Kutbu İnkar Eden Kimse, Allah’ın Zikri İle Meşgul Olsa Dahi, Hidayetin Hakikatinden Mahrum Kalır. Kutba Muhabbet Besleyenler İse Allah’ın Zikretmemiş Olsalar Dahi, Yanlızca Bu Sevgileri Dolayısiyle Hidayet Ve İrşad Nuru Kendilerine Ulaşır

I – Fakat Kutbu İnkar Eden Veya Ona Eziyet Eden Kimse, Yüce Mukaddes Allah’ın Zikri İle Meşgul Olsa Dahi, İrşadın Ve Hidayetin Hakikatinden Mahrum Kalır…Kutba Muhabbet Ve Samimiyet Besleyenler, Ona Yönememiş Ve Allah’ın Zikretmemiş Olsalar Dahi, Yanlızca Bu Sevgileri Dolayısiyle Hidayet Ve İrşad Nuru Kendilerine Ulaşır.

.

I – Fakat Kutbu İnkar Eden Veya Ona Eziyet Eden Kimse, Yüce Mukaddes Allah’ın Zikri İle Meşgul Olsa Dahi, İrşadın Ve Hidayetin Hakikatinden Mahrum Kalır…Kutba Muhabbet Ve Samimiyet Besleyenler, Ona Yönememiş Ve Allah’ın Zikretmemiş Olsalar Dahi, Yanlızca Bu Sevgileri Dolayısiyle Hidayet Ve İrşad Nuru Kendilerine Ulaşır.
Fakat kutbu inkar eden veya ona eziyet eden kimse, Yüce Mukaddes Allah’ın zikri ile meşgul olsa dahi, İrşadın ve hidayetin hakikatinden mahrum kalır. Bu İnkar ve eziyet, kendisine gelen feyzin önüne set oluşturur. Kutub onun faydalanmasına engel olmadığı, zararını istemdiği ve hiçbir etkisi buunmaduğı halde, hidayet hakikini kaybeder. Artık onda sadece irşadın görüntüsü kalır. Bu görüntünün hiçbir manası yoktur. Faydası çok azdır. Kutba muhabbet ve samimiyet besleyenler, ona yönememiş ve Allah’ın zikretmemiş olsalar dahi, yanlızca bu sevgileri dolayısiyle hidayet ve irşad nuru kendilerine ulaşır.
Kaynak: İmam Rabbani, Mektubat,1. Cilt, 260. Mektup. Yeni Şafak Yayınevi S.451-452

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın