I – Bir Şeyhe Bağlanmak, Onu Sevmek Ve Onunla İlgilenmek Vaciptir. Ruhen Ve Kalben Üstada Bağlanan Mürid Onun Hoşnut Olduğu Şeyleri Bilerek Veya Sadece Yönlendirmesiyle Nefsinin Arzularını Bırakmayı Başarır. Üstadını Yücelterek Ve Heybetle Düşünmelidir
II – Şeyh Fevzettin Erol: Eğer Bugün Bir İnsan Olmuşsak Gavsın Sayesindedir.Hepimiz Ömrümüz Boyunca Gavsın Evlatlarına Kölelik Yapacağız. Yapmaya Da Mecburuz. Üzerimize Farzdır, Vaciptir. Ölünceye Kadar Gavsın Evlatlarına Boyun Eğmeye
(Ayet) Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir.
(Ayet) Onlar Allah Dışında Hahamlarını, Rahiplerini Ve Meryemoğlu İsa’yı İlah Edindiler. Oysa Onlara Sadece Tek İlaha, Kendisinden Başka İlah Olmayan Ve Onların Yakıştırma Ortaklarından Uzak Olan Allah’a Kulluk Etmeleri Emredilmişti.
.
I – Bir Şeyhe Bağlanmak, Onu Sevmek Ve Onunla İlgilenmek Vaciptir. Ruhen Ve Kalben Üstada Bağlanan Mürid Onun Hoşnut Olduğu Şeyleri Bilerek Veya Sadece Yönlendirmesiyle Nefsinin Arzularını Bırakmayı Başarır. Üstadını Yücelterek Ve Heybetle Düşünmelidir
Mürşid Rabıtası: Bir şeyhe bağlanmak, onu sevmek ve onunla ilgilenmek vaciptir. Böylece mürid gerçek sevgiye ve marifet’e yükselmeye güç bulur. Bunun için Nakşibendi büyükleri rabıta usulünü koymuşlardır. Rabıta kalbi tam sevgi ve cezbeyle üstada bağlamaktır. Ruhen ve kalben üstada bağlanan mürid onun hoşnut olduğu şeyleri bilerek veya sadece yönlendirmesiyle nefsinin arzularını bırakmayı başarır. Rabıta’da mürid kabul edilme ve reddedilme korkusuyla davranmalıdır. Üstadını yücelterek ve heybetle düşünmelidir. Şeyh rabıtasıyla ortaya çıkan durumlar ilerde açıklanacaktır.
Mürid üstadını devamlı düşünür; kendisi nin kabul edileceğini veya reddedileceğini tam olarak bilemediğinden sıkıntı ve ızdırap içinde adeta hasta gibi uyur. Yani ne tam emin olur ne de aşırı korkar.
Kaynak: Adab-ı Fethullah – Şeyh Fethullahi Verkanisi – Menzil Yayınevi, Adıyaman, 1997 (S.18)
.
II – Şeyh Fevzettin Erol: Eğer Bugün Bir İnsan Olmuşsak Gavsın Sayesindedir.Hepimiz Ömrümüz Boyunca Gavsın Evlatlarına Kölelik Yapacağız. Yapmaya Da Mecburuz. Üzerimize Farzdır, Vaciptir. Ölünceye Kadar Gavsın Evlatlarına Boyun Eğmeye
Şeyh Fevzettin Erol:
Eğer bugün bir insan olmuşsak gavsın sayesindedir.
Eğer bugün herkes bizi seviyorsa, onun sayesindedir
Eğer herkes bize selam veriyorsa gene gavsın bereketi sayesindedir.
Onun için hiçbir zaman gavsın evladına kesinlikle yan bir gözle veya kötü bir gözle bakmayın.
Onları Allah ile başbaşa bırakalım
Resulllaha ile beraber bırakalım
Onları gavsa teslim edelim,
Bizi haddimiz değildir bunların haddini bildirmek haşâ!
Onun için hiçbir zaman Gavsın çocuklarının, torunlarının evlatlarının (arasında) tefikat (ayrım) yapmayın.
Tefrikat yapma hakkımız yoktur
Ayrım yapma hakkımız yoktur.
Bu hakka sahip değiliz
Elimizden geldiği müddetçe, rehimizde, kalbimizde reh olduğu müddetçe, canımızda can olduğu müddetçe, canımızda reh olduğu müddetçe o aileye köle olacağız.
O aileye biz başımızı yere koyacağız, bütün gavs hazretlerinin çocukları bizim başımıza basıp geçecekler.
Gene de Gavsın hakkını eda etmemiz mümkün değildir.
Gene değildir.
Bizde, sizde, ömrümüz boyunca Gavsın evlatlarına kölelik yapacağız!
Yapmaya da mecburuz!
Üzerimizde farzdır, vaciptir ölünceye kadar Gavsın evlatlarına boyun eğmeye hizmet etmeye..
Bunun için hiçbir zaman, gavsın torunları isterse erkek tarafı, isterse kadın tarafı, hiçbir zaman yüz çevirmeyin.
Kaynak: Youtube / Fevzeddin Erol: ‘Gavs’a ve ailesine köle olmak üzerimize farzdır
.
(Ayet) Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir.
Âl-i İmrân
79. Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.
80. Ve size: Melekleri ve peygamberleri ilâhlar edinin, diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra hiç size kâfirliği emreder mi?
.
(Ayet) Onlar Allah Dışında Hahamlarını, Rahiplerini Ve Meryemoğlu İsa’yı İlah Edindiler. Oysa Onlara Sadece Tek İlaha, Kendisinden Başka İlah Olmayan Ve Onların Yakıştırma Ortaklarından Uzak Olan Allah’a Kulluk Etmeleri Emredilmişti.
Tevbe
31. Onlar Allah Dışında Hahamlarını, Rahiplerini Ve Meryemoğlu İsa’yı İlah Edindiler. Oysa Onlara Sadece Tek İlaha, Kendisinden Başka İlah Olmayan Ve Onların Yakıştırma Ortaklarından Uzak Olan Allah’a Kulluk Etmeleri Emredilmişti.