I – Bütün Büyük Velilere Çivi Denir. Bunlar Kainatın Çivisidir. Kainatı Bunlar Tutuyor. Bunlar Olmasa Kainat Yerle Bir Olacaktır. Çünkü Mürşid: Ruhun Babasıdır. Tazim Hakkı Onundur
II – Onlardan Biri Bana Dönerek Dedi Ki: ‘Ne Mutlu Sana. Sen Böyle Bir Sahsin Devrisi Ve Hizmetindesin Ki, Allah (CC) Hz.leri O’nun Bereketiyle Yerleri, Tepeleri, Dereleri, Denizleri İle Birlikte Ayakta Tutuyor. O’nun Duasi Sayesinde, Halkin İyisine De Kötüsüne De Allah (CC) Merhamet Ediyor.
III – Her Asırda Yüzyirmidörtbin Mevcut Vardır. Her Türlü Belâyı Allah-U Teâlâ Onlar Sebebiyle Defeder. Ebdâl Dört Şeyle Ebdâldır; Az Konuşmak, Az Yemek, Az Uyumak, İnsanlardan Ayrı Kalmak. Onlara Ebdâl Denmesinin Sebebi, Kayboldukları Zaman Yerlerine Ruhanî Bir Suret, Bedel Olarak Bırakıldığı İçindir
IV – Bazıları Hızır (A.S.)’dan Rivayetle Şöyle Söylemiştir: Allah’ın Halis Kullarından Yerde Üçyüz Kişi Vardır Ki Kalbleri Adem (A S )’ın Kalbi Üzerindedir. Kırk Kişi Yardır Ki Kalbleri Musa. (A.S.)’tn Kalbi Üzerindedir. Yedilerden Birisi Vefat Ederse Kırlardan, Kırklardan Birisi Vefat Ederse, Diğer Velilerden Biri Yerine Geçer. Bunlardan Dolayı Şu Ümmetten Belâ Ve’kaza Def’olur
.
I – Bütün Büyük Velilere Çivi Denir. Bunlar Kainatın Çivisidir. Kainatı Bunlar Tutuyor. Bunlar Olmasa Kainat Yerle Bir Olacaktır. Çünkü Mürşid: Ruhun Babasıdır. Tazim Hakkı Onundur
Bütün büyük velilere çivi denir. Bunlar kainatın çivisidir. Kainatı bunlar tutuyor. Bunlar olmasa kainat yerle bir olacaktır. Çünkü Mürşid: Ruhun babasıdır. Tazim hakkı onundur.
Kaynak: Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 167, Yasin yayınları

.
II – Onlardan Biri Bana Dönerek Dedi Ki: ‘Ne Mutlu Sana. Sen Böyle Bir Sahsin Devrisi Ve Hizmetindesin Ki, Allah (CC) Hz.leri O’nun Bereketiyle Yerleri, Tepeleri, Dereleri, Denizleri İle Birlikte Ayakta Tutuyor. O’nun Duasi Sayesinde, Halkin İyisine De Kötüsüne De Allah (CC) Merhamet Ediyor.
Pir Gavsul Azam (KSA) Hz.leri’nin dervislerinden El-Betayihi (RA) anlatiyor: “Bir gün seyhimiz Abdulkadir-i Geylani (KSA) Hz.leri’nin evine girdim. Önceden görmedigim, tanimadigim dört kisi gördüm. Onlar kalkip çikmak için yürüyünce, Hz. Pir (KSA) bana: ‘Yetis onlara da, sana dua etsinler.’ emrini verdi. Kostum, onlari medresenin avlusunda yakaladim ve bana dua etmelerini rica ettim. Onlardan biri bana dönerek dedi ki: ‘Ne mutlu sana. Sen böyle bir sahsin devrisi ve hizmetindesin ki, Allah (CC) Hz.leri O’nun bereketiyle yerleri, tepeleri, dereleri, denizleri ile birlikte ayakta tutuyor. O’nun duasi sayesinde, halkin iyisine de kötüsüne de Allah (CC) merhamet ediyor. Biz diger Veliler, O’nun ayagi gölgesi altindayiz, O’nun emrindeyiz. O’nun emrinden hiç ayrilamayiz.’ Sonra yanimdan uzaklasip gittiler. Hayret ve dehset ile Hz. Pir’e (KSA) kostum. Daha bir sey söylemeden bana hitâb etti: ‘Ey Allah’ın (CC) kulu. Ben hayatta iken, onlarin sana anlattiklarini kimseye söyleme.’ Ben: ‘Bunlar kimdi?’ diye sordum. Hz. Pir (KSA) Hz.leri: ‘Bunlar Kâf Dagi’nin ileri gelenleridir ve halen oradadirlar.’ dedi.”
Kaynak: http://ihvanforum.org/8139-abdulkadir-i-geylaniksa-hz-nin-muridleri.html
.
III – Her Asırda Yüzyirmidörtbin Mevcut Vardır. Her Türlü Belâyı Allah-U Teâlâ Onlar Sebebiyle Defeder. Ebdâl Dört Şeyle Ebdâldır; Az Konuşmak, Az Yemek, Az Uyumak, İnsanlardan Ayrı Kalmak. Onlara Ebdâl Denmesinin Sebebi, Kayboldukları Zaman Yerlerine Ruhanî Bir Suret, Bedel Olarak Bırakıldığı İçindir
EVLİYÂULLAH’IN DERECELERİ
Evliyâullah çeşitli isim ve meslekte tanınırlar. Bazı ulemâ bunları derecelerine göre tarif etmişlerdir:
Allah-u Teâlâ’nın mahlûkatı içinde bir kişisi vardır, kalbi İsrafil Aleyhisselâm’ın kalbi üzerindedir.
Mahlûkatı içinde üç kişisi vardır, kalpleri Mikâil Aleyhisselâm’ın kalbi üzerindedir.
Mahlûkatı içinde beş kişisi vardır, kalpleri Cebrail Aleyhisselâm’ın kalbi üzerindedir.
Mahlûkatı içinde yedi kişisi vardır, kalpleri İbrahim Aleyhisselâm’ın
kalbi üzerindedir.
Allah-u Teâlâ’nın mahlûkatı içinde kırk kişisi vardır, kalpleri Musa Aleyhisselâm’ın kalbi üzerindedir.
Allah-u Teâlâ’nın mahlûkatı içinde üçyüz kişisi vardır, kalpleri Âdem Aleyhisselâm’ın kalbi üzerindedir.
Nihayet Allah-u Teâlâ’nın beşyüz veli kulu vardır.
O bir öldüğü zaman üçten birini geçirir.
Üçten öldüğü zaman beşten yerine geçirir.
Beşten öldüğü zaman yediden yerine geçirir.
Yediden öldüğü zaman kırktan yerine geçirir.
Kırktan öldüğü zaman üçyüzden yerine geçirir.
Üçyüzden öldüğü zaman beşyüzden yerine geçirir.
Beşyüzden öldüğü zaman Allah-u Teâlâ dilediğini geçirir.
Her asırda yüzyirmidörtbin mevcut vardır.
Her türlü belâyı Allah-u Teâlâ onlar sebebiyle defeder.
Ebdâl dört şeyle ebdâldır; az konuşmak, az yemek, az uyumak, insanlardan ayrı kalmak.
Onlara ebdâl denmesinin sebebi, kayboldukları zaman yerlerine ruhanî bir suret, bedel olarak bırakıldığı içindir.
Kaynak: Tasavvuf’un Aslı Hakikat Ve Marifethullah İncileri – Ömer Öngüt, Hakikat Yayıncılık, 2.Baskı, İstanbul-2001 (S.124)
.
IV – Bazıları Hızır (A.S.)’dan Rivayetle Şöyle Söylemiştir: Allah’ın Halis Kullarından Yerde Üçyüz Kişi Vardır Ki Kalbleri Adem (A S )’ın Kalbi Üzerindedir. Kırk Kişi Yardır Ki Kalbleri Musa. (A.S.)’tn Kalbi Üzerindedir. Yedilerden Birisi Vefat Ederse Kırlardan, Kırklardan Birisi Vefat Ederse, Diğer Velilerden Biri Yerine Geçer. Bunlardan Dolayı Şu Ümmetten Belâ Ve’kaza Def’olur
Bazıları Hızır (A.S.)’dan rivayetle şöyle söylemiştir. Üçyüz evliyâ’dır. Yetmiş nücebadır. Kırklar evtad’dır. On Nükeba’dır. Yedi Urefa’dır Üç Muhtarun (Seçilmişler) dur.
Hz. Ali (K.V.)’den rivayetle şöyle buyrulmuştur. «Ebdal Şam’dadır. Nüceba Mısır’dadır. Asaib Irak’tadır. Nükebâ Horasan’dadır. Evtad çeşitli yerlerded ir. Bunların başkam Hızır (A.S.) dır.
İmam Yafii’nin rivayet ettiği bir dadiste, Resul-i Ekrem (S.A.V.) şöyle buyurmuşlardır: «Allah’ın halis kullarından yerde üçyüz kişi vardır ki kalbleri Adem (A S )’ın kalbi üzerindedir. Kırk kişi yardır ki kalb-leri Musa. (A.S.)’tn kalbi üzerindedir. Yedi kişi vardır ki kalbleri İbrahim Halilulla h’ın kalbi üzerindedir. Beş kişi vardır ki kalbler Cibril (A.S.) kalbi üzerindedir. Üç kişi vardır ki kalbleri Mikâil (A.S.) kalbi üzerindedir. Bir kişi de vardır ki kalbi İsrafil (A.S.)’m kalbi üzerindedir. Bir kişi olan vefat ederse, üçlerden, üçlerden birisi vefat ederse beşlerde, beşlerden birisi vefat ederse yedilerden, yedilerden birisi vefat ederse kırlardan, kırklardan birisi vefat ederse, diğer velilerde n biri yerine geçer. Bunlardan dolayı şu ümmetten belâ ve’kaza def’olur.»
Kaynak: Seyyid Abdülhakim El Hüseyni ve Nakşibendi Tarikatı, Menzil Kitabevi, Adalet Matbaası, Ankara 1996 (S.131 – S.132)