Mürşidin Tekkesine Gelen, Bir Defa Gelse Bile, Aldığı Manevi Yük, Zayi Etmediği Takdirde Ona Ömrü Boyunca Yeter: O Ağa Senin Tarikatından Çıktığı Hâlde Senin Bundan Nasıl Haberin Oldu?” Der Ki: “Onlar Bizi Terk Etti Fakat Biz Onları Terk Edemiyoruz

I – Gavs Hazretlerinin Şu Sözleriyle Sohbetimizi Bağlıyoruz: “Mürşidin Tekkesine Gelen, Bir Defa Gelse Bile, Aldığı Manevi Yük, Zayi Etmediği Takdirde Ona Ömrü Boyunca Yeter.”

II – Birgün Seyyid Taha (k.s), Rabıtada Yahut Sohbette İken Allah’a Hamd Eder. Der Ki: “Filan Ağa Öldü, İmanını Kurtardı.” Etrafındakiler Bunun Üzerine Şöyle Sorarlar: “O Ağa Senin Tarikatından Çıktığı Hâlde Senin Bundan Nasıl Haberin Oldu?” Der Ki: “Onlar Bizi Terk Etti Fakat Biz Onları Terk Edemiyoruz

.

I – Gavs Hazretlerinin Şu Sözleriyle Sohbetimizi Bağlıyoruz: “Mürşidin Tekkesine Gelen, Bir Defa Gelse Bile, Aldığı Manevi Yük, Zayi Etmediği Takdirde Ona Ömrü Boyunca Yeter.”
Seyid Sıbgatullah Arvasi (k.s.) hazretleri de: “Zikir kalbi arındırır, rabıta kalbe yükselme verir. Kamil velilerin sohbetleri kırmızı yakut gibidir. Bir ülkeyi gezsen böyle bir yakuta rastlamazsın.” buyurmuştur. Biz de bu sözlere “Menakibi evliya illah nüzüli rahmetillah” yani “Allah’ın evliyalarını anlatmak semadan rahmet yağdırır.” hadis-i şerifini ekliyoruz. Gavs hazretlerinin şu sözleriyle sohbetimizi bağlıyoruz: “Mürşidin tekkesine gelen, bir defa gelse bile, aldığı manevi yük, zayi etmediği takdirde ona ömrü boyunca yeter.” Ama bu yükü kimileri mürşidin tekkesinde unutuyor, kimileri yolda bırakıyor, kimileri evinin kapısından sokmadan kaybediyor, kimileri de evinin kapı ve penceresini açık bırakıp haramiye çaldırıyor!
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996(S.102)

.

II – Birgün Seyyid Taha (k.s), Rabıtada Yahut Sohbette İken Allah’a Hamd Eder. Der Ki: “Filan Ağa Öldü, İmanını Kurtardı.” Etrafındakiler Bunun Üzerine Şöyle Sorarlar: “O Ağa Senin Tarikatından Çıktığı Hâlde Senin Bundan Nasıl Haberin Oldu?” Der Ki: “Onlar Bizi Terk Etti Fakat Biz Onları Terk Edemiyoruz
SAADAT-I KİRAMIN FAZİLETİ
Seyyid Taha-i Nehri (k.s) irşada ilk çıktığı zaman tanınmıyordu. Köy köy gezerek irşad yapıyordu. Mevlana Halid-i Bağdadi (k.s) onun şeyhidir. Seyyid Taha-i Nehri (k.s), Hz. Ömer’e benzerdi. Peygamber Efendimiz (s.a.s), Hz. Ömer için: “ Hz. Ömer hangi sokaktan geçse şeytan o sokaktan kaçar, başka bir yere gider.” demiştir. Seyyid Taha-i Nehri’nin (k.s) de bulunduğu cemaatten şeytan kaçar, giderdi. Bu onun kerametlerindendi. Birgün bir köyde ağanın birine misafir olur. Ağa ve köy halkı, onun tarikatına girer. Ertesi gün Seyyid Taha-i Nehri (k.s), o köyden ayrılacakken şeytan gelerek o ağaya vesvese verir. Der ki: “Sen ağaydın, o dervişin tarikatına girdin, bu nasıl olur?” Ağa hizmetçisini çağırarak der ki: “Bu tesbihleri al, seyyide ver ve ona de ki: “Ne ben ona bağlıyım ne de onun bizimle bir alakası vardır. Köyümüze de ikinci bir defa gelmesin.” Hizmetçi ise fakirdir; fakat kalbi Seyyid Taha-i Nehri’ye (k.s) bağlıdır. Ağasının sözünü yerine getirmek için gittiğinde Seyyid Taha’nın (k.s) sohbet ettiğini görür. Seyyid Taha (k.s) onun üzgün olduğunu görünce: “ Hayırdır, niye geldin?” diye sorar. Hizmetçi, ağasının söylediklerini anlatır. Seyyid Taha (k.s) da cevaben: “Allah razı olsun, tesbihimizi geri verin.” der. Aradan zaman geçer. Birgün Seyyid Taha (k.s), rabıtada yahut sohbette iken Allah’a hamd eder. Der ki: “Filan ağa öldü, imanını kurtardı.” Etrafındakiler bunun üzerine şöyle sorarlar: “O ağa senin tarikatından çıktığı hâlde senin bundan nasıl haberin oldu?” Der ki: “Onlar bizi terk etti fakat biz onları terk edemiyoruz.”
Kaynak: http://www.kalb-iselim.net/anasayfaa/35-sohbetler/ustadnasihatleri/225-saadat-kiram-n-fazileti

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın