I – Şeyhul Ekber 4000 Tane Eser Vermiş, 4000. Hep Resulün Emriyle Yazdım Diyor. Yazmazsam Yanacam Kül Olacam, Mecbur Yazdım Diyor Ve Bunlar 400 Tanesi Bize Ulaşmış. Bu 400 Eserden 1 Tanesi Kuran Tefsiri, Bu Kuran Tefsirinin De Kef Suresine Gelene Kadar 150 Cilt! Kuranın Yarısına Gelmiş ,150 Cilt Olmuş! Bu 150 Cilt 450 Eserden Birtanesi! Anladınmı? Tabi O Tefsir Şimdide Kayıp. Kimbilir Birileri Yaktılarmı Ettilermi.. Dünyanın Hiçbir Kütüphanesinde Yazmasıda Yok..
II – İbni Arabi’nin Fütuhat-ı Mekkiyye’yi Yazdığı Zaman, “Rabbim Bu Kitaptan Razımıdır Değilmidir” Diye, Mekkede Yazdı Onu, Gitti Fütuhat-ı Mekkiyye’yi Kabe’nin Tavanına Serdi, El Yazısını Kitabı. Kabede Çok Yağmur Yağar, Oda Demişki Bir Sene Burada Kalacak, Eğer Allah’ım Razı İse Kitabım Banabaki Kalacak, Değilse Zaten Siler Süpürür. Bir Sene Sonra Kitabı Aldılar, Noktasına Zeval Yok, Okadar Mekkenin Yeline Seline Yağmuruna Rağmen. Fütuhat-ı Mekkiyye’yi Böyle Yazdı..
(Yorum) El Yumruğu Yemeyen Kendi Yumruğunu Balyoz Sanırmış; Bu Abartının Büyüklüğünü Anlamak İçin Meydan Larousse Ansiklopedisine Bakmak Yeterli Sanırın: Büyük Lugat ve Ansiklopedi 1969-1973 Arasında 12 Cilt Halinde Yayımlanan Türk Ansiklopedisidir. Her Cildi Yaklaşık 1000 Sayfadır. 200’e Yakın Madde Yazarı Bulunuyordu
.
I – Şeyhul Ekber 4000 Tane Eser Vermiş, 4000. Hep Resulün Emriyle Yazdım Diyor. Yazmazsam Yanacam Kül Olacam, Mecbur Yazdım Diyor Ve Bunlar 400 Tanesi Bize Ulaşmış. Bu 400 Eserden 1 Tanesi Kuran Tefsiri, Bu Kuran Tefsirinin De Kef Suresine Gelene Kadar 150 Cilt! Kuranın Yarısına Gelmiş ,150 Cilt Olmuş! Bu 150 Cilt 450 Eserden Birtanesi! Anladınmı? Tabi O Tefsir Şimdide Kayıp. Kimbilir Birileri Yaktılarmı Ettilermi.. Dünyanın Hiçbir Kütüphanesinde Yazmasıda Yok..
Ben diyor inceledim bu kitapları, Konya’da eser verdi Muhiddini Arabi, bütün alimleri gezdi, ilimleri sonsuz eşsiz..
Bütün evliya ona şeyh ekber demiş, en büyük şeyh demişler, kurandan okadar ilimler eserler,
4000 tane eser vermiş, 4000!
hep resulün emriyle yazdım diyor. Yazmazsam yanacam kül olacam, mecbur yazdım diyor
ve Bunlar 400 tanesi bize ulaşmış. Bu 400 eserden 1 tanesi kuran tefsiri, bu kuran tefsirinin de kef suresine gelene kadar 150 cilt!
Kuranın yarısına gelmiş ,150 cilt olmuş!
Bu 150 cilt 450 eserden birtanesi! anladınmı?
Bu 150 ciltten vefaat ettiği ayet ne ayeti biliyormusun? Tefsirini yapmış vefaat etmiş.
“Biz ona ilmi ledün (manevi ilm) öğrettik” bu ayetini yazarken vefaat etmiş,
o tefsir şimdide kayıp. Kimbilir birileri yaktılarmı ettilermi.. Dünyanın hiçbir kütüphanesinde yazmasıda yok. Ne ettiler bilmiyoruz tabi.
Kaynak: Youtube / Mevlânâ ve İbni ‘Arabî Gibi Velîlere İftira Eden Ramazan Kurtoğlu’na Reddiye Dk: 38.00
.
II – İbni Arabi’nin Fütuhat-ı Mekkiyye’yi Yazdığı Zaman, “Rabbim Bu Kitaptan Razımıdır Değilmidir” Diye, Mekkede Yazdı Onu, Gitti Fütuhat-ı Mekkiyye’yi Kabe’nin Tavanına Serdi, El Yazısını Kitabı. Kabede Çok Yağmur Yağar, Oda Demişki Bir Sene Burada Kalacak, Eğer Allah’ım Razı İse Kitabım Banabaki Kalacak, Değilse Zaten Siler Süpürür. Bir Sene Sonra Kitabı Aldılar, Noktasına Zeval Yok, Okadar Mekkenin Yeline Seline Yağmuruna Rağmen. Fütuhat-ı Mekkiyye’yi Böyle Yazdı..
Şimdi,Yahudiler büyük işler yaptılar, Fütuhat-ı Mekkiyye’yi yazdığı zaman, Rabbim bu kitaptan razımıdır değilmidir diye, mekkede yazdı onu
Gitti Fütuhat-ı Mekkiyye’yi kabe’nin tavanına serdi, el yazısını kitabı
Dedik bu Kabenin damında bu kitap 1 sene duracak, eğer Allah razı değilse..
Kabede çok yağmur yağar, yağdımmı sel olur. Bir sene yağmur yağmadığı yok.
bazen rüzgar eser, fırtına olur.. yağmuru bırak dolu yağdığını ben gördüm kendim.
Demişki bir sene burada kalacak, Eğer allah’ım razı ise kitabım banabaki kalacak, değilse zaten siler süpürür.
Bir sene sonra kitabı aldılar, noktasına zeval yok, Okadar mekkenin yeline seline yağmuruna rağmen.
Fütuhat-ı Mekkiyye’yi böyle yazdı..
Ondan son İşte Yahudiler bazı yerlerine katma karıştırma yapmışlar. Firevun iman etmiş , Firevun cennetlik olacak gibi..
Kaynak: Youtube / Mevlânâ ve İbni ‘Arabî Gibi Velîlere İftira Eden Ramazan Kurtoğlu’na Reddiye Dk: 38.00
.
(Yorum) El Yumruğu Yemeyen Kendi Yumruğunu Balyoz Sanırmış; Bu Abartının Büyüklüğünü Anlamak İçin Meydan Larousse Ansiklopedisine Bakmak Yeterli Sanırın: Büyük Lugat ve Ansiklopedi 1969-1973 Arasında 12 Cilt Halinde Yayımlanan Türk Ansiklopedisidir. Her Cildi Yaklaşık 1000 Sayfadır. 200’e Yakın Madde Yazarı Bulunuyordu
Meydan Larousse: Büyük Lugat ve Ansiklopedi 1969-1973 arasında 12 cilt halinde yayımlanan Türk ansiklopedisi. Yayıncılar Safa Kılıçlıoğlu, Nezihe Araz, Hakkı Devrim’dir. Meydan Gazetecilik ve Neşriyat Limited Şirketi tarafından yayınlandı.
Cağaloğlu Sultanmektebi sokağında yayına başlayan ansiklopedinin genel yayın müdürü Hakkı Devrim’di. Telif servisinin başında Nezihe Araz, tercüme servisinin başında Adnan Benk, lügat servisinin başında Ali Karamanlıoğlu vardı. Danışma kurulunda Münir Aktepe, Şükrü Baban, Besim Darkot, Nihat Erim, Burhan Felek, Macit Gökberk, Mehmet Kaplan, Sabri Esat Siyavuşgil, Faruk Timurtaş vardı. 200’e yakın madde yazarı bulunuyordu.
Meydan Larousse, Grand Larousse Encyclopedique’i esas alıyor ve Türkçe telif maddeler ekleniyordu. 12 cilt tamamlandıktan sonra 2 ek ciltle yeni maddeler eklendi. 1990’larda Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri arasında yaşanan promosyon rekabeti sırasında Sabah gazetesi kupon karşılığında Meydan Larousse’un tıpkıbasımını 3. hamura basarak okurlarına verdi.
Ansiklopedi çıkarken önsözde Hakkı Devrim özetle şöyle diyordu: Türkiye henüz yaşayan Türkçenin tam bir lügatından ve A’dan Z’ye tamamlanmış büyük ve ciddi bir ansiklopediden yoksundur. Cumhuriyet öncesi lügatler faydalanılamaz durumdadır. Meydan, Türkiye’nin iki büyük ihtiyacını tek elde topluyor. Dünyanın ilk büyük lügat ve ansiklopedisini Fransa’da Pierre Larousse, herkesi her konuda aydınlatmak sloganıyla çıkardı. 1897-1904 arasında 17 ciltte tamamlandı. 1960-64 arasında basılan son Larousse ise Grand Larousse adıyla 10 ciltti, 450 bin madde vardı, 31.458 resim, 1058 harita bulunuyordu. Meydan ile Larousse kurumları 1966’da ansiklopedinin Türkçede yayını konusunda anlaştılar. 1969’a kadar 2,5 yıllık hazırlık sürecinde Grand Larousse Türkiye’de yayınlansaydı nasıl olurdu diye sorularak buna göre yayına hazırlandı. 450.000 madde yeniden fişlendi. Konular 147 bölüme ayrıldı. Yüzlerce uzman konularında tercüme ve telifte çalıştılar ve Türkçe madde başlıkları alfabetik olarak yeniden yazıldı. Grand’da yer alan Fransızca lügat çıkarıldı, yerine Türkçe lügat konuldu. Böylece aslında üç eser birlikte verildi: Dünya çapında bir ansiklopedi, bir Türk-islam ansiklopedisi, bir de Türkçe lügat. Baskı tekniği Larousse gibi yapıldı, ofset tekniği kullanıldı, kâğıt kalitesi Larousse ile aynıydı ve eser 6 punto ile basıldı. Her cildin sonunda madde yazarları, genel kaynaklar ve bibliyografya verildi.(ML, cilt 1, önsöz).
Meydan Larousse’un her cildi yaklaşık 1000 sayfadır. Sayfa tasarımı 3 sütuna 6 punto ve yanlarda resim ve grafiklerin yer aldığı bir düzendir. Özel isimlerin yazılışında soyadı esası ve eski söyleyiş tarzı uygulandı. Her cildin başında renkli resimler ve haritalar belirtildi. İlk cildin başına bir kısaltmalar listesi konuldu.
Meydan Larousse Büyük Lugat ve Ansiklopedi, 2000’li yıllarda bile Türkçenin en kapsamlı lügatı olma özelliğini korumaktadır. Pek çok ansiklopedi maddesi güncellenmediği için lügat dışındaki maddeler eskimiş olmasına rağmen, tarihsellik içermeyen maddeler tarafsız yazılışlarıyla hala kaynaktır. Pek çok resim ve grafik kaynak olmuştur.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Meydan_Larousse&oldid=19924408