani toprağın babası ismini koymuştur.”[7]
Eba Müslim’in ismini bütün müslümanlar, Eba Müslim yani Müslümanların babası ismini koymuştur.
Ebu Hüreyre (Radiyallahu anhu)’dan: “Cafer ibn-i Ebû Talib fakirleri çok sever, onların yanında oturur, onlarla konuşur, sohbet ederdi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’de ona Ebü’l-Mesâkin yani fakirlerin babası ismini verdi.”[8]
[4] Sahih-i Buhâri Tecrîd-i Sarih, Cild 4, Sayfa: 551
[5] Sünen-i Tirmizî, Cild 6, Hadîs No: 4091
[6] Kütüb-i Sitte, Cild 1, Sayfa: 63
[7] Sahih-i Müslim, Cild 7, Hadîs No: 38 (2409), Sayfa: 314
[8] Sünen-i ibn-i Mâce, Cild 10, Hadîs No: 4125
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir-#_ftnref1


IV – Kuran-ı Kerimde Hud Suresi 46. Ayette Cenab-I Hakk Teâlâ Hazretleri: “Kim Senin Gemine Bindi İse O Senin Ehlindir Yani Çocukların Odur” Dedi. Âyet-i Kerime’de Geçen “Kim Senin Gemine Bindiyse Ehlin Odur” Sözü, İman Etmedikten Sonra Öz Evladı Bile Olsa Allah’u Teala Yanında Hiçbir Öneminin Olmadığını Gösterir. İşte Bu Olay, Manevi Olarak Baba İle Evlat İlişkisine En Güzel Örneklerden Biri Olup Bir Şeyhe, Evliyaya, Mürşid-i Kamil’lere Müridlerinin Baba Demesi De Böyle Bir Manevi Bağlantıdan Dolayıdır. Yoksa Başka Bir Amaçtan Ötürü Değildir
Nuh (Aleyhis-selâm)’a oğlu Kenan iman etmedi. Suda boğulurken Kenan babasına çağırdı: “Baba beni kurtar, dedi. Nuh (Aleyhis-selâm) Oğlundan tarafa gemiyi çevirirken Cenab-ı Hakk Teâlâ Hazretleri: Kim senin gemine bindi ise o senin ehlindir yani çocukların odur dedi.”[9]

Âyet-i Kerime’de geçen “kim senin gemine bindiyse ehlin odur” sözü, iman etmedikten sonra öz evladı bile olsa Allah’u Teala yanında hiçbir öneminin olmadığını gösterir. Nuh (Aleyhis-selam)’a kim hakkıyla iman etmişse manevi olarak gerçek ehlinin onlar olduğu belirtilmektedir. Nitekim Nuh (Aleyhis-selam), iman etmediği için kendi öz oğlunu imkanı varken Allah’u Teala’nın emriyle kurtarmayıp iman edip gemiye binenleri kurtarıyor. İşte bu olay, manevi olarak baba ile evlat ilişkisine en güzel örneklerden biri olup bir şeyhe, evliyaya, Mürşid-i Kamil’lere müridlerinin baba demesi de böyle bir manevi bağlantıdan dolayıdır. Yoksa başka bir amaçtan ötürü değildir.
[9] Sure-i Hud, Ayet 46.
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir-#_ftnref1


V – Peygamber Efendimizde Hadislerde Buyurmuşlardırki: Takva Olanın Hepsi Evladımdır. Nebi (s.a.v) Mü’minlere Kendi Nefislerinden Daha Evladır. Zevceleri De Mü’minlerin Anneleridir
Aşağıdaki Hadis-i Şerifte bunu açıklamaktadır.
Enes İbn-i Mâlik (Radiyallahu anhu)’dan rivayetle Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz buyurdu ki: “Takva olanın hepsi evladımdır.”[10]
Yine bu husuta Hadis-i şerif:
İbn-i Abbas (Radiyallahu anhu)’dan Resûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki: “ Her sebeb ve neseb yok olabilir yalnız benim sebebim ve nesebim kıyamete kadar kaybolmaz.[11]”
Bu Hadis-i Şerif’te Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellm) efendimizin nesebim dediği, kan bağı ile olan ehl-i beyti; sebebim dediği de, yaşantısında Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem)’i örnek alıp sünneti seniyesi ile takva üzere yaşan kimselerdir.
[10] (Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 17)
[11] Taberani Mu’cem’ul Kebir, Hadis No: 2567, 2568, 2569; Râmûzu’l-Ehâdîs, Hadîs No: 4221
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir-#_ftnref1


VI – Sure-i Ahzab, Ayet 6: “Nebi (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mü’minlere Kendi Nefislerinden Daha Evladır. Zevceleri De Mü’minlerin Anneleridir
Sure-i Ahzab, Ayet 6:
Nebi (Sallallahu aleyhi vesellem) mü’minlere kendi nefislerinden daha evladır. Zevceleri de mü’minlerin anneleridir.”
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir-#_ftnref1


VII – Ebû Hüreyre (r.a)’den: Peygamberimiz (s.a.v) Buyurdu Ki: “Ben Sizin Babanız Yerindeyim. Sizlere Gereken Her Şeyi Öğretiyorum.”
Ebû Hüreyre (Radiyallahu anhu)’den: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki: “Ben sizin babanız yerindeyim. Sizlere gereken her şeyi öğretiyorum.” ilâ Ahir.[12]
Bu Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriften açıkça anlaşılmaktadır ki: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) müminlerin babası, zevceleri de anneleridir.
Hadis-i Şerif:
Hasan (Radiyallahu anhu) rivayetiyle Resûl-i Ekrem (Sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor ki: “Allah’u Teâlâ’nın rahmeti benim halifelerime olsun. Ya Resûlullah Senin halifelerin kimlerdir dediler? buyurdu ki: Sünnetimi ihya eder ve nâsa da öğretirler.”[13]
[12] Sünen-i Ebû Dâvûd, Cild 1, Hadîs No: 8; İbn-i Mâce ve Neseî’de de rivayet edilmiştir.
[13] Muhtarü’l-Ehâdîsîn Nebeviyye, Hadîs No: 250, s. 186. Râmûzu’l-Ehâdis, Hadîs No: 3633.
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir-#_ftnref1


VIII – Üç Türlü Baba Vardır: Dünyaya Getiren Baba, Kızını Veren (Evlendiren) Baba, İlim Öğreten Baba. Bunların Hayırlısı Üstadıdır. Üstad (Alim) Bir Şey Emretse, Ana-Baba Da Emretseler, Evvela Üstadın Emri Yapılır
Bu Hadis-i Şerif’e göre de peygamberimizin halifelerinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu zatlar ise mü’minlere ilim öğretip önderlik yapmaktadırlar. Dolayısıyla, o zatın ilmine inanan kişilerin, onlara baba diye hitap etmeleri bu sebeptendir.
“UMDETÜL-İSLAM” (Şir’a) dan alarak diyor ki: “Üstad (alim) bir şey emretse, ana-baba da emretseler, evvela üstadın emri yapılır. Hadîs-i Şerif de buyruldu ki:
Üç türlü baba vardır:
a- Dünyaya getiren baba.
b- Kızını veren (evlendiren) baba.
c- İlim öğreten baba. Bunların hayırlısı üstadıdır.”[14]
Eğer insanın sadece fizyolojik babasına baba denilip başka kimseye baba denilmeyecekse bir kimse neden kayınbabasına baba diyor? Baba demek caiz değilse, kendisinin çocuğu olmayan çocuğa kızım, evladım, çocuğum, yavrum, kardeşim demekte caiz değildir. Çünkü böyle derse onların babası kendinin babası veya kendinin babası onların babası olmuş oluyor. Demek ki, yaşça büyük bir adam, kendisinden küçük olana, sadece evladım, kızım oğlum demekle evladı olunmuyor. Kardeşim demekle de aynı fizyolojik anneden gelindiği iddia edilmiyor. Müslüman toplumunda 1400 yıldan beri hiç kimse bunu yanlış anlamamış.
[14] Saadeti Ebediyye, Sayfa: 401
Kaynak: https://nadiriler.com/sayfa.php?id=484


IX – Halkı Hakka İrşad Eden Bir Mürşidi Kamiline Baba Denilmesini Eleştirmeleri Sizce De Çok Manidar Değilmidir? Bin Dört Yüz Yıldan Beri Bu Kadar Alimler, Müslümanlar Hep Hata Mı Ettiler? Hayır! Hata Etmediler Ve Zaten Bu Şekilde Baba Denilmesinde Hiçbir Mahsur Olmadığı İçin Mani Olmadılar. Ancak Şimdi Bazı Kendini Bilmez Bir Takım Vahhabi Zihniyetindeki İnsanlar, Bu Gibi Soruları Sorarak Müslümanların Zihnini Karıştırıp İtikatlarını Bozmaya Çalışıyorlar
Hadis-i Şerif:
“Mümi’nin niyeti amelinden hayırlıdır.’’[15]
Müslüman bir toplumunun yaşantısındaki bu örnekler ve yazmış olduğumuz Âyet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerde bu konuyla ilgili bir çok örnek varken birilerinin bilerek halkı hakka irşad eden bir mürşidi kamiline baba denilmesini eleştirmeleri sizce de çok manidar değilmidir?
Şeyhleri ve tarikatları inkar etmek için bunun gibi kasıtlı olarak sözler söylerler. Baba denmeyeceğini söyleyen bu Vahhabi zihniyetli kişiler, “Biz Ebu Hureyre’den gelen Hadis rivayetlerini daha sahih görürüz, derler.” Ebu Hüreyre ise kedilerin babası demektir. Buna itiraz etmezler. Bunların bu hareketi deve kuşu misaline benzer: Deve kuşuna:
-Şu yükü götür dersen, ben kuşum yük götüremem, der. Uç dersen de ben deveyim der, uçamaz.
Deve kuşunun misalinde olduğu gibi bu bozuk zihniyetteki insanlar, işlerine gelen Hadis-i Şerifleri kabul edip işlerine uygun gelmezse sahih değildir diyerek karşı çıkarlar.
Allah’u Teala’nın, Nuh (Aleyhis-selam)’a gemiye binenler senin ehlindir” demesiyle Nuh (Aleyhis-selam), gemiye binen bütün insanların ve hayvanların manevi babası hükmünde oluyor. Yine Allah’u Teala, Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem)’in hanımlarına bütün mü’minlerin anneleri diye hitap ediyor. Bunları söyleyen bizzat Allah’u Teala’dır. Eğer burada zerre kadar bir sakınca olsa Allah’u Teala hazretleri böyle sakıncalı olan bir şeyi söyler mi? Hadis-i Şeriflerde de Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimiz, Ebu Hureyre hazretlerine, Ebu Hureyre (kedilerin babası), Hz. Ali efendimize Ebu Turab (Toprağın babası), Cafer-i Tayyar hazretlerine, Eb’u-Mesakin (fakirlerin babası) vs. bunun gibi yukarıda saymış olduğumuz bir çok delil mevcuttur. Burada en ufak bir sakıncası olsa Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimiz bu şekilde hitap eder miydi?
Kişinin kendi babasından başkasına baba denilmez diyen kimseler, Haşa! Allah’u Teala’nın ve Rasulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) efendimizin sakıncasını göremediği bu hususu, kendileri mi fark etmiş oluyor. Bu durum Allah’u Teala’ya ve Resulullah (Sallalahu aleyhi vesellem)’e karşı çok büyük bir saygısızlıktır. Resulullah (Sallalahu aleyhi vesellem)’den bu zamanımıza kadar binlerce alime “baba” diye hitap edilmiş. Bu hitap mahsurlu olsaydı bu alimler kendisine bu şekilde hitap ettirir miydi? Bu hitabı gören diğer alimler mahsurlu olsaydı buna müsaade eder miydi? Bin dört yüz yıldan beri bu kadar alimler, müslümanlar hep hata mı ettiler? Hayır! Hata etmediler ve zaten bu şekilde baba denilmesinde hiçbir mahsur olmadığı için mani olmadılar. Ancak şimdi bazı kendini bilmez bir takım Vahhabi zihniyetindeki insanlar, bu gibi soruları sorarak müslümanların zihnini karıştırıp itikatlarını bozmaya çalışıyorlar.
Allah’u Teala bunların şerrinden yeryüzündeki bütün müslümanları korusun! Âmin.
Kaynak: http://www.kadiritarikati.com/seyhlere-nicin-baba-denir

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın