O Zaten Yeryüzünde Allah’ın Vekili Ve Halifesidir. Allah’ın Hazineleri Olan Kalb Hazinelerinin Ânahtarları Onun Yanındadır;

I – Kim Ki Bu Mertebeye Ererse O Yeryüzünde Allah’ın Vekili Ve Halifesidir. Allah’ın Hazineleri Olan Kalb Hazinelerinin Ânahtarları Onun Yanındadır

.

I – Kim Ki Bu Mertebeye Ererse O Yeryüzünde Allah’ın Vekili Ve Halifesidir. Allah’ın Hazineleri Olan Kalb Hazinelerinin Ânahtarları Onun Yanındadır
Buna ilk muttali olan sırdır, özdür. Öz, bu bilgiyi kalbe aktarır. Kalb de nefs-i mutmainneye aktarır. Orada gizli bir şekilde muhafaza edilir. Nefs, bu duruma, bir müddet terbiyeden ve kalbe hizmet ettikten sonra muttali olur. Nefsin kalb ile birlikte bulunması, bir müddet mücâhede ve meşakkatlarından sonra onu bu İşe ehil kılar.. “Kim ki bu mertebeye ererse o, yeryüzünde Allah’in vekili ve halîfesidir. Artık o sırların kapısıdır. Allah’ın hazineleri olan kalb hazinelerinin ânahtarları onun yanındadır. Bu, halkın düşünce ve idraki nin ötesinde kalan bir şeydir. Avamın idrâki ona ulaşamaz. O mertebede zuhur edenlerin tamâmı. Allah’ın yarattıklarından bir zerre, deryasında bir katre ,güneşinden bir kandildir. Allah’ım, bu sırlar hakkında konuştuğum için senden özür diliyorum. Sen biliyorsun ki en mağlûbum.
Kaynak: Abdülkadir Geylani’nin Sohbetleri – Yaman Arıkan, Uyanış Yayınevi, İstanbul Tarihsiz. (S.467)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın