I – Ubeydullah El-Ahrâr Es-Semerkandî Hazretleri “Sadıklarla Beraber Olun” Âyetinin Tefsirinde Şöyle Buyurmuştur: “Şüphesiz Sadıklarla Beraber Olmak, Surette Ve Manada Onlarla Beraber Olmaktır.” Sonra Da Manevi Beraberliği Rabıta Ve Huzurla Tefsir Etmiştir Ki, Bu Ehlince Malum Olan Meşru Bir İştir
II – Rabıtaya Birinci Delil: “Ey İman Edenler Allah’dan Korkun, Bir De Sadıklarla Beraber Olun.” Ayet-i Kerimesidir. Beraberlik, Sadıklar Meclisinde Kalp Huzuruyla Bedenen Bulunmakla Beraber Gıyabında O Kemalatları Tahayyül Ederek Ve Onların Yaşadığı Hayatı Aynen Yaşayarak Hayalen, Zikren, Fikren Ve Amelen Olan Beraberliktir
III – Rabıtaya İkinci Delil Hz Yusuf’un Kadına Meylederken Hz Yakub’un Temessül Etmesidir: Andolsun Ki, Kadın Ona Meyletti. Eğer Rabbinin İşaret Ve İkazını Görmeseydi O Da Kadına Meyletmişti. İşte Böylece Biz, Kötülük Ve Fuhşu Ondan Uzaklaştırmak İçin Böyle Deliller Gösterdik. Şüphesiz O İhlaslı Kullarımızdandir
IV – Rabıtaya Delil Olan Üçüncü Ayet-i Celile: Ey İman Edenler, Allah’dan Korkun. Ona Yaklaşmaya Vesile Arayın Ve Onun Yolunda Savaşın Ta Ki Muradınıza Eresiniz” Ayetidir. Vesile Mefhumu İle Kasdedilen Şudur: Emir Taalluk Edince Ya Resulullah’a Ya Da Onun Manevi Mirasçılarına Duyulan Muhabbet Ve Bağlılıkla, O’nun Kavli Ve Fiili Sünnetlerine Aynen Birlikte İmiş Gibi Uymak Demek Olan Rabıta Allah’a Yaklaşmak İçin En Faziletli Bir Vesiledir
V – Rabıtaya Delil Olan Dördüncü Ayet-i Celile: Habibim De Ki: Eğer Allah’ı Seviyorsanız Bana Uyun Ki Allah Da Sizi Sevsin, Suçlarınızı Örtsün» Ayetidir. Burada Peygamberimize Uyulması Görmeyi Gerektirir. Bu Görme, Ya Gözümüzle Görmek Ya Da Manevi Olarak Düşünce Dünyamızda Canlandırmak Şeklinde Gerçekleşir
.
I – Ubeydullah El-Ahrâr Es-Semerkandî Hazretleri “Sadıklarla Beraber Olun” Âyetinin Tefsirinde Şöyle Buyurmuştur: “Şüphesiz Sadıklarla Beraber Olmak, Surette Ve Manada Onlarla Beraber Olmaktır.” Sonra Da Manevi Beraberliği Rabıta Ve Huzurla Tefsir Etmiştir Ki, Bu Ehlince Malum Olan Meşru Bir İştir
Ubeydullah el-Ahrâr es-Semerkandî hazretleri “Sadıklarla beraber olun.” (Tevbe 9/119) âyetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz sadıklarla beraber olmak, surette ve manada onlarla beraber olmaktır.” Sonra da manevi beraberliği rabıta ve huzurla tefsir etmiştir ki, bu ehlince malum olan meşru bir iştir.”
Kaynak: Ruhu’l-Furkan, c. II, s.66.
.
II – Rabıtaya Birinci Delil: “Ey İman Edenler Allah’dan Korkun, Bir De Sadıklarla Beraber Olun.” Ayet-i Kerimesidir. Beraberlik, Sadıklar Meclisinde Kalp Huzuruyla Bedenen Bulunmakla Beraber Gıyabında O Kemalatları Tahayyül Ederek Ve Onların Yaşadığı Hayatı Aynen Yaşayarak Hayalen, Zikren, Fikren Ve Amelen Olan Beraberliktir
Mevlana Halid Bağdadi hazretleri rabıtayı bid’at kabul edenler için müstakil bir risale yazmıştır. Rabıtaya delil olan ayetler:
“Ey iman edenler Allah’dan korkun, bir de sadıklarla beraber olun.” ayet-i kerimesini Hace Ubeydullah Ahrar hazretleri şöyle tefsir etmiştir:
Sadıklarla beraber olmak, imanında, amelinde, ahdinde, sözü ve özünde doğru olanları, hakikatten ayrılmayanları seçin, onlarla bir olun demektir. Hakiki beraberlik, sadıklar meclisinde kalp huzuruyla bedenen bulunmakla beraber gıyabında o kemalatları tahayyül ederek ve onların yaşadığı hayatı aynen yaşayarak hayalen, zikren, fikren ve amelen olan beraberliktir.
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996
.
III – Rabıtaya İkinci Delil Hz Yusuf’un Kadına Meylederken Hz Yakub’un Temessül Etmesidir: Andolsun Ki, Kadın Ona Meyletti. Eğer Rabbinin İşaret Ve İkazını Görmeseydi O Da Kadına Meyletmişti. İşte Böylece Biz, Kötülük Ve Fuhşu Ondan Uzaklaştırmak İçin Böyle Deliller Gösterdik. Şüphesiz O İhlaslı Kullarımızdandir
“Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için böyle deliller gösterdik. Şüphesiz o ihlaslı kullarımızdandir.”
Önce mutezile imamı olup sonra ehl-i sünnete geçen büyük tefsir sahibi Zemahşeri hazretleri bu ayetin tefsirinde Hz. Yusuf’un gaybi olarak “Sakın, sakın ha” sesini işittiğini, bu sese iltifat etmediğini ve bu sesin üç defa tekrarlandığını, neticede Hz. Yakub’un temessül ettiğini (sanki televizyonda görüldüğü gibi), bunun üzerine Hz. Yusuf’un kendisine gelip Züleyha’dan yüz çevirdiğini yazmaktadır ki bu rabıtaya açık bir işarettir.
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996
.
IV – Rabıtaya Delil Olan Üçüncü Ayet-i Celile: Ey İman Edenler, Allah’dan Korkun. Ona Yaklaşmaya Vesile Arayın Ve Onun Yolunda Savaşın Ta Ki Muradınıza Eresiniz” Ayetidir. Vesile Mefhumu İle Kasdedilen Şudur: Emir Taalluk Edince Ya Resulullah’a Ya Da Onun Manevi Mirasçılarına Duyulan Muhabbet Ve Bağlılıkla, O’nun Kavli Ve Fiili Sünnetlerine Aynen Birlikte İmiş Gibi Uymak Demek Olan Rabıta Allah’a Yaklaşmak İçin En Faziletli Bir Vesiledir
Rabıtaya delil olan üçüncü ayet-i celile:
“Ey iman edenler, Allah’dan korkun. Ona yaklaşmaya vesile arayın ve onun yolunda savaşın ta ki muradınıza eresiniz.”
Vesile mefhumu ile kasdedilen şudur: Emir taalluk edince ya Resulullah’a ya da onun manevi mirasçılarına duyulan muhabbet ve bağlılıkla, O’nun kavli ve fiili sünnetlerine aynen birlikte imiş gibi uymak demek olan rabıta Allah’a yaklaşmak için en faziletli bir vesiledir.
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996
.
V – Rabıtaya Delil Olan Dördüncü Ayet-i Celile: Habibim De Ki: Eğer Allah’ı Seviyorsanız Bana Uyun Ki Allah Da Sizi Sevsin, Suçlarınızı Örtsün» Ayetidir. Burada Peygamberimize Uyulması Görmeyi Gerektirir. Bu Görme, Ya Gözümüzle Görmek Ya Da Manevi Olarak Düşünce Dünyamızda Canlandırmak Şeklinde Gerçekleşir
Dördüncü ayet-i celile:
“Habibim de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin, suçlarınızı örtsün.”
Burada Peygamberimize uyulması görmeyi gerektirir. Bu görme, ya gözümüzle görmek ya da manevi olarak düşünce dünyamızda canlandırmak şeklinde gerçekleşir. Uymak, hem onun sıfatlarına hem manevi haline uymayı gerektirir.
Hanefi imamlarından Şeyh Ekmelüddin Şerh-i Meşarik adlı eserinde “Beni gören Hakk’ı görür.” hadis-i şerif bu ayetin tefsiri gibidir, der. Devamla, ittihadın (birleşmenin) ya uykuda ya da yakaza halinde ve bir şahsı toplamaktan ibaret olduğunu söyleyerek bu birleşmenin beş aslı gerektirdiğini ifade eder.
Bunlar: l- Zatta birleşmek 2- Sıfatta birleşmek 3- Halde birleşmek 4- Fiillerde birleşmek 5- Mertebede birleşmek.
Şu halde “Beni gören Hakk’ı görür.” hadisi ile bu beş halden biri insanda meydana gelirse, bu rabıtanın hakikatına işarettir. Kendisinden bu beş hal hasıl olan kimse dilediği zaman o aıhlarla da toplanır.
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996