Server-i Âlemin Mübarek Vücûdu Nûrânî Olup, Gölgesi Yere Düşmezdi. Kâfir, Resûl-i Ekrem’e (Asm) Hakaret Maksadıyla Gölgesini Çiğnemesin Diye Resûlullah’ın (Asm) Gölgesi Yoktu. Sallallahü Aleyhi Ve Sellem Efendimiz Asla Esnemezdi. Elbisesine Sinek Konmaz, Sivrisinek Ve Diğer Böcekler Mübarek Kanını İçmezdi.

I – Hz Muhammed Nurdur (Nurdan Yaratılmıştır Yada Nura Dönüşmüştür). Kâfir, Resûl-i Ekrem’e (Asm) Hakaret Maksadıyla Gölgesini Çiğnemesin Diye Resûlullah’ın (Asm) Gölgesi Yoktur
Peygamberimizin (asm) gölgesi var mı?
Peygamber Efendimizin (asm) gölgesi var mıydı?
Cevap:
İbn Abbas’dan (ra) rivayet ediliyor: “Resûlullah’ın (asm) gölgesi yoktu. Güneşe durduğu zaman, onun aydınlığı, güneşin ışığını bastırırdı. Yanında bir kandil bulunduğu zaman, yine onun aydınlığı kandilin ışığını bastırırdı.” (Ibnü’l-Cevzî)
Zekvân (ra), “Güneşte de, aylı gecede de Resûl-i Ekrem’in (asm) gölgesi görünmezdi” İfadesini aktarır. Bunu, Hakîm et-Tirmizi rivâvet edip hikmetini şöyle açıklamıştır: “Kâfir, Resûl-i Ekrem’e (asm) hakaret maksadıyla gölgesini çiğnemesin diye…”
İbn Seb’ (ra) da bu görüşü kabul ederek şöyle yorumlar: Onun ayrıcalıklı yönlerinden (hasaisinden) biri de; gölgesinin yere düşmemesidir. Onun gölgesi nûr idi. Güneşte veya ay ışığında yürüdüğü zaman, gölgesi görünmezdi.
Ulemâdan bazıları, “Resûl-i Ekrem’in (asm) duasındaki “Beni nur yap!” sözünün buna şahit olduğunu söyler. (Peygamber Külliyatı)
Kaynak: https://www.sorusorcevapbul.com/soru-cevap/hz-muhammed/peygamberimizin-asm-golgesi-var-mi


(Ayet) Ey Muhammed De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyedilmiştir, öyleyse O’na yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranların vay haline
Fussilet Suresi;
6. Ey Muhammed De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyedilmiştir, öyleyse O’na yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranların vay haline


II – Server-i Âlemin “Sallallahü Aleyhi Ve Sellem” Efendimiz Asla Esnemezdi. Mübarek Vücûdu Nûrânî Olup, Gölgesi Yere Düşmezdi. Elbisesine Sinek Konmaz, Sivrisinek Ve Diğer Böcekler Mübarek Kanını İçmezdi. Cesed-i Şerifi Asla Çürümez. Kabrinde Bir Melek Durup, Ümmetinin Söyledikleri Salevâti Kendisine Haber Verir.
Server-i âlemin “sallALLAHü aleyhi ve sellem” mübarek gözleri uyur, kalb-i şerîf-i uyumazdı. Aç yatıp tok kalkardı. Asla esnemezdi. Mübarek vücûdu nûrânî olup, gölgesi yere düşmezdi. Elbisesine sinek konmaz, sivrisinek ve diğer böcekler mübarek kanını içmezdi. ALLAHü teâlâ tarafından Resûlullah olduğu bildirildikden sonra, şeytânlar göklere çıkarak haber alamaz ve kâhinler söyleyemez oldu.
Bir kimse, Rahmeten-lil-âlemin “sallaîîahü teâlâ aleyhi ve sellem” rü’yâda görse, muhakkak Onu görmüşdür. Çünki, şeytân Onun şekline giremez.
Server-i âlem “sallALLAHü aleyhi ve sellem”, bizim bilmediğimiz bir hayât ile, şimdi hayâtdadır. Cesed-i şerifi asla çürümez. Kabrinde bir melek durup, ümmetinin söyledikleri salevâti kendisine haber verir. Minberi ile kabr-i şerîfi arasına (Ravda-i mutahhera) denir. Burası cennet bahçelerindendir.
Kaynak: Tam İlmihal, Saadet-i Ebediye, Hakikat Kitabevi, 80.Baskı, İst.2000 (s:379-380)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın