O Gavsda Tıpkı Hz İbrahim Gibi Ölü Kuşu Canlandırmıştır Fakat Parçalanmış Kuşu Değil, Yenip Gitmiş Tavuğu Ete Kemiğe Büründürerek Canlandırmıştır

I – Hz. Abdülkadir Yenice Yemekten Kalkmış. Sofrada Tavuk Varmış. Tavuğu Yemiş Ve Tavuğun Kemikleri De Sofrada Duruyormuş. Bu Durumu Yadırgayan Kadın: “Ya Üstad! Benim Çocuğumun Gıdasızlıktan Benzi Solarken, Sizin Tavuk Yemeniz Reva Mı? Diye Sormadan Edemedi. Bunun Üzerine Tekrar Sofraya Dönen Abdülkadir Geylani Hazretleri, Tavuğun Kemiklerini Bir Araya Getirdikten Sonra Allah’ın İzniyle Kalk, Dedi. Tavuk Derhal Canlanıp “Gıd Gıd Gıdaak” Diyerek Kaçıp Gitti

(Yorum) Kendisini Peygambere Şirk Koştuğu Ayet Şu Gibi Görünsede: “Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde bir şey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir”; Aslında Kendisi İçin “Kemikleri Ete Kemiğe Büründüren” Ayetini Kastediyor: “Bir de dediler ki: «Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz”

.

I – Hz. Abdülkadir Yenice Yemekten Kalkmış. Sofrada Tavuk Varmış. Tavuğu Yemiş Ve Tavuğun Kemikleri De Sofrada Duruyormuş. Bu Durumu Yadırgayan Kadın: “Ya Üstad! Benim Çocuğumun Gıdasızlıktan Benzi Solarken, Sizin Tavuk Yemeniz Reva Mı? Diye Sormadan Edemedi. Bunun Üzerine Tekrar Sofraya Dönen Abdülkadir Geylani Hazretleri, Tavuğun Kemiklerini Bir Araya Getirdikten Sonra Allah’ın İzniyle Kalk, Dedi. Tavuk Derhal Canlanıp “Gıd Gıd Gıdaak” Diyerek Kaçıp Gitti
Bir kadın, çocuğunun elinden tutmuş vaziyette Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin huzuruna geldi.
– Ey sultan! Bu oğlum sizin aşkınızla yanıp tutuşuyor. Yemekten içmekten kesildi. Dilinde sadece siz varsınız. Ne olur kabul buyurun da sizin yanınızda kalsın.
Gavsül Azam Hazretleri kabul etti ve çocuk tekkede kalmaya başladı. Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin çocuğa ilk emri:
– Evladım, ilk işin nefsinle mücadele etmek olacak. Nefsinin dediklerini yapmayacaksın, oldu.
Çocuk, aldığı emri yerine getirmek için uğraşmaya başladı. Doğru dürüst yemediği için, zaten sararıp solmuş olan çocuk, nefsinin isteklerini yapmamak için yemeden ve içmeden iyice uzaklaştı. Benzi sarardı, soldu.
Günlerden bir gün annesi ziyaretine geldi. Baktı ki oğlunun hali içler acısı. Beti benzi solmuş. Haliyle acıdı. Bu arada Abdülkadir Geylani Hazretleri’ni de görmek istedi. Huzura aldılar. İçeri girince gördü ki, Hz. Abdülkadir yenice yemekten kalkmış. Sofrada tavuk varmış. Tavuğu yemiş ve tavuğun kemikleri de sofrada duruyormuş. Bu durumu yadırgayan kadın:
– Ya üstad! Benim çocuğumun gıdasızlıktan benzi solarken, sizin tavuk yemeniz reva mı? diye sormadan edemedi. Bunun üzerine tekrar sofraya dönen Abdülkadir Geylani Hazretleri, tavuğun kemiklerini bir araya getirdikten sonra:
– Allah’ın izniyle kalk, dedi.
Tavuk derhal canlanıp “Gıd gıd gıdaak” diyerek kaçıp gitti.
Abdülkadir Geylani Hazretleri kadına dönerek:
– Oğlunun bu hale gelmesini istemez misin?
Şimdilik öyle olacak. Fakat bu duruma gelince de istediğini yiyebilir
Kaynak: http://www.incemeseleler.com/nce-hikayeler/647-gavsuel-azam-n-bir-kerameti.html

.

(Yorum) Kendisini Peygambere Şirk Koştuğu Ayet Şu Gibi Görünsede: “Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde bir şey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir”; Aslında Kendisi İçin “Kemikleri Ete Kemiğe Büründüren” Ayetini Kastediyor: “Bir de dediler ki: «Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz”

(Ayet) “Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde bir şey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir. …”
Ali İmran, 49
Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde bir şey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir. …”

 

(Ayet) Aslında şunu kastediyor: Bir de dediler ki: «Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?»
İSRA Suresi
49.Bir de dediler ki: «Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?»
(50-51) De ki: İster taş olun, ister demir, isterse gözünüzde büyüyen herhangi bir mahlûk! (Bunlar, Allah’ın sizi yeniden diriltmesini güçleştirmez.) Diyecekler ki: «Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?» De ki: Sizi ilk kez yaratan. Bunun üzerine onlar sana alaylı bir tarzda başlarını sallayacak ve «Ne zamanmış o?» diyecekler. De ki: Yakın olsa gerek!

 

(Ayet) “Yaratılışını unutarak Bize bir de mesel (örnek) fırlattı: «Çürümüşken o kemikleri kim diriltir?» dedi.
YASİN Suresi 78. Ayet
Yaratılışını unutarak Bize bir de mesel (örnek) fırlattı: «Çürümüşken o kemikleri kim diriltir?» dedi.

 

 

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın