I – Hazreti Musa (a.s), Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ve Onun Ümmetinin Fazilet Ve Büyüklüğünün, Allah (c.c) Katındaki Değerini Levh-i Mahfuzda Gördükten Sonra Şöyle Buyurur: “Ya Rabbi! Hazreti Muhammed’in (s.a.v) Ümmeti Olamadım, Bari Ümmetini Görenler Den Olsaydım.” O Sırada İmam Gazali’nin (r.a) Ruhaniyeti Oraya Geliyor Ve Hazreti Musa (a.s) İle Görüşüyor.
.
I – Hazreti Musa (a.s), Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ve Onun Ümmetinin Fazilet Ve Büyüklüğünün, Allah (c.c) Katındaki Değerini Levh-i Mahfuzda Gördükten Sonra Şöyle Buyurur: “Ya Rabbi! Hazreti Muhammed’in (s.a.v) Ümmeti Olamadım, Bari Ümmetini Görenler Den Olsaydım.” O Sırada İmam Gazali’nin (r.a) Ruhaniyeti Oraya Geliyor Ve Hazreti Musa (a.s) İle Görüşüyor.
Hazreti Musa (a.s), Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ve onun ümmetinin fazilet ve büyüklüğünün, Allah (c.c) katındaki değerini Levh-i Mahfuzda gördükten sonra şöyle buyurur: “Ya Rabbi! Hazreti Muhammed’in (s.a.v) ümmeti olamadım, bari ümmetini görenler den olsaydım.” O sırada İmam Gazali’nin (r.a) ruhaniyeti oraya geliyor ve Hazreti Musa (a.s) ile görüşüyor.
Hazreti Musa (a.s):
• Sen kimsin? diye sorunca, İmam-ı Gazali:
• Muhammed oğlu, Muhammed oğlu; Hamid oğlu İmam Gazali’yim diye cevap verir.
Bu cevap üzerine Hazreti Musa (a.s):
– Künyeni neden bu kadar uzun söyledin, yalnızca İmam Gazali deseydin yetmezmiydi? diye sorar. İmam Gazali (r.a) cevap olarak:
-Allah (c.c.) Hazretleri ile konuşmaya gittiğin zaman sana “Sağ elindeki nedir?” diye sorulduğunda, sen onu tanıtırken “O benim asamdır. Ona dayanırım ve onunla davarlarıma yaprak silkelerim ve onda benim başka hacetlerim de vardır” diye uzun uzun anlattın, kısa cevap verseydin yeterli olmaz mıydı?” şeklinde, sorusuna soruyla cevap verir. Hazreti Musa (a.s) cevap olarak:
– Ben Allahu Teala (c.c) ile biraz daha fazla konuşabilmek için uzun uzun açıkladım, der.
İmam Gazali (r.a) cevap olarak:
– Sen Allah (c.c)’ın büyük peygamberlerindensin. Kelimetullahısın. Kitap verilenler densin. Onun için seninle daha fazla konuşma şerefine nail olabilmek için uzun açıklamada bulundum, der.
Kaynak: Seyda – İntizar Erol, Timaş Yayınları, İstanbul 2002 (S.143-144)