I – Risale-i Nur’un Mesaili, İlim İle, Fikir İle, Niyet İle Ve Kasdi Bir İhtiyarla Değil; Ekseriyet-i Mutlaka İle, Sunuhat, Zuhurat, İhtirat İle Oluyor
II – Risale-i Nur Gerçi Zahiren Sizin Eserinizdir; Fakat Nasıl Ki Kur’an-ı Mübin Allah’ın Kelamı İken Seyyid-i Kainat, Eşref-i Mahlukat Efendimiz Nasa, Tebliğe Vasıta Olmuştur, Siz De Bu Asırda Yine O Furkan-ı Azim’in Nurlarında Bugünün Karmakarışık Sarhoş İnsanlarına Emr-i Hakla Hitab Ediyorsunuz
III – Onda Yazılı Olanlar Kur’an’ın Malıdır, Allah’tandır! Peygamberimiz Nasıl Kur’an’ı Kerim’in Sadece Bir Tercümanı İdiyse, Üstad Eseriyle Sadece Bir Tercümanı Durumundadır. Benim Gibi Yarım Ümmi Ve Kimsesiz Bulunan Bir Adam, Risale-i Nur’a Sahip Değildir; Ve O Eser, Onun Hüneri Olamaz, Onunla İftihar Edemez
IV – Kur’an’ın Bir Nevi Tefsiri Olan Sözler’deki Hüner Ve Zarafet Ve Meziyet Kimsenin Değil; Kimsenin İhtiyar Ve Şuuru İle Kesilmez, Biçilmez; Belki Onların Vücududur Ki, Öyle İster Ve Bir Dest-i Gaybidir Ki O Kamete Göre Keser, Biçer, Giydirir. Biz İse, İçinde Bir Tercüman, Bir Hizmetkarız
V – Risale-i Nur, 20. Asrın Müslümanlarını Ve Bütün İnsanlarını Koyu Bir Fikir Karanlıklarından Ve Müthiş Delalet Yollarından Kurtarmak İçin Müellifin Kendi İhtiyari İle Yazılmış Değil, Cenab-ı Hakkın Lisanı İle Yazılmış Bir Eserdir.
VI – Risale-i Nur Yirminci Asrın Müslümanlarını Ve Bütün İnsanları Koyu Fikir Karanlığından Kurtarmak İçin, Müellifinin Kendi İhtiyarıyla Değil, Büyük Yaratıcımızın İhtarıyla Yazılmış Bir Şâheserdir
VII – Evet, Risale-i Nur, Bütün Dünya Milletlerinin Hayatlarını Muhafaza Ve Müdafaa İçin Sarıldıkları Ve Güvendikleri Atom Ve Emsali Bomba Ve Silahlarının Fevkınde Muazzam Bir Tesire Sahiptir
VIII – Evet, Tarih-i Beşer, Risale-i Nur Gibi Bir Eser Göstermiyor. Demek Anlaşılıyor Ki: Risale-i Nur, Kur’ân’ın Emsâlsiz Bir Tefsiridir.
(Ayet) Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!
.
I – Risale-i Nur’un Mesaili, İlim İle, Fikir İle, Niyet İle Ve Kasdi Bir İhtiyarla Değil; Ekseriyet-i Mutlaka İle, Sunuhat, Zuhurat, İhtirat İle Oluyor
“Risale-i Nur’un mesaili, ilim ile, fikir ile, niyet ile ve kasdi bir ihtiyarla değil; ekseriyet-i mutlaka ile, sunuhat, zuhurat, ihtirat ile oluyor.”
Kaynak: KASTAMONU LAHİKASI, s. 233
.
II – Risale-i Nur Gerçi Zahiren Sizin Eserinizdir; Fakat Nasıl Ki Kur’an-ı Mübin Allah’ın Kelamı İken Seyyid-i Kainat, Eşref-i Mahlukat Efendimiz Nasa, Tebliğe Vasıta Olmuştur, Siz De Bu Asırda Yine O Furkan-ı Azim’in Nurlarında Bugünün Karmakarışık Sarhoş İnsanlarına Emr-i Hakla Hitab Ediyorsunuz
“Risale-i Nur gerçi zahiren sizin eserinizdir; fakat nasıl ki Kur’an-ı Mübin Allah’ın kelamı iken Seyyid-i Kainat, Eşref-i Mahlukat Efendimiz nasa, tebliğe vasıta olmuştur, siz de bu asırda yine o Furkan-ı Azim’in nurlarında bugünün karmakarışık sarhoş insanlarına emr-i Hakla hitab ediyorsunuz. Hulusi.”
Kaynak: BARLA LAHİKASI s. 78-79:
Kaynak: https://kurantahrifcileri.wordpress.com/2012/02/12/risale-i-nurun-ilham-yoluyla-bir-manada-vahiy-ile-yazilmasi-konusu/
.
III – Onda Yazılı Olanlar Kur’an’ın Malıdır, Allah’tandır! Peygamberimiz Nasıl Kur’an’ı Kerim’in Sadece Bir Tercümanı İdiyse, Üstad Eseriyle Sadece Bir Tercümanı Durumundadır. Benim Gibi Yarım Ümmi Ve Kimsesiz Bulunan Bir Adam, Risale-i Nur’a Sahip Değildir; Ve O Eser, Onun Hüneri Olamaz, Onunla İftihar Edemez
Ama onda yazılı olanlar Kur’an’ın malıdır. Allah’tandır.
Kaynak: Said-i Nursi, Hizmet Rehberi, s.92
Peygamberimiz nasıl Kur’an’ı Kerim’in sadece bir tercümanı idiyse, Üstad da Risale-i Nur’un sadece bir tercümanı(!) durumundadır.
Kaynak: Said-i Nursi, Hizmet Rehberi, s.73
“Benim gibi yarım ümmi ve kimsesiz bulunan bir adam, Risale-i Nur’a sahip değildir; ve o eser, onun hüneri olamaz, onunla iftihar edemez. Belki doğrudan doğruya Kur’an-ı Hakîmin bu zamanda bir nevi mu’cize-i mâneviyyesi olarak, rahmet-i İlâhiyye tarafından ihsan edilmiştir”
Kaynak: Birinci Şua,
.
IV – Kur’an’ın Bir Nevi Tefsiri Olan Sözler’deki Hüner Ve Zarafet Ve Meziyet Kimsenin Değil; Kimsenin İhtiyar Ve Şuuru İle Kesilmez, Biçilmez; Belki Onların Vücududur Ki, Öyle İster Ve Bir Dest-i Gaybidir Ki O Kamete Göre Keser, Biçer, Giydirir. Biz İse, İçinde Bir Tercüman, Bir Hizmetkarız
“Kur’an’ın bir nevi tefsiri olan Sözler’deki hüner ve zarafet ve meziyet kimsenin değil; kimsenin ihtiyar ve şuuru ile kesilmez, biçilmez; belki onların vücududur ki, öyle ister ve bir dest-i gaybidir ki o kamete göre keser, biçer, giydirir. Biz ise, içinde bir tercüman, bir hizmetkarız.”
Kaynak: MEKTUBAT, s. 362, 363
.
V – Risale-i Nur, 20. Asrın Müslümanlarını Ve Bütün İnsanlarını Koyu Bir Fikir Karanlıklarından Ve Müthiş Delalet Yollarından Kurtarmak İçin Müellifin Kendi İhtiyari İle Yazılmış Değil, Cenab-ı Hakkın Lisanı İle Yazılmış Bir Eserdir.
REHBERLER, s. 141:
“Risale-i Nur, 20. asrın Müslümanlarını ve bütün insanlarını koyu bir fikir karanlıklarından ve müthiş delalet yollarından kurtarmak için müellifin kendi ihtiyari ile yazılmış değil, Cenab-ı Hakkın lisanı ile yazılmış bir eserdir.”
.
VI – Risale-i Nur Yirminci Asrın Müslümanlarını Ve Bütün İnsanları Koyu Fikir Karanlığından Kurtarmak İçin, Müellifinin Kendi İhtiyarıyla Değil, Büyük Yaratıcımızın İhtarıyla Yazılmış Bir Şâheserdir
Zübeyir Gündüzalp’in daktiloyla yazdığı “Gençliğimiz, hak ve hakikatı öğreten malûmat ve en yüksek ahlâk istiyor” adlı bir formasında, onuncu sayfada: “Risale-i Nur yirminci asrın Müslümanlarını ve bütün insanları koyu fikir karanlığından kurtarmak için, müellifinin kendi ihtiyarıyla değil, büyük Yaratıcımızın ihtarıyla yazılmış bir şâheserdir.”
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı Şuâlar Sayfa 383
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/sualar/eddai/383
.
VII – Evet, Risale-i Nur, Bütün Dünya Milletlerinin Hayatlarını Muhafaza Ve Müdafaa İçin Sarıldıkları Ve Güvendikleri Atom Ve Emsali Bomba Ve Silahlarının Fevkınde Muazzam Bir Tesire Sahiptir
Evet, Risale-i Nur, bütün dünya milletlerinin hayatlarını muhafaza ve müdafaa için sarıldıkları ve güvendikleri atom ve emsali bomba ve silahlarının fevkınde muazzam bir tesire sahiptir. Bunun böyle olduğunu, bir parça ilim ve basîret nazarıyla Nur risalelerine bakanlar ve Risale-i Nur müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin otuz seneden beri Anadolu’daki hizmet-i îmaniyelerine dikkat edenler görür, anlar ve tasdik ederler.
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı Tarihçe-i Hayat Sayfa 139
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/tarihce-i-hayat/ikinci-kisim-barla-hayati/139
.
VIII – Evet, Tarih-i Beşer, Risale-i Nur Gibi Bir Eser Göstermiyor. Demek Anlaşılıyor Ki: Risale-i Nur, Kur’ân’ın Emsâlsiz Bir Tefsiridir.
Evet, tarih-i beşer, Risale-i Nur gibi bir eser göstermiyor. Demek anlaşılıyor ki: Risale-i Nur, Kur’ân’ın emsâlsiz bir tefsiridir.
Risale-i Nur Külliyatı | Sözler | Konferans
Kaynak: http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=modules/kulliyat&id=1494
.
(Ayet) Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!
Bakara;
79. Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab’ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, “Bu, Allah’ın katındandır” derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!