I – Bu Anlatacağım Hikmet, Bu Babda Onunla (Hz Musa) (Mana Aleminde) Konuştuğum Şeylerin İlkidir.
Ondan önce hiçkimseye nasip olmadı. Çünkü Musa’daki ilahi emirler derecesinde bu bahis ile ilgili onarı anlatacağım. Bu anlatacağım hikmet, bu babda onunla (Mana Aleminde) Konuştuğum şeylerin ilkidir.
Kaynak: Füsusul Hikem Şerhi, sf 233. Ataç Yayınları, basım tarihi 2007
II – Musa, Firevun’un Sözünden Bunu Anlayınca Ona “Sen Bu İşe Kadir Değilsin” Demekle Kendi Hakkını Vermiş Oldu. Halbuki Burada Rütbe Firevun İçin Musa Üzerine Kudret İle Ve Bu Kudretin Eserini Göstermekle Sabittir. Çünkü Hak, Zahiri Surette Firevun’unun Rütbesindedir.
Musa, Firevun’un sözünden bunu anlayınca ona “Sen bu işe kadir değilsin” demekle kendi hakkını vermiş oldu. Halbuki burada rütbe Firevun için Musa üzerne kudret ile ve bu kudretin eserini göstermekle sabittir. Çünkü Hak, Zahiri surette Firevun’unn rütbesindedir. Bundan Dolayı Firevun’da, bu meclisinde Musa’nın zuhur ettiği rütbe üzerinde tahakküm kudreti vardır.
Kaynak: Füsusul Hikem Şerhi, sf 248-251. Ataç Yayınları, basım tarihi 2007
III – Ya Musa! Benim Şimdiki Mertebem Bilfiil Sende Tahakküm Etmektedir. Varlık İtibariyle Ben, Senim, Fakat Rütbe İle Senden Ayırıyım.
…Eğer sen işaret lisanıyla, “Ey Firavun, bana verdiğn korku dolayısıyla muhakkak cahil olduğunu söterdin, halbuki varlık birdir. Sen bunu nasıl ayırdın?” dersen, Firavun sana der ki: “O varlığın mertebeleri ayrıdır. Yoksa Varlık parçalanmadı ve kendi zatında dağılıp ayrılmadı. Ya Musa! Benim şimdiki mertebem bilfiil sende tahakküm etmektedir. Varlık itibariyle ben, senim, fakat rütbe ile senden ayırıyım
Kaynak: Füsusul Hikem Şerhi, sf 248-251. Ataç Yayınları, basım tarihi 2007