Bizim Gibilerin, Dini Öğrenmek İçin, Tefsir Ve Hadis Okuması Uygun Değildir. Kur’an-ı Kerimin Manası Tercümeden Anlaşılmaz. Kur’an-ı Kerim Hiçbir Dile, Hatta Arapça’ya Bile Tercüme Edilemez. Kur’anı Kendi Görüşü İle Açıklayan, Doğru Olsa Bile, Muhakkak Hata Etmiştir. Kur’ana Ehliyeti Olmadan Mana Veren, Cehennemde Azap Görecektir. Kur’anı Kendi Görüşüne Göre Tefsir Eden Kâfir Olur.

I – Zaten, Bizim Gibilerin, Dini Öğrenmek İçin, Tefsir Ve Hadis Okuması Uygun Değildir. Çünkü Kur’an Ve Hadisi Yanlış Anlamak Veya Şüphe Etmek İmanı Giderir. Kur’an-ı Kerim Hiçbir Dile, Hatta Arapça’ya Bile Tercüme Edilemez. Kur’an-ı Kerimin Manası Tercümeden Anlaşılmaz. Hele Tercüme Eden Bid’at Ehli İse, Mana Tamamen Değişir. Tefsir, Murad-ı İlahiyi Anlamak Demektir. Kendi Görüşüne Göre Verilen Mana, Doğru Olsa Bile, Meşru Yoldan Olmadığı İçin Hata Olur, Mana Yanlış İse, Küfür Olur

II – Hadis-i Şeriflerde Buyuruldu Ki: Kur’anı Kendi Görüşü İle Açıklayan, Doğru Olsa Bile, Muhakkak Hata Etmiştir. Kur’ana Ehliyeti Olmadan Mana Veren, Cehennemde Azap Görecektir. Kur’anı Kendi Görüşüne Göre Tefsir Eden Kâfir Olur.

(Ayet) Biz bu Kuran’ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: ‘Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı bir dille söylenir mi?’ derlerdi. De ki: ‘Bu, inananlara doğruluk rehberi ve gönüllerine şifadır.’ İnanmayanların kulaklarında ağırlık vardır ve onlara kapalıdır; sanki bunlara uzak bir mesafeden sesleniliyor da anlamıyorlar.

(Yorum) Aman İnsanların Kuran-ı Kerim’i Okuyup Anlamasını Engelleyelim, Bunu Engellemek İçinde Kuran-ı Kerim’deki İşimize Gelen Ayetleri İşimize Geldiği Gibi Yorumlayalım ki Kimse Kuran-ı Kerim’i Okumasın

.

I – Zaten, Bizim Gibilerin, Dini Öğrenmek İçin, Tefsir Ve Hadis Okuması Uygun Değildir. Çünkü Kur’an Ve Hadisi Yanlış Anlamak Veya Şüphe Etmek İmanı Giderir. Kur’an-ı Kerim Hiçbir Dile, Hatta Arapça’ya Bile Tercüme Edilemez. Kur’an-ı Kerimin Manası Tercümeden Anlaşılmaz. Hele Tercüme Eden Bid’at Ehli İse, Mana Tamamen Değişir. Tefsir, Murad-ı İlahiyi Anlamak Demektir. Kendi Görüşüne Göre Verilen Mana, Doğru Olsa Bile, Meşru Yoldan Olmadığı İçin Hata Olur, Mana Yanlış İse, Küfür Olur
Zaten, bizim gibilerin, dini öğrenmek için, tefsir ve hadis okuması uygun değildir. Çünkü Kur’an ve hadisi yanlış anlamak veya şüphe etmek imanı giderir. Bu inceliği iyi bilen Hazret-i Ebu Bekir buyurdu ki:
(Kur’anı kendi görüşümle tefsire kalkarsam, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler.) [Şir’a]
Kur’an-ı kerim hiçbir dile, hatta Arapça’ya bile tercüme edilemez. Herhangi bir şiirin bile, tam tercümesine imkan yoktur. Ancak izah edilebilir. Kur’an-ı kerimin manası tercümeden anlaşılmaz. Bir âyetin manasını anlamak demek, Allahü teâlânın, bu âyette ne demek istediğini anlamak demektir. Bu âyetin herhangi bir tercümesini okuyan, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin, bilgi derecesine göre anlamış olduğunu öğrenir. Hele tercüme eden bid’at ehli ise, mana tamamen değişir. Tefsir, murad-ı ilahiyi anlamak demektir. Kendi görüşüne göre verilen mana, doğru olsa bile, meşru yoldan olmadığı için hata olur, mana yanlış ise, küfür olur. (Berika)
Kaynak: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=471

.

II – Hadis-i Şeriflerde Buyuruldu Ki: Kur’anı Kendi Görüşü İle Açıklayan, Doğru Olsa Bile, Muhakkak Hata Etmiştir. Kur’ana Ehliyeti Olmadan Mana Veren, Cehennemde Azap Görecektir. Kur’anı Kendi Görüşüne Göre Tefsir Eden Kâfir Olur.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kur’anı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir.) [Nesai]
(Kur’ana ehliyeti olmadan mana veren, Cehennemde azap görecektir.) [Tirmizi]
(Kur’anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [M. Rabbani]
Kaynak: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=471

.

(Ayet) Biz bu Kuran’ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: ‘Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı bir dille söylenir mi?’ derlerdi. De ki: ‘Bu, inananlara doğruluk rehberi ve gönüllerine şifadır.’ İnanmayanların kulaklarında ağırlık vardır ve onlara kapalıdır; sanki bunlara uzak bir mesafeden sesleniliyor da anlamıyorlar.
Fussilet suresinin 44. Âyet;
Biz bu Kuran’ı yabancı bir dil ile ortaya koysaydık: ‘Ayetleri uzun açıklanmalı değil miydi? Araba yabancı bir dille söylenir mi?’ derlerdi. De ki: ‘Bu, inananlara doğruluk rehberi ve gönüllerine şifadır.’ İnanmayanların kulaklarında ağırlık vardır ve onlara kapalıdır; sanki bunlara uzak bir mesafeden sesleniliyor da anlamıyorlar.

.

(Yorum) Aman İnsanların Kuran-ı Kerim’i Okuyup Anlamasını Engelleyelim, Bunu Engellemek İçinde Kuran-ı Kerim’deki İşimize Gelen Ayetleri İşimize Geldiği Gibi Yorumlayalım ki Kimse Kuran-ı Kerim’i Okumasın

(Ayet) Biz, öğüt alırlar diye, Kuran’ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.
DUHAN Suresi
(58-59) Biz, öğüt alırlar diye, Kuran’ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

.

(Ayet) Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir
İBRÂHİM
(52) Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın