Şeytan, Tam 70.000 Evliyayı, Bir Nur Şekline Girip “Sen Artık En Yüksek Makama Çıktın! Artık Senin İbadet Ve Taatına Lüzum Yoktur” Diyerek Küfre Götürmüştür, Ama Allah Gavsıma Şeytan İle Allah’ın Sesini Ayırabilecek İlim Verdiği İçin Şeytan Onu Kandırarmamış, Bunun Üzerine Şeytan “Sen İlmine Kurban Ol” Diye Hayıflanmiştır

I – Şeyh Abdulkadir Geylani (k.s.) bir Gün Dışarda İken, Şeytan Bir Bulutun İçine Girerek Nur Şekline Girdi Ve Ona; “Ey Abdulkadir, Sen Hakiki Olarak Makamına Eriştin. Artık Senin İbadet Ve Taatına Lüzum Yoktur” Dedi. Şeyh Abdulkadir-i Geylani; «Ey Lain Sen Bana Ne Diyorsun, Çık Oradan!» Dedi. Şeytan; “Hakikaten Sen İlmine Kurban Ol, Çünkü Senin Gibi Bu Makamda Olan Yetmiş Bin Evliyayı Küfre Götürdüm.” Dedi.
Şeyh Abdulkadir Geylani (k.s.) bir gün dışarda iken, şeytan bir bulutun içine girerek nur şekline girdi ve ona;
«Ey Abdulkadir, sen hakiki olarak makamına eriştin. Artık senin ibadet ve taatına lüzum yoktur.» dedi.
Şeyh Abdulkadir-i Geylani;
«Ey lain sen bana ne diyorsun, çık oradan!» dedi.
Şeytan;
«Eyvah, sen beni nasıl bildin.» diye sordu.
Şeyh Abdulkadir Geylani;
«İlmin bereketiyle bildim. Çünkü senin sesin bir taraftan geliyordu. Eğer Allah’ın sesi olsaydı, O’nun sesi her yerden gelecekti. Bunun için biliyorum ki, sen şeytansın.» diye cevap verdi. Bunun üzerine şeytan;
«Hakikaten sen ilmine kurban ol, çünkü senin gibi bu makamda olan yetmiş bin evliyayı küfre götürdüm.» dedi.
Kaynak: Sohbetler 1 – Şeyh Muhammed Konyevi (S.121-122)


II – Bir Defasında Kıyamda İken «Sen Artık En Yüksek Makama Çıktın!…» Diye İçten Ve Hâli Bir Ses İşittik. Hemen O Anda Cenâb-ı Hâkk’ın Lütfü Pirlerimin Tasarrufu Yetişti, O Sesin Yabancı Olduğu Ve Şeytandan Geldiği Bilindi.
Bir defasında da gece idi. İbadet ediyorduk. Kıyamda iken «Sen artık en yüksek makama çıktın!…» diye içten ve hâli bir ses işittik. Hemen o anda Cenâb-ı Hâkk’ın lütfü Pirlerimin tasarrufu yetişti, o sesin yabancı olduğu ve şeytandan geldiği bilindi. Biz kıyamda olduğumuzu zannediyorduk. Meğer Mevlâ dilediğini ibâdet esnasında yüksek bir noktaya çıkarıyormuş. Biz bunu bilmiyorduk. Yalnız gayr-i ihtiyari iniş yapmak lüzumunu hissederek derhal harekete geçtik. O kadara bilgili ki, o kadara hilesi çok ki «Şayet bu tuzağı anlarsa sıyrılmak için inişe geçer, bu sefer ben onu burada avlarım.» diye hesaplamış ve iniş yapacağımız yere kendisine ait bir kürsü kurmuş. Ayaklarımız o kürsünün üzerinde durdu, iniş yapamadık. Kursunun şeytana âit olduğunu duyuran Hazret-i Allah, kendisine sığınma lütfunu da bahşetti, istimdat sayesinde istediğimiz yere rahatça inebildik. Cenâb-ı Hakk bu çok büyük tehlikeyi bir anda bertaraf ettirdi. Bunların hepsi an içinde an oluyor.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.277-278)


III – Şeytan bir gün İmam-ı Şafii’ye: “Beni Dilediği Şekilde Yaratan Ve Dilediği Şekilde Kullanan, İstediği Zaman Cennet Ve Cehenneme Atacak Olan Allah Adil Mi Yoksa Zalim Midir?” Diye Sorar. İmam-ı Şafii Biraz Düşündükten Sonra; “Şayet Seni, Senin Arzuna Uyup Da Yaratmışsa Zulmetmiştir. Yok Şayet Kendi Dilediği Gibi Yarattıysa, O Dilediğini Yapar.” Cevabını Verir. Şeytan Sonra İmam-ı Şafii’ye; “Ey Şafii, Ben Bu Sorumla Yetmiş Bin Abidin Fikrini Bulandırıp Onları Kulluktan Alıkoydum.” Der.
Şeytan bir gün İmam-ı Şafii’ye ;
«Beni dilediği şekilde yaratan ve dilediği şekilde kullanan, istediği zaman cennet ve cehenneme atacak olan Allah adil mi yoksa zalim midir?» diye sorar.
İmam-ı Şafii biraz düşündükten sonra;
«Şayet seni, senin arzuna uyup da yaratmışsa zulmetmiştir. Yok şayet kendi dilediği gibi yarattıysa, o dilediğini yapar.» cevabını verir.
Şeytan sonra İmam-ı Şafii’ye;
«Ey Şafii, ben bu sorumla yetmiş bin abidin fikrini bulandırıp onları kulluktan alıkoydum.” der.
Kaynak: Sohbetler 1 – Şeyh Muhammed Konyevi (S.121-122)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın