Firavun Suda Boğulurken Allah’ın Kendisine Verdiği İman Sayesinde Pak Ve Temiz Öldü Çünkü Kâfirlerden Başka Hiç Kimse Tanrı Rahmetinden Umut Kesmez. Şu Halde Firavun Eğer Umutsuzlardan Olsaydı İmana Yanaşmazdı

I – Şu Halde Firavun, Ölümü Değil Kurtuluşu Beklediği Ve Buna İnandığı Halde İsrailoğullarının İman Ettiği Allah’a İnanmış Oldu. Onun İnandığı Şey Gerçekleşti. Fakat Beklediği Şeyin Aksine Çıktı. Bu Sebeple Allah Ona Kendi Nefsi Hakkında Ahiret Azabından Kurtulmayı İhsan Etti Ve Bedenini Kurtardı.
Şu halde Firavun, ölümü değil kurtuluşu beklediği ve buna inandığı halde İsrailoğullarının iman ettiği Allah’a inanmış oldu. Onun İnandığı şey gerçekleşti. Fakat beklediği şeyin aksine çıktı. Bu sebeple Allah ona kendi nefsi hakkında ahiret azabından kurtulmayı ihsan etti ve bedenini kurtardı
Kaynak: Füsusul Hikem Şerhi, sf 251. Ataç Yayınları, basım tarihi 2007


II – Firavun Suda Boğulurken Allah’ın Kendisine Verdiği İman Sayesinde Pak Ve Temiz Öldü Çünkü Kâfirlerden Başka Hiç Kimse Tanrı Rahmetinden Umut Kesmez. Şu Halde Firavun Eğer Umutsuzlardan Olsaydı İmana Yanaşmazdı
Nasıl ki Firavun suda boğulurken Allah’ın kendisine verdiği iman sayesinde Musa onun için de göz nuru oldu. Şu halde Allah, (bu yüzden) Firavun’un pak ve temiz öldürdü. Çirkin ve fena amellerinden onda bir şey kalmadı. Çünkü Allah onun ruhunu yeni bir günah işlemeden önce ve imana geldiği anda kabz etti. Halbuki İslâm (Yani Hakk’ı teslim ve tasdik) evvelce geçmiş olan günahları ortadan kaldırır. Allah, bu İlim ve mazhariyeti dilediği kimse için âyet ve alâmet kıldı. Tâ ki hiç kimse İlâhî rahmetten umutsuzluğa düşmesin. Çünkü kâfirlerden başka hiç kimse Tanrı rahmetinden umut kesmez.
Şu halde Firavun eğer umutsuzlardan olsaydı imana yanaşmazdı. Demek ki, Firavun’un eşi Asiye’nin kendi hakkında “O, benim ve senin için göz nuru olsun, onu öldürmeyin, ola ki yakında bize faydası dokunur” dediği gerçekleşti ve iş böyle oldu. Gerçi her ne kadar Musa’nın Firavun mülkünü ve adamlarım öldürmeye muktedir bir Nebi olduğuna (kan ve kocadan) ikisinin ve şuuru yoktu. Fakat Allah, Musa ile her ikisine de menfaat verdi.
Kaynak: Fusus ul-Hikem – Muhyiddin-i Arabi, M.E.B. Yayınları, İst-1992) (S.300-301)


(Ayet) Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti. Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun:) «Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı’dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!» dedi. Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Yûnus Suresi
90. Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti. Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun:) «Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı’dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!» dedi
91. Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.


(Ayet) (Ey Firavun!) Senden sonra geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız. İşte insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler
Yûnus Suresi
92. (Ey Firavun!) Senden sonra geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız. İşte insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler


(Ayet) “Sabah-akşam, ateşe arz olunurlar. Kıyamet koptuğu gün de şöyle denir: ‘Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!
Mümin Suresi;
46. “Sabah-akşam, ateşe arz olunurlar. Kıyamet koptuğu gün de şöyle denir: ‘Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!”


(Ayet) İçlerinden her kim, “Ben O’nun berisinden bir ilahım!” derse böylesini cehennemle cezalandırırız. Zalimleri işte böyle cezalandırırız biz.
Enbiya Suresi;
29. İçlerinden her kim, “Ben O’nun berisinden bir ilahım!” derse böylesini cehennemle cezalandırırız. Zalimleri işte böyle cezalandırırız biz.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın