(Yorum) Ankebut Suresi 41. Ayet, Şura Suresi 6. Ayet, Maide Suresi 55, Duhan Suresi 41. Ayetlerinde Gerçekten “Mevlana” Yazıyor mu? Arapça Bilmiyoruz Ya, Araştıramaz ve Anlayamayız Ya, “An Mevlen” ve “Evliyâ” (Velîler, Dostlar) Kelimesi Geçen Ayetleri “Bak Buradada Mevlana Yazıyor” Diye Anlatıp Gerçeğin Üzerini Ört Tabi.. Kim Bilecek Değilmi? Sonuçta Siz 1 Kişinin İmanını Korumak İçin Cehenneme Girmeyi Göze Almış Fedailersiniz Ya.. Allah Sizi Affedecek Ya..

(Ayet) Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.

I – Ankebut Suresi 41 Ayette Mevla/Mevlana Kelimesi Yeralmıyor. “Evliyâe”, Yani “Velîler, Dostlar” Kullanılıyor

II – Şura Suresi 6 Ayette Mevla/Mevlana Kelimesi Yeralmıyor. “Velîler, Dostlar” Olarak Geçen “Evliyâ” Kelimesi Kullanılıyor.

III – Maide Suresi 55. Ayette Mevla/Mevlana Kelimesi Yeralmıyor. “Veliyyu-Kum(u)”, Yani “Sizin Veliniz, Dostunuz” Kullanılıyor

IV – Duhan Suresi 41. Ayette “Mevlen/An Mevlen” Kelimesi, Yani “Dost / Dosttan” Olarak Geçiyor. Peki Ayetin Tamamı Bu “Dost” Hakkında Ne Diyor? “O Gün, Dostun Dosta Hiçbir Faydası Olmaz, Kendilerine Yardım Da Edilmez.”

V – Verilen Cevapta Yazılmayan, Gizlenen ve Kuran-ı Kerim’de Direk «Mevla-na» Yazan, ”Ey Rabbimiz!” İle Başlayarak Direk Allah’ı Kasteden (Benim Gördüğüm Kadarıyla) Tek Ayet Bakara Suresi 286. Ayeti: Ente Mevlâ-nâ Fe Ensur-Nâ; Yani “Sen Bizim Mevlâmızsın Artık Bize Yardım Et”;

(Ayet) İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab’da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim

.

(Ayet) Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.
Abdulbaki Gölpınarlı (3/ÂLİ İMRÂN-78: Kitap ehlinin bir bölüğü de kitaptan bir şey okuyorlarmış zannına kapılmanız için dillerini oynatıp dururlar, halbuki okudukları, kitapta yoktur. Bu, Allah katındandır derler, değildir Allah katından ve bile bile Tanrıya bühtan ederler.)
Adem Uğur (3/ÂLİ İMRÂN-78: Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.)

.

I – Ankebut Suresi 41 Ayette Mevla/Mevlana Kelimesi Yeralmıyor. “Evliyâe”, Yani “Velîler, Dostlar” Kullanılıyor
ANKEBUT Suresi 41: evliyâe: velîler, dostlar Kullanılıyor
Meselullezînettehazû min dûnillâhi evliyâe ke meselil ankebût(ankebûti), ittehazet beyten ve inne evhenel buyûti le beytul ankebût(ankebûti), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).
1.meselu: misal, hal, durum
2.ellezîne: onlar
3.ittehazû: edindiler
4.min dûni: den başka
5.allâhi: Allah
6.evliyâe: velîler, dostlar
7.ke: gibi
8.meseli: misal, hal, durum
9.el ankebûti: örümcek
10.ittehazet: edindi
11.beyten: ev
12.ve inne: ve muhakkak
13.evhene: en dayanıksız
14.el buyûti: evler
15.le: gerçekten
16.beytu: ev
17.el ankebûti: örümcek
18.lev: keşke
19.kânû: oldular
20.ya’lemûne: biliyorlar
Kaynak: http://www.kuranmeali.org/29/ankebut_suresi/41.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

.

II – Şura Suresi 6 Ayette Mevla/Mevlana Kelimesi Yeralmıyor. “Velîler, Dostlar” Olarak Geçen “Evliyâ” Kelimesi Kullanılıyor.
ŞURA Suresi 6: evliyâ: velîler, dostlar kullanılıyor
Vellezînettehazû min dûnihî evliyâllâhu hafîzun aleyhim ve mâ ente aleyhim bi vekîl(vekîlin).
1.ve ellezîne: ve onlar
2.ittehazû: ittihaz ettiler, edindiler
3.min: den
4.dûni-hi: ondan başka
5.evliyâ: velîler, dostlar
6.allâhu: Allah
7.hafîzun: muhafaza eden, gözeten
8.aleyhim: onlara, onların üzerine
9.ve mâ: ve değil
10.ente: sen
11.leyhim: onlara, onların üzerine
12.bi vekîlin: vekil
Kaynak: http://www.kuranmeali.org/42/sura_suresi/6.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

.

III – Maide Suresi 55. Ayette Mevla/Mevlana Kelimesi Yeralmıyor. “Veliyyu-Kum(u)”, Yani “Sizin Veliniz, Dostunuz” Kullanılıyor
MAİDE-55: veliyyu-kum(u) Kullanılıyor
Ve lev enne ehlel kitâbi âmenû vettekav le keffernâ anhum seyyiâtihim ve le edhalnâhum cennâtin naîm(naîmi).
1. innemâ: sadece, ancak
2.veliyyu-kum(u): sizin veliniz, dostunuz
3.allâhu ve resûlu-hu: Allâh (cc.) ve O’nun Resulü
4.ve ellezîne âmenû: ve âmenû olan kimseler, Allâh’a ulaşmayı dileyenler
5.ellezîne yukîmûne: o kimseler ikame ederler
6.es salâte: namaz
7.ve yu’tûne: ve verirler
8.ez zekâte: zekat
9.ve hum: ve onlar
10.âkıûne: rüku edenler, Allâh’ın önünde saygıyla baş eğenler
Kaynak: http://www.kuranmeali.org/5/maide_suresi/55.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

.

IV – Duhan Suresi 41. Ayette “Mevlen/An Mevlen” Kelimesi, Yani “Dost / Dosttan” Olarak Geçiyor. Peki Ayetin Tamamı Bu “Dost” Hakkında Ne Diyor? “O Gün, Dostun Dosta Hiçbir Faydası Olmaz, Kendilerine Yardım Da Edilmez.”
DUHAN Suresi 41: mevlen: dost Kullanıyor
Yevme lâ yugnî mevlen an mevlen şey’en ve lâ hum yunsarûn(yunsarûne).
1.yevme: o gün
2.lâ yugnî: fayda vermez
3.mevlen: dost
4.an mevlen: dosttan
5.şey’en: bir şey
6.ve lâ: ve olmaz
7.hum: onlar
8.yunsarûne: yardım olunurlar
Kaynak: http://www.kuranmeali.org/44/duhan_suresi/41.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

.

V – Verilen Cevapta Yazılmayan, Gizlenen ve Kuran-ı Kerim’de Direk «Mevla-na» Yazan, ”Ey Rabbimiz!” İle Başlayarak Direk Allah’ı Kasteden (Benim Gördüğüm Kadarıyla) Tek Ayet Bakara Suresi 286. Ayeti: Ente Mevlâ-nâ Fe Ensur-Nâ; Yani “Sen Bizim Mevlâmızsın Artık Bize Yardım Et”;
BAKARA Suresi 286.
Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(bihî), va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn(kâfirîne).
1.lâ yukellifu: mükellef kılmaz, sorumlu tutmaz
2.allâhu: Allah
3.nefsen: nefs, kişi, kimse
4.illâ: ancak, sadece, den başka
5.vus’a-hâ: onun gücü, kapasitesi
6.lehâ: onun
7.mâ kesebet: kazandığı şeyler
8.ve aleyhâ: ve (sorumluluğu) onun üzerinde
9.mektesebet (mâ iktesebet): kazandığı neğatif şeyler
10.rabbe-nâ: Rabbimiz
11.lâ tuâhız-nâ: bizi aheze etme, sorgulama
12.in nesînâ: eğer, şâyet unuttuysak
13.ev: veya
14.ahta’nâ: hata yaptık
15.rabbe-nâ: Rabbimiz
16.ve lâ tahmil: ve yükleme
17.aleynâ: bizim üzerimize, bize
18.ısran: zorluk, güçlük
19.kemâ: gibi
20.hamelte-hu: onu yükledin
21.alâ ellezîne: o kimselere, onlara
22.min kabli-nâ: bizden önce
23.rabbe-nâ: Rabbimiz
24.ve lâ tuhammil-nâ: ve bize yükleme
25.mâ lâ tâkate lenâ: bizim takat, güç yetiremeyeceğimiz şeyi
26.bi-hi: ona
27.ve a’fu an-nâ: ve (bizden günahlarımızı) affet
28.ve igfir: ve mağfiret et, günahlarımızı sevaba
29.lenâ: bizi, bize, bizim için
30.ve irham-nâ: ve bize rahmet et, Rahîm esması ile
31.ente: sen
32.mevlâ-nâ: bizim mevlâmızsın
33.fe: artık
34.ensur-nâ: bize yardım et
35.alâ el kavmi el kâfirîne: kâfirler kavmine karşı
Kaynak: http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/286.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

Tam Tefsirleri:
Diyanet İşleri: Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

Elmalılı (sadeleştirilmiş): Allah, kimseye gücünün ötesinde bir teklifte bulunmaz. Herkesin kazandığı yararına, yüklendiği günahı zararınadır. Ey Rabbimiz, eğer unutarak veya yanılarak yaptıksa, bizi sorgulama! Ey Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi, ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz bize gücümüzün yetmediğini yükletme, günahlarımızı affet, bizleri bağışla ve bize acı! Sensin mevlamız! Bizi, Seni tanımayanlara karşı yardımınla zafere eriştir, kahrolsun kafirler

.

(Ayet) İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab’da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim
Bakara Suresi;
(159-160) İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab’da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın