I – Abdülaziz Debbağ: Resulullah Efendimizin Kabri Şerifine Bakıyordum. Sonra Nuru Şerif Amudunu Gördüm. Nurun İçinden Rusullah Efendimizin Kendisi Çıktı. O, Zaman Şeyhim Abdullahi Bernavi Hz.leri Bana Dedi Ki: “Evladım Abdülaziz, Cenab-ı Hak Seni Rahmeti Olan Seyyidi Vücud Resulullah (s.a.s.) Efendimizle Cem Etti; Birleştirdi. Artık Bundan Sonra Senin, Şeytanın Oyuncağı Olmandan Korkmam”
II – Böyle Uyanıkken Resulullah Efendimizin Zatı Şerifini De Görürse Artık Ona Şeytanın Oyuncağı Olmak Tehlikesi Kalmaz. Çünkü Allah’ın Rahmetiyle İçtima Etmiştir. Resullullah Efendimizle Böyle Teşerrüf Etmek Cenab-ı Hakk’ın Marifetine Sebeptir. Cenab-ı Hakk’ın Zatı Ezelesini Müşahede Nasip Olur. Aradan Resulullah Efendimiz Çıktı Mı, Cenab-ı Hakk’a Kavuşur
.
I – Abdülaziz Debbağ: Resulullah Efendimizin Kabri Şerifine Bakıyordum. Sonra Nuru Şerif Amudunu Gördüm. Nurun İçinden Rusullah Efendimizin Kendisi Çıktı. O, Zaman Şeyhim Abdullahi Bernavi Hz.leri Bana Dedi Ki: “Evladım Abdülaziz, Cenab-ı Hak Seni Rahmeti Olan Seyyidi Vücud Resulullah (s.a.s.) Efendimizle Cem Etti; Birleştirdi. Artık Bundan Sonra Senin, Şeytanın Oyuncağı Olmandan Korkmam”
Abdülaziz Debbağ (r.a.) bir kerre de bana buyurdu ki
– Cenab-ı Hak vakta ki, benim keşfimi açmak murad ettive beni rahmetine gark etmek istedi. O zaman Fas’ta idim. Oradan Resulullah Efendimizin kabri şerifine bakıyordum. Sonra nuru şerif amudunu gördüm. O nuryavaş yavaş bana yaklaştı. Nurun içinden Rusullah Efendimizin kendisi çıktı. O, zaman Şeyhim Abdullahi Bernavi Hz.leri bana dedi ki: “Evladım Abdülaziz, Cenab-ı Hak seni rahmeti olan seyyidi vücud Resulullah (s.a.s.) Efendimizle cem etti; birleştirdi. Artık bundan sonra senin, şeytanın oyuncağı olmandan korkmam.”
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst. (S.591-592)
.
II – Böyle Uyanıkken Resulullah Efendimizin Zatı Şerifini De Görürse Artık Ona Şeytanın Oyuncağı Olmak Tehlikesi Kalmaz. Çünkü Allah’ın Rahmetiyle İçtima Etmiştir. Resullullah Efendimizle Böyle Teşerrüf Etmek Cenab-ı Hakk’ın Marifetine Sebeptir. Cenab-ı Hakk’ın Zatı Ezelesini Müşahede Nasip Olur. Aradan Resulullah Efendimiz Çıktı Mı, Cenab-ı Hakk’a Kavuşur
Sabaha çıkan bir kimse baktı ki, yağmur yağmış “Eh Allah fazlı rahmetiyle bize rahmet göndermiş” diyen mü’mindir. Fakat bunu yıldızdan, burçtan bilen ise kâfirdir. Yıldızlara inanıyor demektir.
Ehli Hakk’a gelince: Onların 2 derece’ fethi vardır. Birinci derecedeki fetihleri, onlarda ehli zulmetin anladığı gibi birinci derecedeki yer ve gökleri, ehli zulmetin gördüklerini görürler. Bu birinci derece keşfe nail olan 7 kat yerleri gökleri ve orada olanları da görür. Allah’ın mahlûkatınım evlerinde oturduklarını da görürler. Bunlara bir perde ve duvar mani olamaz. Keza gelecekteki işleri de görürler. Bu fetihte ehli zulmet ile ehli nur müsavidir. Bunun için (Keşif, velayet derecelerinin en zayıfıdır) denilir. Bu birinci derecede keşfe nail olan velî, ta ki, bunu atlatıp ikinci fethe gelince, ehli zulmetin perdelendiği hakikatler buna açılır. O zaman Arifi billah olan velîleri görür, onlarla konuşur. Keza mü’milerin ruhlarını kabirlerin üstünde görür. Kiramen katibin ve sair melekleri görür. Berzahı, oradaki mevtaların ruhlarını, Resulullah Efendimizin kabrini ve oradan Berzaha yükselen muazzam nur sütununu görür. Böyle uyanıkken Resulullah Efendimizin zatı şerifini de görürse artık ona şeytanın oyuncağı olmak tehlikesi kalmaz. Çünkü Allah’ın rahmetiyle içtima etmiştir. Resullullah Efendimizle böyle teşerrüf etmek Cenab-ı Hakk’ın marifetine sebeptir. Cenab-ı Hakk’ın zatı ezelesi ni müşahede nasip olur. Aradan Resulullah Efendimiz çıktı mı, Cenab-ı Hakk’a kavuşur. Onun için vasıtadır. İşte bu ikinci fetih, ehli. Hak ile ehli batıl arasındaki farktır. Nuranî keşif ile zulmani keşfi ayıran budur. Cenab-ı Hak nuru yarattı. Nurdan melekleri yarattı. Melekleri de ehli nura yardımcı kıldı. Cenab-ı Hak zulmeti yarattı. Zulmetten de şeytanı yarattı. Şeytanları da ehli batıla yardımcı etti. Onun hüsranını artırarak istidraç ile yardımcı etti.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.548-549)