I – Allah Onlara Tekvin Kelimesini Vermiştir. Ali’den Radıyallahu Anh Rivayet Edilir Ki: ‘Şimşekleri Çakan, Yıldırımları Düşüren, Gök Cisimlerini Hareket Ettiren Ve İşlerini Düzenleyen Benim.’ Demiştir. Allah’ın Mülkünde Onun Halifesi Olduğunu Anlatmak İstemişti
Ticaniye soruldu: ‘Abdulkadir Geylaninin ‘Benim emrim Allah’ın emriyledir. Bir şeye ol dersem oluverir’ sözünü nasıl anlamalıyız?
Cevaben dedi ki: Allah onlara (velilere) büyük hilafet vermiş ve onları kendi mülkünde istediklerini yapma yetkisiyle görevlendirmiştir. Allah onlara tekvin kelimesini vermiştir. Bir şeye ol dediler mi o an hemen olur. Ali’den radıyallahu anh rivayet edilir ki: ‘Şimşekleri çakan, yıldırımları düşüren, gök cisimlerini hareket ettiren ve işlerini düzenleyen benim.’ demiştir. Allah’ın mülkünde Onun halifesi olduğunu anlatmak istemiştir.’ ( Cevahiru’l Meani 2/77)
Kaynak: http://tevhiddergisi.net/makale/tasavvufta-veli-seyh-tasavvuru
II – Bir Allah Dostu, Kendisine ‘İnsanlar Şiddetli Bir Kıtlık, Yağmursuzluk Ve Pahalılık İçinde Yaşıyor, Siz İse Bu Durumdan Habersiz/Gafilsiniz’ Diye İsyan Eden Kadına “Ol Dersem Olur” Sıfatına Sahip Olduğundan Dolayı Anında Fırtına Çıkartıp Cevap Vermiştir
‘Şam diyarına şiddetli bir kıtlık isabet etti. Hace Rumiyye adında yaşlı bir kadın vardı. Yöneticilerin çocuklarına mürebbiyelik yaptığından ve Şeyh Muhammed Zuğbi’nin kardeşi olduğundan insanlar değer verirdi. Katırına binip Şeyh Zuğbi’ye geldi. ‘İnsanlar şiddetli bir kıtlık, yağmursuzluk ve pahalılık içinde yaşıyor, siz ise bu durumdan habersiz/gafilsiniz’ Şeyh sustu. Sonra kadın katırına binip yola koyuldu. Harran şehrine yakın köprüye ulaşınca yağmur yağdı ve şiddetli bir rüzgar esti. Rüzgar kadını bineğinden düşürdü… Sonra şeyhe geldi ve: ‘Biz sana yağmur yağdır dedik, sen ise beni bineğimden çamura attın! Niye?’ diye sordu. Şeyh: ‘Boş konuştuğundan/gevezeliğinden dolayı.’ diye cevapladı.’ (Siyeru’l Evliya 58)
Kaynak: http://tevhiddergisi.net/makale/tasavvufta-veli-seyh-tasavvuru