Allah İlmiyle Tecelli Ederse O Kul Olmuş Ve Olacak Her Şeyi Bilir. Allah Kula Basariyet İsmiyle Tecelli Edince Bütün Gaybi Alemleri Görür. Semi İsmiyle Tecelli Edince Bilir Ve Onun İçin Uzak Ve Yakın Birdir. Kulda Kudret Tecelli Edince Gizli Şeyler Görünmeye Başlar. Uluhiyet Sıfatı Tecelli Edince Zıdları Özünde Toplar

I – Bazılarına da Yüce Allah, Ülûhiyet Sıfatı İle Tecelli Eder.. Bu Tecelliye Nail Olan Kimse Zıdları Özünde Toplar.. Beyazı Ve Siyahı Bir Eder.. Toprağı Da, İncileri De Bir Görür
ÜLÛHİYET..
Bazılarına da: yüce Allah, ÜLÛHİYET sıfatı ile tecelli eder..
Bu tecelliye nail olan kimse., zıdları özünde toplar..
Beyazı ve siyahı bir eder..
Yükseklikleri de, aşağıları da şümulüne alır..
Toprağı da, incileri de bir görür..
Bu tecellide, kulun aklı: İsme, vasfa erer.. Ama, açılıp kapanmayı kabul etmez.
Bunun katında o gibi işler, susuza su gibi gelen serap gibidir., git git bulunmaz., sonu yok..
Bir şey bulamaz; sonunda, Allah’tan başka..
Allah’ını bulur; Allah da onun hesabını görür..
Sağlı sollu kitabı alır; ve şu âyetin okunuşunu duyar:
— «Uzaklık, zalim topluluğa..» (23/41)
Kaynak: İnsan-ı Kamil cilt 1 – Abdulkerim Ceyli, Üçdal Neşriyat, İst-1980 (S.246)


II – Yüce Allah Kullarından Bazılarına Da, Semi Sıfatı İle Tecelli Eder. Semi İsmiyle Tecelli Edince Bilir Ve Onun İçin Uzak Ve Yakın Birdir, (Taş, Toprak, vb.) Şeylerin Konuşmalarını Dinler, Meleklerin Sözlerini De Anlar
“SEMİ”
Yüce Allah kullarından bazılarına da, bu sıfatı ile tecelli eder..
Bu SEMİ’ sıfatı tecellisine eren kul:
— Cemadat hükmünde bulunan (taş, toprak, vb.) şeylerin konuşmalarını dinler..
Bitkilerin sözlerini işitir..
Cümle canlı varlıkların dillerinden anlar..
Meleklerin sözlerini de anlar..
Bütün değişik dilde konuşanların lügatlerini bilir..
Hali anlatıldığı gibi olan bir kul için: Yakın ile uzağın hiç bir farkı yoktur.. Onun katında uzak, yakın gibidir..
Yukarıda anlatılan manaları biraz açalım..
Yüce Allah bu SEMİ’ sıfatı ile, o kuluna tecelli ettiği zaman: Bitkilerin dillerim, cemadatın gizli sesini, bütün değişik dilleri; ondaki ahadiyet gücü ile, o kul işitir ve anlar..
Bu tecelli sayesinde ben: Rahmaniyet ilmimi rahmandan dinledim..
Kur’an okumayı öğrendim.. Bir ölçü birimi olan rıtıl oldum..
Kaynak: İnsan-ı Kamil cilt 1 – Abdulkerim Ceyli, Üçdal Neşriyat, İst-1980 (S.232-233)


III – Sıfatlar Tecellisi İçinde Bazılarna Kudret Sıfatı Tecellisine Geçer. Bu Geçiş Sonunda, Tümden Eşya Onun Kudreti İle Olmaya Başlar.. Ama Gaybî Âlemde… Gizli Tuttuğu Şeyler, Kendisine Görünmeye Başlar.
KUDRET ..
SIFATLAR TECELLİSİ içinde bazıları bu’ KUDRET sıfatı tecellisine geçer..
Bu geçiş sonunda, tümden eşya onun kudreti ile olmaya başlar..
Ama gaybî âlemde., gizlide..
Aynı âlemde bulunan, onun model varlığında olur..
Bu tecellide bir yükselme kaydedip ilerlerse.. ondan da öteye geçerse., gizli tuttuğu şeyler, kendisine görünmeye başlar..
Kaynak: İnsan-ı Kamil cilt 1 – Abdulkerim Ceyli, Üçdal Neşriyat, İst-1980 (S.241)


IV – Yüce Allah, Kullarından Bazılarına Da, Bu Basar Sıfatı İle Tecelli Eder. İlminin Uzandığı Yere Kadar Ne Varsa, Hepsini Görür.. Varlıkları Tümden, İçinde Bulundukları Halleri İle, O Kul Görür… Ama, Gizlinin Gizlisi Bir Âlemde..
BASARİYET..
Yüce Allah, kullarından bazılarına da, bu BASAR sıfatı ile tecelli eder..
Bu tecellide, o kulun durumu şöyle olur:
Bu tecelli yüce Allah katından; ilme, ihataya, keşfe dayanan bir tecellisi ile geldiği zaman, onun için tam bir BASAR tecellisi yolu açılır..
Bu açılış, o kulun görüş açılışıdır.. İlminin u- zandığı yere kadar ne varsa, hepsini görür..
Bu makamda:
• Hakka dönük ilmin sözü geçmez..
• Halka dönük ilmin sözü de geçmez..
Bu makamda sadece: BASAR tecellisine nail olan kulun görüşü vardır…
Varlıkları tümden, içinde bulundukları halleri ile, o kul görür..
Ama, gizlinin gizlisi bir âlemde..
Burada pek hayret veren bir nokta vardır ki; şudur: O kul, gizlinin gizlisi âlemdeki herşeyi bildiği halde; bu şehadet âlemindekilere karşı bile mez ve göremez.
Kaynak: İnsan-ı Kamil cilt 1 – Abdulkerim Ceyli, Üçdal Neşriyat, İst-1980 (S.230-231)


V – Anlatılan Bu Birlikten’sonradır Ki; Yüce Zat O Kula, İlmîye Sıfatı İle Tecelli Eder. İşte, Bu İlim Sıfatı Tecellisini Aldıktan Sonradır Ki O Kul: Bütün Âlemi, İçinde Bulundukları Duruma Göre Bilir. Başlangıcından Taa, Sonuna Kadar..
Anlatılan bu birlikten’sonradır ki; yüce zat o kula, İLMÎYE sıfatı ile tecelli eder..
İşte, bu ilim sıfatı tecellisini aldıktan sonradır ki o kul: Bütün âlemi, içinde bulundukları duruma göre bilir..
Anlatılan âlemlerin bütün dallan ve kollan, o kulun ilim çenberine girer..
Başlangıcından taa, sonuna kadar..
Böyle olunca: O kul herşeyi bilir. Nasıl oldu,
ne şekilde oluyor ve sonunda nasıl olacak?..
Bütün bunları bilir..
O bilir: Bu iş, olmamıştır..
O bilir: O olmayan şey, ne sebeple olmamıştır?
O bilir: Olmayan bir şey, olunca, nasıl olur?
Ve nasıl olacak?..
Bütün bu anlatılanlar; o kulda bir ilim olarak mevcuttur”
Ama aslî bir ilim..
Ama hükmî bir ilim..
Ama keşfe, zevke dayanan bir ilim..
Öyle bir ilim ki., yani: Öyle bir bilgi ki, malum olup bilinenlere onun zatından sirayet edip geçmiştir..
Hem de, icmal yolundan..
Hem de, tafsil yolundan..
Hem de, küllî ve cüz’i yoldan..
Onun tafsili icmalinde gizlidir. Ama, gizliden de gizli bir gayb âleminde.. Ledünnî ve zatî olaraktan..
O, öyle bir gelişle gelmektedir ki; gaybın da gaybı âlemin, tafsilinden gelmektedir, bu şehadet âlemine çıkmaktadır..
Böyle olunca, onun icmal tafsili, gaybında mü şahede olunur..
Toplu icmali ise., gaybın da gaybındadır..
Sıfat tecellisi içinde, olana; ilmin gelişi, zahir de olan bir şey değildir.. Gizlinin de gizlisi âlemde, o ilmin içine dalan bilir!
Kaynak: İnsan-ı Kamil cilt 1 – Abdulkerim Ceyli, Üçdal Neşriyat, İst-1980 (S.229-230)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın