I – Bir Gün Gavsü’l-Âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’nin Mecsidindeydim. Minberin İlk Basamağında Vaaz Ediyorlardı. Aniden Sözlerini Kestiler, Tam Bir Sükût İçinde Durdular. Bütün Cemaat Şaşkın Bakışıyordu. Seyyidü’l-Kevneyn (İki Âlem İn Efendisi) İnsanların Ve Cinlerin Peygamberi Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) Ve Eshâb-I Kirâm’ı İle Beraber Teşrifle, O Döşemenin Üzerine Oturdular Ve Hak (c.c.) Hazretleri Şeyh Abdülkâdîr Geylânî (k.s.) Hazretleri’nin Kalbine Öyle Tecellî Etti Ki Gavsü’l-Âzâm (k.s.) Hazretleri Sendeledi. Ancak, Resûl-i Kibriya (s.a.v.) Onu Tutup Korudu
II – Geylani Vaaz Verirken Birden Saygı Göstererek Minberden İndi ve Dediki: “Yüce Ceddim Sebebi Kâinat Olan Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz Teşrif Buyurdular”. Bunun Üzerine Edeb Ve Erkân Gereği Ayağa Kalktım Ve Vaazı Bıraktım. Ancak Kendileri İzin Verdikten Sonra Vaaza Devam Eyledim
.
I – Bir Gün Gavsü’l-Âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’nin Mecsidindeydim. Minberin İlk Basamağında Vaaz Ediyorlardı. Aniden Sözlerini Kestiler, Tam Bir Sükût İçinde Durdular. Bütün Cemaat Şaşkın Bakışıyordu. Seyyidü’l-Kevneyn (İki Âlem İn Efendisi) İnsanların Ve Cinlerin Peygamberi Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) Ve Eshâb-I Kirâm’ı İle Beraber Teşrifle, O Döşemenin Üzerine Oturdular Ve Hak (c.c.) Hazretleri Şeyh Abdülkâdîr Geylânî (k.s.) Hazretleri’nin Kalbine Öyle Tecellî Etti Ki Gavsü’l-Âzâm (k.s.) Hazretleri Sendeledi. Ancak, Resûl-i Kibriya (s.a.v.) Onu Tutup Korudu
Şeyh Beka (k.s.)’den nakledilmiştir ki:
Hz. Gavs, Resûl-i Kibriya ile en anlamlı buluşma ve konuş¬masını şu menkıbede anlatıldığı gibi yapmışlardır:
— Bir gün Gavsü’l-âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’nin mecsidindeydim. Minberin ilk basamağında vaaz ediyorlardı. Aniden sözlerini kestiler, tam bir sükût içinde durdular. Bütün cemaat şaşkın bakışıyordu. (Aynen Hazreti Ömer’in (r.a.) Me-dine-i Münevvere’de hutbede aniden sükûtu gibi…)
Sonra minberinden aşağıya inip, bir süre sonra tekrar min¬ber üzerine çıktılar ve ikinci basamakta oturdular. Şeyh Beka (k.s.) buyuruyorlar ki:
«Ben gördüm ki, minberin ilk basamağı açıldı, arası gözün gördüğü kadar geniş bir yer oldu ve sarı sündüsten bir döşeme döşediler.»
Seyyidü’l-Kevneyn (iki âlem in efendisi) insanların ve cinlerin peygamberi efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve eshâb-ı kirâm’ı ile beraber teşrifle, o döşemenin üzerine oturdular ve Hak (c.c.) Hazretleri Şeyh Abdülkâdîr Geylânî (k.s.) Hazretle-ri’nin kalbine öyle tecellî etti ki Gavsü’l-âzâm (k.s.) Hazretleri sendeledi. Ancak, Resûl-i Kibriya (s.a.v.) onu tutup korudu.
Şeyh Beka Hazretleri menkıbeyi anlatmaya şöyle devam ediyor:
Bir müddet sonra baktım ki, Hz. Gavs, serçe gibi küçük ve zait oldu. Ondan sonra, büyüyüp, büyük cüsseli, heybetli bir hâl aldı. Sonra bütün bu zuhur eden tecellîyat gözlerimden kay¬boldu…
O mescidde bulunan gönül gözü açık kimseler, Şeyhü’l-Dekâ rahmetulâhı aleyh hazretlerinden Resûlüllah ve eshâb-ı (irâm’ın ruhâniyeti keyfiyetini sordular.
Şeyh Bekûallah bu soruyu şöyle cevaplandırdı:
— «Gerek onlar, gerekse temiz ve pak ruhları, çeşitli suretlerde görünürler. Onları şu kimseler müşahede ederler ve görürler ki, o kimselere Hak (c.c.) Hz. ervah-ı mukaddesinin (kutsal ruhların) görme kuvvetini bağışlamıştır.»
Kaynak: Gayb’ın Dili Abdülkadir Geylani’nin Menkıbeleri, Muhammed Sadık Ul Sadi, Kitsan, İst. 1996, Tercüme: Seyyid Hüseyin Fevzi Paşa (S.115-117)
.
II – Geylani Vaaz Verirken Birden Saygı Göstererek Minberden İndi ve Dediki: “Yüce Ceddim Sebebi Kâinat Olan Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz Teşrif Buyurdular”. Bunun Üzerine Edeb Ve Erkân Gereği Ayağa Kalktım Ve Vaazı Bıraktım. Ancak Kendileri İzin Verdikten Sonra Vaaza Devam Eyledim
GAVSÜ L-ÂZÂM MİNBERDE İKEN
RESUL İ KİBRİYA (S.A.V.)’İN MÜBAREK YÜZÜNÜN
GÖRÜNMESİ HAKKINDA
«Şahidi gaybi tecellî eylese aynül’ıyan Çak eder âşık o şevk ile vücûdun câmesin.»
Bu beyît eserîn Arapça aslında kırk ikinci sayfasında men¬kıbenin başına konmuştur ki; menkıbe’nin öz’ünü beyît olarak anlatmıştır… Şerh edildiğine göre bu olay şöyle vuku bulmuş¬tur:
Bir gün Gavsü’l-âzâm minberde ünlü vaazlarından birisini vermekte idi. Birden saygı göstererek minberden indi. Mü-tevâzi bir durumda yerine oturdu. Pek tabiî edeb ve terbiye kurallarına uyarak vaazını da kesti. Buna pek şaşıran orada bulunanlar, bu durumun nedenini sorduklarında şu cevabı al¬dılar:
— «Yüce ceddim sebebi kâinat olan Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz teşrif buyurdular. Bunun üzerine edeb ve erkân gereği ayağa kalktım ve vaazı bıraktım. Ancak kendileri izin verdikten sonra vaaza devam eyledim…»
Kaynak: Gayb’ın Dili Abdülkadir Geylani’nin Menkıbeleri, Muhammed Sadık Ul Sadi, Kitsan, İst. 1996, Tercüme: Seyyid Hüseyin Fevzi Paşa (S.162)